1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

BASIN

21.12.2010 - Alman basınından özetler

Almanya ve Avrupa'daki kötü hava şartları, Belarus'taki Devlet Başkanlığı seçimleri ve Alman Hür Demokrat Parti Genel Başkanı ve Dışişleri Bakanı Guido Westerwelle'ye istifa çağrıları, Alman basınının konuları arasında.

default

Avrupa'da kar ve soğuk, Noel öncesi ulaşımı felce uğrattı. Binlerce kişi havaalanları, tren garları ve otobanlarda mahsur kaldı. Heilbronner Stimme olumsuz hava şartlarını şöyle yorumluyor:

"Bu yaşananlar inanılmaz. İlk kar taneleri düşmeye başladı ve Almanya Federal Cumhuriyeti donuyor. Cadde ve sokaklar trafik yüzünden bloke oldu, uçuşlar iptal edildiği için günlerdir bekleyen, kızgın yolcularla dolu. Zaten gecikme ve aksamaların yaşandığı demiryollarında daha da uzun gecikmeler söz konusu. Ve yönetim kademesindekiler gülünç bir biçimde kendi seyahat planlarına güvenilmemesi konusunda uyarıda bulunuyor. Buzların erimesini sağlayan tuz Noel öncesinde azaldı, kar ve çamur insanların hareket etmesini engelliyor, frenliyor. Bazı benzin istasyonlarında benzin tükenmek üzere. Bütün bu anlatılanlar kulağa kötü bir afet filmi gibi geliyor. Oysa sadece kış mevsimindeyiz, başka birşey değil."

Bugünkü gazetelerin geniş yer ayırdığı bir başka konu ise Belarus'ta Aleksandır Lukaşenko'nun dördüncü kez seçildiği Devlet Başkanlığı seçimleri. Die Welt gazetesinin seçimlere yaklaşımı eleştirel:

"Demokrasinin ülkeyi Batı'ya daha fazla itmesi ve bu güçlü adamdan kurtarması, giderek olanaksız hale geldi. Devlet televizyonu daha oy sayımı tamamlanmadan, Lukaşenko'nun yeniden seçildiğini duyurdu. Polis seçimlede yolsuzluk yapıldığını ileri süren göstericilere sert müdahale etti. Üstüne üstlük Devlet Başkanı Aleksandır Lukaşenko ülkenin zararına bir alaya da neden oldu. Bunun sadece Lukaşenko'nun iktidarda kalacak olmasıyla ilgisi yok, aynı zamanda yurttaşlarını kendisini alkışlamak zorunda bıraktı. Yüzde 80 oy alarak seçilmesini, inandırıcı buluyordu. Eski diktatörler yurttaşları söz konusu olduğunda şu temel kuralla yetiniyordu: Bizden sadece korkuyorlarsa, nefret edebilirler. Modern diktatörlerse sevilmek de istiyor. Başka düşünene acı ver, mantığını güdüyorlar. Gizli Servis'teki polisler hafife alınmalarına, kendileriyle alay edilmesine izin vermezler. Bu Belarus için de geçerli."


Westdeutsche Allgemeine Zeitung aynı konuyla ilgili yorumunda şu satırlara yer veriyor:

"Aleksandır Lukaşenko, Belarus'taki seçim zaferini kendine özgü bir yöntemle kutladı. Yüzlerce muhalifi gözaltına aldırdı, onlarcasının tartaklanmasını sağladı. Halk böylesine bir koruyucuya sahip olduğu için sevinebilir. Lukaşenko, 'Avrupa'nın son diktatörü' sıfatını kazanmayı hakeden, ısrarcı bir politikacı."

Konuyla ilgili aktaracağımız son yorum, Badische Zeitung'dan:

"Şüphe götürmez ki Devlet Başkanı Lukaşenko bu olayın ana sorumlusu. Ancak bu son seçimlerde ona karşı olanlar da sorumluluk payına sahip. Muhalefet çok açık ve net bir biçimde demokrasiyi tanıdığını, kabul ettiğini dile getiriyor. Ancak henüz resmî seçim sonuçları açıklanmadan insanların toplu gösteri düzenlemeye çağrılması, demokrasi ve onun prensipleriyle bağdaşmaz."

Bugünkü gazetelerin yer verdiği bir başka konu ise Hür Demokrat Parti Genel Başkanı ve Almanya Dışişleri Bakanı Guido Westerwelle'nin bazı partili arkadaşlarınca kendisine yapılan istifa çağrılarını reddetmesini değerlendiriyor. Mittelbayerische Zeitung'un yorumu şöyle:

"Westerwelle'nin istek listesinde nelerin olduğu konusunda spekülasyon yapılabilir. Ancak listenin en üst sırasında kesinlikle partisinde kralı öldürecek bir kişinin bulunmasını istemediği kesin. Çünkü Parti Genel Başkanı Westerwelle'nin elinde bugüne kadar iyi bir koz vardı: Onun yerine geçecek kimse yoktu. Ekonomi Bakanı Rainer Brüderle adaylardan biri olabilir. Ancak Parti Genel Başkanlığı görevini üstlenirse, önümüzdeki yılın ilk aylarında yapılacak eyalet parlamentosu seçimlerinde şimdiden kestirilebilen yeniliginin sorumluluğuna da üzerine almak zorunda."

© Deutsche Welle Türkçe

Derleyen: Hülya Topçu

Editör: Murat Çelikkafa