1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

BASIN

21.05.2004 - Avrupa basınından özetler...

Bugünkü Alman ve diğer Avrupa basınının Ortadoğu krizini konu alan yorumlarında İsrail askeri harekatının anlamsız olduğu vurgulanıyor. Frankfurter Allgemeine Zeitung gazetesinin yorumu özetle şöyle:

”İşgal mutlaka terörizm değildir. Ama işgale uğrayan taraf buna direniyor ve şiddete terör eylemleriyle karşılık veriyorsa, işgalcinin teröre başvurmadan güvenlik çıkarlarını sahiplenmesi zordur. İsrail’in son yıllarda devlet terörüne meyilli davranmadığı söylenemez. Refah’taki sistematik imha ve masum sivillere kıyma operasyonu yıllardır yaşanan uygulamanın tırmandırıldığını gösteriyor. İsrail yönetiminin Filistinliler ile uzlaşma arayışından vazgeçtiği izllenimine kapılmamak mümkün değil.”

Berlin’de yayımlanan Die Welt gazetesi, Gazze’nin cehenneme döndüğünü, sınıra yakın evlerin yıkıldığını ve kuvvete maruz kalan Filistinliler’in çaresizlik içinde intikam sloganları attıklarını yazdığı yorumunu şöyle sürdürüyor:

”Bir İsrail tankı göstericilere ateş açıyor. Siviller kanlar içinde yere seriliyor. Filistinliler insan kaybediyor, ama sempati kazanıyorlar. Gazze'den çekilmek operasyonların en zoru olsa gerek. Filistinliler mutlaka muzzaffer durumuna geçmek isterken, İsrail dünya kamuoyunda mağlup sayılmamak için çabalıyor. İsrail, Güney Lübnan’dan çekildiğinde de Hizbullah düşmanı dize getirdiğini iddia etmiş ve ikinci El Aksa ayaklanmasına vesile olmuştu. İsrail, Gazze’den çekilirken, tünellerden silah kaçırılmaması için Mısır sınırındaki güvenlik koridorunu genişletmeyi tasarlıyor. Gazze giderek, kendinden beslenen bir mücadelenin sembolü haline geliyor. ABD, Avrupa Birliği ve ılımlı Arap devletleri ise hala kıllarını kıpırdatmıyorlar.”

Alman Handelsbllatt gazetesi BM Güvenlik Konseyi’nin İsrail kararını şöyle değerlendiriyor:

”Bundan bir ay kadar önce, ABD Başkanı Bush, Gazze Şeridi’nden tek taraflı çekilme kararı için İsrail Başbakanı Ariel Şaron'a tam destek vermişti. İsrail usülü bu operasyona, ‘Gazze’den çekilirim ama daha önce bölgeyi kendi anlayışıma göre düzene sokarım’ düşüncesi yol gösteriyor. İsrail’in, yapacaklarından Washington’u önceden haberdar ettiği malum. ABD Güvenlik Konseyi’nde konuya açıklık getirebilirdi. Ama susmayı ve oylamada çekimser kalmayı tercih etti. Bush yönetimi, bu diplomatik manevrayı dünya kamuoyuna yutturamayacağını da biliyordu.”

Danimarka’nın Politiken gazetesi yorumunda Ortadoğu anlaşmazlığının silahla değil diplomatik yollardan çözüme kavuşturulabileceğini dile getiriyor:

”Refah’taki İsrail askeri operasyonu anlamsızdır, ileriyi görmemektir ve Kudüs yönetiminin otomatik refleksleriyle tepki gösterebildiğini gözler önüne sermektedir. Anlamsızdır, çünkü sorun terörden değil, İsrail işgalinden kaynaklanmaktadır. Barışın tek yolu siyasi çözümden geçer. Ama Şaron Başbakan, Arafat da Filistin lideri olduğu sürece barış hayallerde yaşayacaktır.”

İsviçre başkentinde yayımlanan Berner Zeitung gazetesi Ortadoğu krizine şu satırlarla değiniyor:

”ABD, Güvenlik Konseyi’nde veto hakkını kullanmayarak iki yıldır ilk kez İsrail’in kınanmasına izin vermiş oldu. İsrail’in onyıllardır Güvenlik Konseyi kararlarına kulak asmamasına rağmen, ABD’nin davranışı sembolik anlam kazanmaktadır. 15 üyeden 14’ünün karara katılması en azından ahlaki önem taşımaktadır. Büyük birader çekimser kalmakla İsrail’i uyarmış olmaktadır. Ama karara ‘evet’ diyerek daha açık bir şekilde ihtarda da bulunabilirdi.”

Avusturya’nın D er Standard gazetesi konuyla ilgili yorumu ise özetle şöyle:

”ABD’nin çekimser kalması sayesinde İsrail, Gazze’ye yaptığı saldırıdan dolayı kınanabildi. Ama son karar da Güvenlik Konseyi’nin daha önceki kararlarıyla kader birliği edecektir. İsrail kararı kaale almayacak, başta ABD olmak üzere dünya kamuoyu da İsrail’in bu tutumuna aldırış etmeyecektir. Bu nedenle de İslam alemindeki, ‘devletler hukuku İsrail’i bağlamıyor’ düşüncesi güçlenecektir. Şayet ABD, Arap ülkeleri nezdindeki imajını düzeltmek için çekimser oy kullandıysa, bunun işe yaramayacağını da bilmelidir.”

Fransız Le Monde gazetesi yorumunda Şaron’un Gazze batağından kolay sıyrılamayacağını belirttikten sonra şu görüşlere yer veriyor:

”İsrail aleyhtarlığını azdıran bu ççılgınlığın Ariel Şaron’a ne kazandıracağı merak konusu. Şaron zaten Refah ile Mısır sınır bölgesinden çekilmeyi aklına bile getirmiyor. Operasyonları yenileri izleyecek, ama Mısır’dan Filistin bölgelerine silah kaçırılmasının önüne geçilemeyecek. İsrail hükümeti, karşı tarafla müzakere masasına oturmadan barış sağlanamayacağını bir türlü kabullenmek istemiyor.”

  • Tarih 21.05.2004
  • Hazırlayan Derleyen: Ahmet Günaltay
  • Yazdır Bu sayfayı yazdır
  • Kısa link http://p.dw.com/p/Abud
  • Tarih 21.05.2004
  • Hazırlayan Derleyen: Ahmet Günaltay
  • Yazdır Bu sayfayı yazdır
  • Kısa link http://p.dw.com/p/Abud