1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

BASIN

21.09.2012 - Avrupa basınından özetler

Fransa’da karikatür krizi, Gürcistan’da tutuklulara işkence, Çin ile Japonya arasında tırmanan anlaşmazlık bugünkü Avrupa basınından seçtiğimiz yorum konularını oluşturuyor.

Die Titel verschiedener europäischer Tageszeitungen, aufgenommen am 7.11.2002. Die Zeitungsverlage im In- und Ausland sind fast ausnahmslos durch die sinkenden Werbeausgaben der Wirtschaft und dem damit verbundenen Rückgang auf dem Anzeigenmarkt gebeutelt. Sie müssen Mitarbeiter entlassen und andere Sparmaßnahmen vornehmen.

Symbolbild internationale Presseschau Presse

Fransız gazetesi La Nouvelle Republique du Centre-Ouest, Hz. Muhammed karikatürleri kapsamındaki yorumunda şu görüşlere yer veriyor:

“Fransız mizah gazetesi ‘Charlie Hebdo,  şu sıralarda yaygın olarak kullanılan ‘ifade özgürlüğü’ kavramına -haklı olarak- sahip çıkıyor ve  bu kapsamda Kâbil’den Tahran’a kadar bir çok yerde işitilen ‘Fransa’ya ölüm’ nidaları gazeteyi pek rahatsız etmiyor. Çünkü bu nidalara, mizah gazetesinin ne olduğundan kimsenin haberi olmadığı, sadece bu uzak başkentlerde kulak kabartılıyor. Peki, gazete yetkilileri acaba yurt dışındaki, örneğin Tunus ya da Mısır’daki Fransız vatandaşlarının maruz kaldığı tehditlere de kayıtsız kalabilecek mi? Gergin olan şu günlerde aynı zamanda hem aşağılanmış, hem de öfke içinde olan Fransa’nın büyük kentlerindeki bazı Müslüman çevreler de gösteri özgürlüğü talep ederek yanıt veriyorlar. Önümüzdeki günler, alarm durumunda olan Fransa için gerçekten sınav anlamı taşıyacak.”      

Gürcistan’daki bir cezaevinde gizli çekildiği iddia edilen video kayıtlarında tutuklulara işkence uygulaması şaşkınlık yarattı. Kayıtlarda cezaevindeki bazı resmî kıyafetli memurlar tutuklu olduğu belirtilen kişileri acımasızca döverken görülüyor. Rus gazetesi Komsomolskaja Prawda yorumunda bu konuya değiniyor:

“Muhalefet çevreleri bu filmin çekilmesi için para ödemiş olsa bile, son derece yüksek bakanlık memurlarının adının karıştığı bu işkence uygulamalarını da hükümet karşıtları parayla yaptırmış olamaz. Parlamento seçimleri öncesinde iktidarda kalabilmek için (Devlet Başkanı) Saakaşvili’nin takımı, şu anki adalet makamlarının yapısını tamamen daha önceki iktidardan devraldığını teslim etmektense,  şimdiye kadar süper  temiz, süper dürüst diye niteledikleri yandaşlarını ‘kurt adamlar’ olarak lanse etme yoluna bile gidebilir.”

Çin ile Japonya arasında bir haftadan beri Güney Çin Denizi açıklarındaki takım  adalar yüzünden baş gösteren anlaşmazlık bir türlü sona erdirilemiyor. Japonya devletinin özel kişilerin mülkiyetindeki takım adaları satın aldığı iddiası üzerine Çin’de Japonya karşıtı gösteriler düzenlenmiş, adalarda hak iddia eden Çin, devriye botlarını bölgeye göndermişti. Fransız Le Monde gazetesi konuya ilişkin yorumunda şu görüşlere yer veriyor:

“Bu, yüksek risk taşıyan bu bölgede tehlikeli bir oyun. Her geçen gün silâhlı bir çatışmaya dönüşecek olan çatışmaların eşiğine geliniyor. Pekin’e şu sıralarda yaptığı ziyarette Amerikan Savunma Bakanı Leon Panetta tansiyonu düşürmeye yönelik açıklamalarda bulundu. Söz konusu anlaşmazlık, her an patlamaya hazır bir sorun olduğundan dolayı Çin ile Japonya arasındaki ikili ilişkileri aşan bir olay. Bu sorun, Çin’in Pasifik Okyanusu’ndaki tüm komşularına karşı genel tavrını da ortaya koyuyor. Komşuları korku içinde ve bölgedeki diğer büyük güç olan ABD’ni devreye sokmaya çalışıyorlar. Pasifik bölgesi en tehlikeli stratejik çatışmalardan birine sahne olma tehlikesini içinde barındırıyor.”    

Avusturya gazetesi Kurier’den seçtiğimiz yorum ise genleri değiştirilen bir mısır çeşidinin kobay farelerde kansere yol açması ile ilgili Fransa’da yapılan bir araştırmanın insanlar açısından tehlikelerini irdeliyor:

“Genleri değiştirilmiş olan gıda maddelerinin nesiller boyunca insanlara nasıl etkide bulunduğuna ilişkin araştırmaların eksik olduğu biliniyor. Öte yandan global tohum malzemesi üreten firmaların, genleri değiştirilmiş ürünler sayesinde kitlesel üretimi kolaylaştırdığını ve bundan iyi kârlar ettiklerini de kimse inkâr edemez. Peki ama bu durum insan için gerçekten tehlike yaratıyor mu? Diğer gizli riskler arasında bulunan cep telefonu ışınları, gün be gün etrafımızı çeviren elektro dalgalar, hormonlar ve yeraltı sularına karışan zehirli maddeler herhalde bundan daha fazla zarar vericidir. Tamamen aptalca olan ise kendi ülkemizde üretilen gıda maddelerinin ‘genlerden tamamen arındırılmış’ olduğu iddiasıdır. En azından (çoğunlukla ithal edilen) kesimlik hayvan yemlerinde böyle bir durum hiç yok gibidir.”

© Deutsche Welle Türkçe

Derleyen: Çelik Akpınar

Editör: Başak Özay

Konuyla ilgili ses ve video dosyalarımız