1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

BASIN

23.08.2011 - Alman basınından özetler

Bugünkü Alman gazetelerinin manşetleri Libya'daki gelişmelere ayrılmış. Yorumlarda, Muammer Kaddafi'nin ardından Libya'yı bekleyen gelişmeler değerlendiriliyor.

default

Berlin'de yayımlanan tageszeitung Libya'daki gelişmeleri tüm bölge açısından ele alıyor:

“Kuzey Afrika kendi gücüyle bir dönüşüm sürecinin içinde. Önümüzdeki aylarda Tunus ve Mısır'da kritik seçimler için sandık başına gidilecek. Libya'da da savaş sonrası düzenin oluşturulmasına başlanıyor. Libya'daki iç savaşın sonuna gelinmesi, Libya'ya iki komşusuyla birlikte barışçıl bir demokratikleşme şansı sunuyor. Cezayir ve Fas da sonsuza kadar dünyaya kapalı kalmayacaklardır, Sahra'nın güneyindeki ülkeler de aynı şekilde. Artık ayrıcalıklı elitlerin, kendilerini savunmak için devletin imkânlarını çoğunluğa karşı kullanamayacakları bir siyasi değişim söz konusu. Bu, NATO savaş uçakları ve petrol ticaretinin ötesinde, uluslararası desteği hak eden süreç.”

Süddeutsche Zeitung'da yer alan yorumda da Libya'da demokrasi umuduna işaret ediyor:

“Hedefi olmayan şımarık bir narsistin 42 yıllık iktidarından sonra Libyalıların şimdi Arap dünyası için örnek olabilecek bir toplum inşa etme şansı var… Ancak diğer yandan ne Libyalılar ne de uluslararası toplum isyancıların liderlerinden ne beklendiğini biliyor. Libyalıların, NATO'nun askeri desteğini demokrasiye adapte edip edemeyeceğini kanıtlaması gerekli… Direnişçiler Kaddafisiz bir Libya yolunda dışardan gelecek yardımlara açık. Ancak asıl hedef, geleceklerini kendilerinin tayin edebilmesi.”

Yeni kurulacak hükümeti Libya'da zor bir görev beklediğine işaret edilen Frankfurter Allgemeine gazetesinde şu satırlar yer alıyor:

“Taraf değiştiren eski rejimin temsilcilerinin ne kadar güçlü olduğu, İslamcıların ve kabilelerin nasıl bir rol oynayacağı ve Batılı anlamda ne kadar demokrat bulunduğu şimdilik bilinmiyor. Ülke, doğu ve batı Libya olmak üzere bölünmüş durumda. Güneyinde ise, büyük bir bölümü Mağrip bölgesi dışında kalan Libya'nın yüzü şimdi Akdeniz'e değil, Afrika'ya bakıyor. Libya'yı bir arada tutabilmek yeni hükümetin en zor görevi olacak. Batı bu konuda yeni hükümete yardım sunabilir, ancak nihaî kararı Libyalılar vermelidir. Bunun için de bir hayli zamana ihtiyaçları olacak.”

Tagesspiegel'de de şu satırlar yer alıyor:

“Libya'da ilk kez son ana kadar şiddet kullanıp iktidarı için savaşan ve muhalefeti bertaraf etmeye çalışan bir diktatör devrildi. Tıpkı hala çatışmaların devam ettiği Suriye'de Beşar Esad'ın yaptığı gibi. Trablus'taki gelişme, muhalifleri şiddet kullanarak bastırmanın yollarını arayan Esad'a ve diğer otoriter liderlere açık bir mesaj. Mesaj şu: Onlar da bir gün Kaddafi gibi devrilebilir.”

Darmstaedter Echo gazetesinde de Libya'ya ilişkin bir değerlendirme var:

“Yeni Libya'nın nasıl olacağını kimse bilmiyor. Ulusal Geçiş Konseyi Başkanı Mustafa Abdülcelil barıştan, adaletten, hukuktan bahsetse de Batılı anlamda demokratik bir hukuk devleti bir gecede oluşmayacaktır.”

© Deutsche Welle Türkçe

Derleyen: Hülya Köylü

Editör: Ahmet Günaltay

Konuyla ilgili ses ve video dosyalarımız