1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

BASIN

22.12.2011 - Alman basınından özetler

Alman gazeteleri Fransa'da "Ermeni Soykırımı'nın" reddinin cezalandırılmasını öngören yasa tasarısı, Almanya Cumhurbaşkanı Christian Wulff'le ilgili skandal ve yoksulluk raporu ile ilgili yorumlara yer veriyor.

default

Berlin’de yayımlanan Tagesspiegel gazetesi, Fransa Ulusal Meclisi’nde bugün "Ermeni Soykırımı'nın" reddinin cezalandırılmasını öngören yasa tasarısının oylanmasını ele alıyor. Yorum şöyle:

“Yasa tasarısı Ulusal Meclis’in gündemine cumhurbaşkanlığı seçimlerinden kısa bir süre önce gelmiş değil. Cumhurbaşkanı Nicolas Sarkozy Ermeni kökenli seçmenlerin güvenini kazanmaya çalışıyor ve oy avcılığını da ‘Türklerin bu konuda tarihi sorumluluğu bulunduğuna' işaret ederek saklamaya çalışıyor. Ankara önceden olduğu gibi şimdi de 1915 olaylarını insafsızca analiz ediyor: Soykırım olmamıştır ve yeter artık. Eğer sözkonusu yasa tasarısı beklendiği gibi Ulusal Meclis’te kabul edilirse, o zaman Türkiye-Fransa ilişkileri bir krize girebilir. Bu durum, Türkiye’deki, katliamın dürüst ve onurlu bir biçimde yeniden değerlendirilmesi yönündeki çabaları zorlaştıracaktır. Barış yanlıları çok meşakkatli biçimde mücadele ederek sağlanan ilerlemelerden sonra yine ulusalcıların güçlü direnişiyle karşı karşıya gelecekler.”

Bugünkü gazetelerin yer verdiği bir başka konu ise Almanya Cumhurbaşkanı Christian Wulff ile ilgili kredi skandalında her gün yeni bir ayrıntının daha gün yüzüne çıkması. Nordwest-Zeitung dün Köln Kardinali Joachim Meisner’in iddiaların doğru olması hâlinde Wulff’un istifa etmesi gerektiği yönündeki açıklamasını değerlendiriyor:

“Kardinal Meisner’in Cumhurbaşkanı’nın geleneksel Noel konuşmasından vazgeçmesi ve olan bitenlerin ardından kişisel sonuçlara kafa yorması yönündeki talebi, Katolik Christian Wulff için özellikle üzücü olmalı.”

Die Zeit gazetesi ise aynı konuyla ilgili yorumunda şu satırlara yer veriyor:

“Almanya’da politikacıların hatalı davranışlarının genellikle kendileri açısından sonuçları olması gereği, siyasî kültürün bir parçasıdır. Bu durum Almanya’yı, hakkında ceza davasının açılmasının Berlusconi’yi makamından etmediği İtalya gibi diğer Avrupa ülkelerinden örnek bir biçimde ayırıyor.”

Gazetelerde yer bulan bir başka önemli konu ise Alman Paritetik Refah Kurumu tarafından hazırlanan yoksulluk raporunun Almanya'da bölgeler arasındaki gelir farklılıklarını gözler önüne sermesi. Kölner Stadt-Anzeiger raporu şöyle yorumluyor:

“Zenginlerden al, fakirlere ver. Sorun böylesine basit bir biçimde çözümlenemez. Kim balık tutmayı öğretmek yerine birilerine balık veriyorsa, o zaman yoksul kesim sürekli olarak sosyal devletin yardımına bağımlı olacaktır. Bunun yerine başka bir stratejiye ihtiyaç var: Eğitime ağırlık verilmesine.”

© Deutsche Welle Türkçe

Derleyen: Hülya Topçu

Editör: Ercan Coşkun

Konuyla ilgili ses ve video dosyalarımız