1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

BASIN

21.09.2009 - Alman basınından özetler

ABD Başkanı Barack Obama’nın son dönemdeki yoğun diplomatik girişimleri bugünün Alman basınında öne çıkan konular arasında yer alıyor.

default

Neue Osnabrücker Zeitung'un yorumu şöyle:

“Beyaz Saray'ın gündemi yoğun. Dün füze kalkanı, bugün sağlık reformu, yarın Ortadoğu. Bu haftanın gündeminde ayrıca iklim zirvesi, nükleer silahsızlanma için BM Güvenlik Konseyi toplantısı, Pittsburgh'daki G20 zirvesi var. Afganistan ve mali kriz de Başkan Obama'nın sürekli gündem maddeleri arasında. Obama, selefi Bush'dan farklı olarak dünya polisi rolünü sadece şiddet, baskı ve budalaca sözlerle oynamıyor. Aynı zamanda dost ve yardımcı olmaya çalışıyor, uzlaşmacı tavrıyla dikkat çekiyor. BM oturumu çerçevesinde İsrail Başbakanı Benyamin Netanyahu ve Filistin Özerk Yönetimi Başkanı Mahmud Abbas ile biraraya gelme girişimi takdire değer. Her ne kadar iki tarafın engelleyici tutumu nedeniyle başarı umudu vermese de. Yine de Obama gibi bir vizyoner dışında kim bu role daha uygun olabilirdi ki?

Berliner Zeitung'un yorumunda ise şu satırları okuyoruz.

“ABD Başkanı Obama dünya politikasının vazgeçilmez adamı. Silahsızlanma olsun, iklim koruma, mali piyasa reformları, Afganistan, Ortadoğu ya da İran ile Kuzey Kore'nin nükleer programları olsun… Ancak Obama pekçok alanda ise kendisi harekete geçen değil, tepki göstermek zorunda kalan bir konumda. Örneğin iklim koruma konusu. Bu yıl içinde ABD'de bir iklim yasası çıkarılamayacağı için Obama uluslararası müzakerelerde durumu idare etmek zorunda. Müzakerelerde vereceği sözler Kongre'den geri tepebilir. Sonuç olarak Bush dönemindeki gibi ABD'nin Kopenhag'da Aralık ayında yapılacak iklim konferansında en büyük engel olarak ortaya çıkması sözkonusu olabilir. Her ne kadar bu sefer hükümetin isteği dışında da olsa.”

Süddeutsche Zeitung ise İran'ın dini lideri Ayetullah Hamaney'in İsrail'i tümör olarak tanımlamasını konu alıyor yorumunda:

“Tahran rejiminin uzlaşmazlığı yeni bir şey değil. İlk olarak devrimin babası Ayetullah Humeyni tarafından dile getirilen kanser hücresi benzetmesi ile İsrail'in varlık hakkı alaya alınıyor. İsrail'in politikalarını eleştirenler bile bu benzetmeyi reddedecektir. Peki Hamaney ve Yahudi Soykırımı'nı inkar eden Cumhurbaşkanı Ahmedinejad iç politikadaki ucuz alkışlar dışında ellerine ne geçeceğini düşünüyor?”

Almanya’da Hür Demokrat Parti’nin seçim sonrasında Hristiyan Birlik partileriyle koalisyona gitme kararını açıklaması ve diğer koalisyon olasılıkları bugünün Alman basınında geniş yer alıyor. Kamuoyu yoklamalarına göre oy oranı Yeşiller ile birlikte çoğunluk sağlamaya yetmeyen Sosyaldemokrat Parti, Hür Demokratları üçüncü koalisyon ortağı olarak gündeme getirmişti. Süddeutsche Zeitung, liberal Hür Demokratların kararını eleştiriyor.

“Hür Demokratların Hristiyan Birlik partileriyle koalisyon açıklaması, artık var olmayan bir cepheyi pekiştirme girişimi. Hür Demokrat Parti lideri Guido Westerwelle, Başbakan Merkel’i dört yıldır sosyaldemokrat, hatta kriz döneminde sosyalist politikalar yürütmekle suçluyor. Ama yine de koalisyon için seçimini Merkel’den yana yaptı. Sosyaldemokratlar ve Yeşiller’e karşı aşılamayacak farklılıklar saptamış olmalı. Bu, Westerwelle’nin güya birlik olmuş bir sol cepheye karşı sağ bir cephe oluşturma iddiası kadar gülünç. Adı olup tanımı bulunmayan bir cephe.”

Leipziger Zeitung ise Hür Demokratlar'ın tavrını destekliyor:

“Hür Demokratları siyasi cesaretsizlikle eleştirmek mümkün olmasa gerek. Birlik partileriyle koalisyona açıkça ‘evet’ diyerek Sosyaldemokratlar ve Yeşiller ile diğer seçeneklere kapıyı kapatmış ve genel seçimlere netlik getirmiş oldular. Pazar günü oyunu Hür Demokratlar’dan yana kullananlar sonuçta eline ne geçeceğini, ya da ne geçmeyeceğini bilecek. Sağ ve sol cephe arasında karar giderek şeffaflaşıyor. Hür Demokratlar bu kararlarıyla siyasette inanılırlığın daha tamamen ölmediğini göstermiş oldu.”

Badische Neueste Zeitung ise Sosyaldemokratlar’ın günün birinde koalisyon ortağı olarak Hür Demokratlar yerine Sol Parti’yi seçmesi riskinin arttığını belirtiyor ve ekliyor: “Almanya’nın önümüzdeki Pazar günü seçimi Hristiyan Birlik partileri-Hür Demokrat Parti koalisyonuyla Hristiyan Birlik partileri-Sosyaldemokratlar koalisyonu arasında olacaktır. Gerisi hayal.”

Stuttgarter Zeitung ise Hür Demokrat Parti Başkanı Westerwelle’nin çok fazla risk aldığını belirtiyor yorumunda:

“Pazar günü seçimlerden çıkacak sonuçlar Hristiyan Birlik partileriyle koalisyona yetmezse Hür Demokratlar yine meclisteki muhalefet sandalyelerine mahkum olacak. Birlik partileriyle koalisyon sözünden geri dönemezler. En kötü ihtimalle seçimlerde iyi sonuç alır da yine bakanlık koltuğu elde edemezlerse parti bunu içine sindirebilir. Westerwelle içinse durum farklı. Kimse onun liderliğini sorgulamayacaktır. Ama o iktidarda olmak, bunca yıldan sonra devlet sorumluluğu üstlenmek istiyor. Bunu yine başaramazsa herşeyden önce kendisinin büyük bir motivasyon sorunu doğacaktır.”


Derleyen: Beklan Kulaksızoğlu

Editör: Hülya Köylü