1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

BASIN

22.08.2011 - Alman basınından özetler

Alman gazetelerinde bugün ön plana çıkan konular Libya'daki gelişmeler ve İsrail'de düzenlenen saldırının ardından Ortadoğu'da baş gösteren yeni gerginlik.

default

Frankfurter Allgemeine gazetesi, Muammer Kaddafi'ye karşı başlatılan savaşın son aşamasına geldiğini belirterek şu satırlara yer veriyor:

“İsyancıların, başkent Trablus'un çevresindeki şehirleri fethettiği söyleniyor. Ancak başkentteki kritik noktalara ulaşılması son derece tehlikeli, özellikle de Libya petrollerinin koruma altında alındığı yerlere girişler engellenmiş görünüyor. Diğer yandan başkentteki Kaddafi karşıtlarının da diktatöre karşı sesini yükselttiği ileri sürülüyor. Bunun en güçlü belirtisi, Kaddafi'nin günlerinin artık sayılı olması. En azından siyasi açıdan. Zira rejime ve rejimin liderine on yıllar boyunca hizmet etmiş üst düzey yetkililerin çoğu ya yurtdışına kaçtı ya da isyancılara katıldı.”

Süddeutsche Zeitung ise Kaddafi'nin devrilmesinin ardından neler olabileceğini sorguluyor:

“Doğuda aşiretler arasında yaşanan gerginlikler yüzünden büyük bir çaresizlik içindeki Ulusal Geçiş Konseyi'nin sadece şimdiki zamana ait planları var. Bingazi'deki Konsey, güvenlik boşluğunu doldurmak için Kaddafi'nin polis teşkilatını ele geçirmek istiyor. Ancak Kaddafi yandaşlarından intikam almaya çalışan yağmacı isyancılara ilişkin gelen haberler rahatsız edici. Ayrıca yanıt bekleyen bir dizi soru var: İslamcılar ya da aşiretlerle ilgili sorunlar nasıl çözülecek? Şimdiye dek siyasi partinin ne olduğunu bilmeyen bir toplumun demokrasiye geçişi nasıl başarılacak? NATO'nun öncülüğündeki Batı – Arap ittifakı, isyancıları Trablus'a kadar getirdi. Dolayısıyla Batı da Libya'nın geleceğiyle ilgili sorumluluk taşıyor.”

İsrail'in güneyinde geçen hafta düzenlenen saldırının ardından Ortadoğu'da tansiyon yeniden yükseldi. Kölner Stadt Anzeiger, saldırganların Mısır üzerinden geldiğini söyleyen İsrail'in tutumunu değerlendiriyor:

“İsrail, geçen haftaki saldırıdan bu yana derin bir kaygı içinde. Ancak diğer yandan sükunete de ihtiyacı var. Ülke, sosyal açıdan bölünmüş ve aynı zamanda hem hükümetin son dönemlerdeki diplomatik yetersizliği hem de Obama başkanlığındaki ABD'nin felakete yol açacak saflıkta yürüttüğü Ortadoğu politikası yüzünden uluslararası açıdan da tecrit edilmiş durumda. Ve şimdi Mısır'la uzun zamandır istikrarlı bir şekilde yürüyen barış da zarar görmeye başladı. İsrail, 2005 yılının ağustos ayında Gazze'den tek taraflı olarak çekilmişti. Bunun kurtuluş ve aynı zamanda güvenlik getirmesi bekleniyordu. Ancak İsrail altı yıl sonra, aksine varlığı daha fazla tehdit altında bir devlet oldu.”

Stuttgarter Zeitung'da da İsrail'e ilişkin şu değerlendirmeyi okuyoruz:

“İsrail, Arap dünyasında giderek artan antisemitizmden kendini tamamen uzak tutmayı başaramayacaktır. Ancak bununla birlikte ciddi bir savunma politikası sayesinde geleceğin Arap demokrasilerinde ılımlı ve barışçıl güçleri destekleyebilir. Böyle bir adım, tüm dikkati varlığının güvence altına alınmasına çevrilmiş olan bir topluma yeni bir persfektif kazandırabilir.”

© Deutsche Welle Türkçe

Derleyen: Hülya Köylü

Editör: Baha Güngör

Konuyla ilgili ses ve video dosyalarımız