1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

BASIN

22.12.2009 - Avrupa basınından özetler

Bugünkü Avrupa gazetelerinden seçtiğimiz yorumlar İran'da muhalif dinî lider Büyük Muntazeri'nin ölümünden sonra muhalefet güçlerinin geldiği durumla ilgili. Manş tünelindeki kaos, bir diğer yorum konusu.

default

Luxemburger Wort adlı Lüksemburg gazetesi, muhalif dinî lider Ali Muntazeri’nin cenaze törenindeki protesto gösterilerine atıfta bulunarak, İran’da tartışmalı cumhurbaşkanlığı seçiminden sonra hükümet ile muhalefet güçlerinin ilişkisini tahlil ediyor:

“İran’da 12 Haziran’da yapılan ve yoğun olarak manipüle edilmiş olan cumhurbaşkanlığı seçiminden sonra rejim ile muhalefet cephesi arasındaki sertleşmenin arttığı yönünde işaretler var. Protesto eylemlerinin, özgür medyanın sürekli engellenmesine rağmen, muhalefet yine de sokaklara dökülerek -en azından sayısal olarak- gücünü etkileyici bir biçimde sergiliyor. Ancak, dinî lider Muntazeri'nin ölümüyle muhalefet güçleri, kitlelerin önemli bir sembolünden yoksun kaldı. Muntazeri’nin vefatıyla eski Cumhurbaşkanı Muhammed Hatemi’nden bu yana sistemi içinden reforme etme ümidi de ortadan kaybolmuş oluyor. Onun yerine şahinlerden sayılan dinî lider Hameney, gittikçe daha fazla kavuklu bir Şah görüntüsüne bürünüyor. Rejim, içe doğru gemleri gittikçe daha fazla sıkarak devrim muhafızları ve milslerden destek alırken, dışa karşı ise sadece nükleer anlaşmazlıkta ve İsrail’e karşı izlediği politikalarda çatışma çizgisini koruyor. İran İslam devrimi’nin 31'inci yıldönümüne haftalar kala İran, çok aşikar bir biçimde siyasi çatışma ortamına doğru ilerliyor.”

Kölnische Rundschau gazetesinin aynı konudaki yorumunda ise şu şatırları okuyoruz:

“Devlet terörü, muhaliflerin öldürülmesi, hapishanelerde işkence uygulamaları… Tüm bunlar İranlıların özgürlük arzusunu bastıramıyor. Öte yandan İran’daki muhalif güçler -akılcı davranarak- açıktan direniş göstermiyorlar. Devletin şiddet kullanma tekeline karşı böyle bir direniş girişiminin başarısız kalacağı aşikar. Açıktan bir direniş eylemi nihayetinde kan gölüyle sonuçlanır ve muhalefet güçleri yıllar sürecek bir sarsıntı geçirirdi. İran’da rejim sallanıyor, ama henüz gidici değil. Sabır gerekiyor. Zaman, iktidardakilerin aleyhine işliyor.”

Süddeutsche Zeitung gazetesi de “Devrimci Yas” başlıklı yorumunda, İran’daki rejimin Muntazeri’nin ölümünden sonra da ondan korkmaya devam edeceğini belirtiyor. Yorumu kısaltarak aktarıyoruz:

“Muntazeri, kendisini de, İran İslam devriminin lideri Humeyni’yi de yanılmaz kişiler olarak görmüyordu. Rejimin önde gelen dinî liderlerinin hiç yapmayacağını yapıp, hataları büyük bir geniş yüreklilikle itiraf etmesini bildi. Tahran’daki Amerikan Büyükelçiliği’nin işgalinin 30.cu yıldönümü konuşmasında, ‘o zamanlar işgal yönünde görüş bildirmiştim, şimdi aynı şeyi düşünmüyorum, o girişim bir hataydı’ diyebiliyordu. İran Cumhurbaşkanı Ahmedinejad’ın politikalarını yorumlarken de, ‘evet, nükleer enerji kullanma hakkımız var, ama başka haklarımızın da olması gerekmez mi’ diye soruyordu. Birkaç yıl önce bir gazetecinin ‘İslam Devrimi’ni bir kez daha destekler miydinîz’ sorusu üzerine Muntazeri uzunca düşünüp ve “Hayır” yanıtını vermişti.”

Fransız La Croix gazetesi, kötü hava şartları dolayısıyla Eurostar tren seferleri sırasında yolcuların saatlerce Manş tünelinde yardım gelmeden, aç, susuz, mahzur kalmasının büyük bir ayıba işaret ettiğini vurguluyor ve şunları yazıyor:

"Günümüzde‚ 'herşeyi en çabuk yoldan hallet' sloganı geçerli. Ancak gezegenimizin geleceğini düşündüğümüzde, bu eğilimi yeniden tartmak zorunda kalıyoruz. Bu söylediğimiz, Manş tünelinde saatlerce mahzur kalanları yatıştıramayacak, ama en azından diğerlerinin durumu doğru değerlendirmesi için belki teşvik niteliğinde olacak.“

© Deutsche Welle Türkçe


Derleyen: Çelik Akpınar


Editör: Murat Çelikkafa