1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

BASIN

23.06.2009 - Alman basınından özetler

Alman gazeteleri bugün de İran'da yaşanan gelişmeleri çeşitli boyutlarıyla ele almaya devam ediyor. Yorum sütunlarında ABD Başkanı Barack Obama’nın İran kriziyle ilgili tutumu değerlendiriliyor.

default

Münih’te yayımlanan Süddeutsche Zeitung gazetesi İran’daki rejimin nasıl değişebileceği, sorusuna yanıt arıyor:

“Tahran’daki spontane taşkınlık ve devletin kanlı tepkisinin ardından gelişmeler iktidar mekanizmasının kulislerine kaymaya başladı. İslam Cumhuriyeti’nin muktedir zümresinde derin çatlaklar meydana geldi. Sistem bünyesinde yeni koalisyonlar belirmeye başladı. Egemen çevrelerde rejimi kurtarmak için dini lider Ayetullah Ali Hamaney'i kurban etmeye hazır isimler var. Eski Cumhurbaşkanı Ali Ekber Haşemi Rafsancani İran’ın Brütüs’ü olabilir. Rafsancani, İslam Cumhuriyeti rejimini tamamen çökertmeden devrim liderini değiştirmenin yollarını aramaya aday isimlerin başında geliyor. Çünkü devlet yol ayrımında. Ya sertlik yanlıları dikta yönetimi kuracak, ya da rejim çökecek. Her ikisi de Ayetullah devletinin birçok güçlü isminin sonu olur. Bu isimler arasında Rafsancani de bulunuyor.”

Stuttgarter Zeitung gazetesi de İran’daki iktidar mücadelesine ayırdığı yorumda şu satırlara yer veriyor:

“Ruhani tabakanın alaşağı edilip yeniden devlet otoritesine bağlanması siyasi ilahiyat açısından 1979 öncesinin Şii düşünce geleneğine dönüş ve İslam Cumhuriyeti’nde bir dönemin kapanması anlamına gelir. Devrim lideri gibi Anayasayı Koruyucular Konseyi de giderek köşeye sıkışıyor. Ruhani yönetim önce oy ayrımının kısmen tekrarlanmasına razı oldu. Sonra denetlenecek sandıkların kurayla belirlenmesini kararlaştırdı. Bazı düzensizlikler tespit ettiğini daha gün bitmeden yalanladı. Resmi sonuçların açıklanacağı pazar gününü beklemek gerekecek.”

Braunschweiger Zeitung gazetesi İran’daki dinci fanatizmin demokrasiye göz açtırmayacağını yazıyor:

“İran güvenlik kuvvetlerinin protestoya en sert karşılığı vereceği önceden ilan edilmişti. Devrim muhafızları, öğrendikleri, etle tırnak gibi oldukları dili konuşuyorlar. Göstericilerden sabotaj ve kışkırtıcı eylemlerden uzak durmalarını istiyorlar. Demokratik direniş onların gözünde ihanetten başka bir şey değil. Toplanma ve eylemleri ‘devrimin gücüyle’ dağıtıyorlar. Fanatizm ve hoşgörüsüzlük dilinin doğuracağı sahneler karşısında hepimizin dili tutulacak.”

Rheinische Post gazetesi ABD Başkanı Barack Obama’nın İran kriziyle ilgili tutumunu şöyle değerlendiriyor:

“ABD Başkanı bundan dört hafta önce İran yönetimine ikili ilişkilerde sil baştan yapmayı önermişti. Tahran’ın cılız tepkisi bile, İran’ı dostluk eli uzatarak yeniden uluslararası topluluğa kazandırma girişiminin başarısı olarak değerlendirildi. İyimserliğe kapılmada acele edildi. Cumhurbaşkanlığı seçimine en azından kısmen hile karıştırıldığını Anayasayı Koruyucular Konseyi da teslim ediyor. Tahran sokaklarında göstericiler can veriyor. Ülke şiddet girdabına sürüklenmek üzere. Gözler şimdi Barack Obama’da. Ama Beyaz Saray çekingen davranıyor. ABD vazife icabı, özgürlük ve hakların kısıtlanmasını eleştiriyor, devletin kuvvete başvurmasına ve kurbanlara üzüldüğünü duyuruyor. Bush yönetiminden farklı olarak İslam dünyasına ılımlı dil kullanmak akılcılık olabilir. Ama İran bu tutumu bir zaaf ve Batı’nın kriz stratejisinden yoksun olması şeklinde algılayabilir. Obama kısa görev süresinde bir çok önemli konuşma yaptı. Şimdi büyük sözler söyleme zamanı gelmiştir.”



Derleyen: Ahmet Günaltay


Editör: Murat Çelikkafa