1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

BASIN

23.07.2009 - Avrupa basınından özetler

Bulgaristan ve Romanya’daki yolsuzlukların AB bünyesinde yarattığı tartışma, Afganistan ve Libya lideri Kaddafi’nin BM Genel Kurulu’nda yapacağı konuşma, bugünkü Avrupa basınının yorum konularından.

default

Çeşitli konulardan derlediğimiz Avrupa basınından seçmeler programına Avusturya’nın Die Presse adlı gazetesiyle başlıyoruz. Gazetenin yorumunda, Romanya’nın Avrupa Birliği üyeliğini hak etmediği öne sürülüyor:

“Değerlendirilmesi gereken tarihi anlar vardı. Demir perdenin yıkılması ve Avrupa Birliği’nin (AB) doğuya genişlemesi gibi. Ama bu tarihi çerçevede kaş yapayım derken göz çıkarıldığı da oldu. Romanya ve Bulgaristan’ın 2007 yılında alelacele AB’ne alınması gibi. Üyelik için olgunlaşmamışlardı ve hala da olgunlaşmış değiller. Üyelik iki tarafa da yaramadı. AB’nin yardımıyla kıska zamanda batıyla aralarındaki farkı kapatmayı uman Romanya ve Bulgaristan’a bir şey kazandırmadı. Özel şirketlerinin emin bir şekilde Romanya ve Bulgaristan’da yatırım yapabilmesi için kapılarını onlara açan Birlikteki ortakları da umduklarını bulamadılar. Bölgedeki diğer muhtemel üye adaylarının da adı kötüye çıktı.”

Luxemburger Wort gazetesi de, Birlik Komisyonu’nun Bulgaristan ve Romanya’daki yolsuzluk, organize suçlar ve adalet sistemini konu alan ilerleme raporuna atıfta bulunarak, iki ülkenin AB’ne alınmasının vahim bir hata olduğunu savunuyor:

“İlerleme raporu demek için bin şahit ister. AB Komisyonu 2,5 yıldır üye olan Bulgaristan ve Romanya’ya adalet ile organize suçlar ve yolsuzlukla mücadelede yine kırık not verdi. Bu ülkelerin üyeliklerinin aceleye getirilmesinin ne büyük bir hata olduğu şimdi ortaya çıkıyor. Romanya ve Bulgaristan ne ekonomik, ne de siyasi bakımdan üyeliğe hazırdı. AB, siyasi bir kararla ve üyeliğin bu iki ülkeyi sağlığa kavuşturacağı düşüncesiyle bu adımı attı. Ama üye olduktan sonra Bulgaristan ve Romanya’nın reform şevki kırıldı. Bundan ders alan AB Hırvatistan ve öncelikle de Türkiye’nin çıtalarını daha da yükseltecektir. Birliğin kapısını çalan İzlanda gibi çok gelişmiş bir ülke bile sıkı elemeden geçiriliyor. Ama İzlanda’nın derdi siyasi ya da ekonomik hamlık değil, astronomik boyutlara varan kamu borçları. Ama bu ada devletin borç açısından hemen hemen Avrupa düzeyine ulaştığını da teslim etmek gerekir.”

Muhafazakâr İngiliz gazetelerinden The Times, Libya ihtilal lideri Muammer Kaddafi’nin Eylül ayında BM Genel Kurulu’nda yapacağı konuşmaya şu satırlarla değiniyor:

“Lockerbie saldırısında ölenlerin yakınları Kaddafi’nin, BM Genel Kurul çalışmalarının açılışında hemen Başkan Obama’nın ardından kürsüye çıkacak olmasını öfkeyle karşılıyor. Mamafih Genel Kurul’un yeni dönem gündemindeki başlıca konu Afrika’nın meseleleri ve Muammer Kaddafi de Afrika Birliği’nin dönem başkanı. Kaddafi’yle yaşamak ahlaki bakımdan zor olabilir ama zaruridir. O, Batı’nın katlanmak zorunda kaldığı ilk eli kanlı devlet lideri değil. Batı belki ilerde Taliban ile de görüşmek zorunda kalacak. Albay Kaddafi New York’ta ağırlanmalı ama alkışlanmamalıdır.”

İsviçre’nin Neue Zürcher Zeitung gazetesi Afganistan’daki Alman askerlerine savaşma görevi verilmesini şöyle yorumluyor:

“Alman birlikleri ülkenin kuzeyindeki Taliban’ı hedef alan güvenlik operasyonuna katılıyor. Amma Almanya hükümeti savaşmadıklarını iddia ediyor. Bu operasyon ister istemez, Almanya’nın Afganistan’daki askeri angajmanının doğru olup olmadığı tartışmasını da alevlendirdi. Berlin yönetimi resmi açıklamalarında ‘savaş’ kelimesini kullanmamaya özen gösteriyor ve ‘istikrarı sağlama görevi’ gibi orijinal kavramlar uyduruyor. Gerekçesinin, terörist oldukları halde kendilerini savaşçı olarak tanımlayan Taliban’ın dilini kullanmak istememeleri olduğunu söylüyor. Almanya bu konuda kılı kırk yarmaya pek düşkün. Terörle savaş kavramını ortaya atan George Bush bu bakımdan çok daha rahattı.”

Derleyen: Ahmet Günaltay


Editör: Hülya Köylü