1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

BASIN

23.03.2012 - Alman basınından özetler

Bugünkü Alman basınından, Fransa'daki seri cinayetler, Almanya'da Joachim Gauck'un cumhurbaşklanlığı görevine resmen başlaması ve Nasyonal Demokrat Parti'yi yasaklama girişimlerine dair yorumlar aktaracağız.

İlk olarak Fransa'daki terör saldırılarına dair yorumlara göz atıyoruz. Koblenz/Mainz bölgesinden Rhein-Zeitung, Toulouse’taki seri cinayetlere dair şu saptamayı yapıyor:

“Gerçekte, bazı küçük suçlar işleyen kişileri ve psikopatları, güvenlik birimlerinin sürekli gözetimi altında tutmak zor hatta imkânsız gibi geliyor. Ancak bu bazı ipuçları ortaya koyabilir. Sonuçta insan bir gecede terörist olmuyor. Ve bu bizi gerçek soruna götürüyor: Önleme! Suçluların sosyal çevresi, sorunlu aileler de gözlemlenmeli ki Merah’ın durumunda annenin uzun süredir üzerinde etkisi olmadığı görülüyor. Dolayısıyla Merah, diğer milyonlarca Cezayir kökenli Fransız gibi zorlu koşullarda ve işsiz ikinci sınıf vatandaş olarak yetişen tipik bir banliyö çocuğu. Bu, aşırılıkların mutlak şekilde ortaya çıkacağı bir ortam olmasa da çıkması muhtemele bir yer diyebiliriz.”

Frankfurter Allgemeine Zeitung ise terör odaklı yorumunda Fransa ve Almanya'yı mukayese ediyor:

“Keskin nişancılar, Toulouse’ta seri cinayetleri zanlısı radikal İslamcı Muhammed Merah’ı vurarak öldürdü. Koblenz’de ise bir kişi cihad propagandası yayma suçlamasıyla beş yıl hapse mahkûm edildi. Ve yayınlanan bir video mesajında, El Kaide’nin Kuzey Afrika grubu, ocak ayında Nijerya’da kaçırılan bir Alman mühendisin serbest bırakılması karşılığında Almanya’nın Schwäbisch Gmünd kentinde yaşayan bir terör destekçisinin salıverilmesini istiyor. Tüm bunların zamanlaması bir tesadüf olabilir ancak korkutucu olduğu kadar da şaşırtıcı. Her kim ki İslamcı terörün sona erdiğine inanıyorsa, çok kötü bilgilendirilmiş demektir. Bu terör sona ermedi. Hâlâ çok korkunç olabilecek bir düzeyde tehlike saçıyor.”

Süddeutsche Zeitung'dan bir yorumla devam ediyoruz basın turumuza... Bugün yemin ederek göreve başlayacak olan Almanya'nın yeni cumhurbaşkanı Joachim Gauck'un daha önceki söylemlerinden yola çıkarak Euro kriziyle ilgili bugüne kadar somut bir değerlendirme yapmaması karşısında şaşkınlığını gizleyemeyen gazetenin yorum sütunlarında şu satırları okuyoruz:

“Gündemi bu kadar kapsamlı olan birinin bir konuya neredeyse hiç değinmemesi şaşırtıcı: Avrupa ve Almanya'nın sınırlarının ötesindeki dünya! Devletin en üst makamına gelecek birinin, dünya meselelerine bu kadar az ilgi göstermesi, son derece tuhaf bir durum. Sanki Euro krizi, sadece Başbakan Merkel'in tekelinde bir konuymuş gibi. Oysa diğer uluslarla ilişkiler, siyasetin en tepesinden başlamalı. Almanya'nın Cumhurbaşkanı, Beyaz Saray'da yaşamıyor ve bir orduya da hükmetmiyor ama tüm dikkatler yine de üzerinde. Cumhurbaşkanı, kendisine yöneltilen bu bakışları, ülkenin en büyük sorunlarına yönlendirebilmelidir.”  

Son olarak Almanya'da yeniden alevlenen aşırı sağcı Nasyonal Demokrat Parti NPD'nin yasaklanması tartışmalarıyla ilgili bir yorum aktarıyoruz. Eyalet içişleri bakanları, NPD üst yönetimine sızan muhbirlerin 2 Nisan'dan itibaren geri çekilmesini kararlaştırdı. Partinin alt kademelerinden bilgi sızdıran muhbirler ise görev yapmaya devam edecek. Başkent Berlin'de yayımlanan Tageszeitung, yorum köşesinde yasaklama konusundaki görüş ayrılıklarına yer veriyor:

“İkinci bir yasak sürecinden kaçınılması, demokrasi için bir yenilgi anlamına gelir. Yeniden kanıtlar toplanıp, karar alınması aylarca ileri atılabilir. Ancak sonuçta söz konusu olan şu: 90’lı yılların sonunda şiddete meyilli Neonazilerin bilinçli olarak kurdukları bir parti kapatılmak isteniyor mu yoksa bu parti bugün de hâlâ memnuniyetle mi karşılanıyor? NPD'nin yasaklanabileceğini kimse yüzde 100 garanti edemez. Ancak buna cesaret etmek için ortada haklı nedenler var.”

© Deutsche Welle Türkçe

Derleyen: Başak Sezen

Editör: Murat Çelikkafa