1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

BASIN

22.01.2009 -Alman basınından özetler

ABD Başkanı Barack Obama’nın terör zanlılarının tutulduğu Guantanamo kampının kapatılması için düğmeye basması ve Almanya hükümetinin karamsar ekonomik tahminleri bugünkü Alman gazetelerinin ağırlıklı yorum konularından.

default

Financial Times Deutschland gazetesinin Guantanamo esir kampının akıbetini konu alan değerlendirmesi şöyle:

“Kampın kurulmasının tek sorumlusu hiç şüphesiz ABD’dir. Ama perde arkasındaki sorun uluslararası niteliktedir. 11 Eylül 2001 saldırılarından sonra Almanya da militan İslamcılıkla mücadeleye katılmıştı. Bu mücadelenin tutuklularına insani davranılmasında Almanya’nın da sorumluluk payı var. Guantanamo’ya kapatılanlar sadece, yanlış zamanda yanlış yerde bulunma talihsizliğine düşmüş masum insanlar olmasa da. Müttefik ABD’ne verilen dayanışma ancak, suçlarlı kanıtlanamayan tehlikeli tutukluların da kabul edilmesiyle inandırıcılık kazanabilir.”

Guantanamo esir kampıyla ilgili tartışmalara Frankfurter Rundschau gazetesi şu satırlarla değiniyor:

“Yeni Başkan siyasi ve hukuki bakımdan kampa karşı çıkmış olsa da Obama yönetimi tutuklular için sorumluluk taşıyor. Ama ‘kapattım’ demekle iş bitmiyor. Amerikan yönetimi tutukluları kolayca ülkelerine sürmeyi ne göze alabilir ne de böyle bir şeye niyetli. 245 tutuklu arasında sadece tehlikeli olabilecek terör zanlıları değil ama aynı zamanda, hukuk devletine yakışır bir şekilde yargılanmaya hakkı olan suikast işlemiş kişiler de var. Barack Obama’nın, Guantanamo faslını herkesi memnun edecek bir çözümle kapatabilmesi çok zor. Almanya, masumiyeti kanıtlanmış ancak ülkesine dönme şansı olmayan tutukluları kabul etmekle Obama’nın işini kolaylaştırabilir.”

Konuyla ilgili bu yorum da Westdeutsche Zeitung gazetesinden:

“Bush yönetimi, tarih bilmezlik ve insan haklarını hiçe sayan süper güç pervasızlığıyla davrandı. Soğuk Savaş sonrasının tek süper gücü olmanın megalomani ve kudret sarhoşluğuna kapıldı. Obama ise, Amerika’nın kaybolan hasletlerini yeniden canlandırmak için tarihin derinliklerine kulak veren mütevazı ve hizmetkâr bir Başkan olmak istiyor. Bunun için de, yakın geçmişin en büyük yüz karası olan Guantanamo'yu bertaraf etmesi gerekiyor.”

Almanya hükümetinin ekonomik tahmin raporuysa Alman gazetelerinde yer bulan diğer bir ağırlıklı yorum konusu. Frankfurter Allgemeine Zeitung gazetesi küresel resesyonun himayeciliğe yol açabileceği uyarısında bulunuyor:

“Hükümetin ekonomik tahminlerini açıklayan Ekonomi Bakanı Glos, Alman şirketlerinin büyüme yıllarında kazandığı güce güveniyor. Ama krize güçlü girenin krizden güçlü çıkacağını kim garanti edebilir? Yabancı ülkelerin Alman mallarına talebi hızla azalıyor. İhracatçı bir ülke olan Almanya bu durumdan kendi gücüyle kurtulamaz. Alman ekonomisinin akıbeti yarı yarıya dış ülkelere bağlı. Ekonomik kriz yüzünden her yerde himayecilik eğilimi artıyor. Yeni Amerikan yönetiminin nasıl bir tavır takınacağı belli değil. Almanya hükümeti ülkeyi krizden kurtarmak istiyorsa işe buradan başlayıp pazarların açık kalması için mücadele etmelidir. Böylece, ek konjonktürü teşvik programlarından çok daha önemli bir iş yapmış olur.”

Bonn’da yayımlanan General Anzeiger gazetesinin aynı konudaki yorumuysa şöyle:

"İkinci konjonktür paketi her ne kadar gönülsüz hazırlanmış olsa da hükümet programın bir an önce uygulamaya girmesini sağlamalıdır. Paketteki münferit tedbirlerin toplamı son derece mütevazı bir rakam tutuyor. Konjonktürün motoru sayılan özel haneler teşvikleri belki pek hissetmeyecek. Ama vergi indirimi, çocuk parası zammı, yol masraflarının vergiden düşürülmesi ve eski motorlu taşıtlara hurdalık primi ödenmesi psikolojik etki yapabilir.”