1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

BASIN

21.04.2011 - Alman basınından özetler

Bugünkü Alman gazeteleri ağırlıklı olarak NATO’nun Libya’ya düzenlediği hava operasyonunu ve ülkeye kara birlikleri gönderilmesi tartışmalarını ele alıyor.

default

Frankfurter Rundschau gazetesi NATO’nun operasyonunu şöyle değerlendiriyor:

"BM Güvenlik Konseyi bundan bir ay önce Libya’daki sivil halkın korunması için bütün gerekli önlemlerin alınmasına izin verdi, ancak kararda açıkça ülkeye kara birliklerinin gönderilmesi yasaklandı. O dönemden beri NATO ülkeyi bombalıyor. Sivil halkın en acil biçimde korunmaya ihtiyaç duyduğu yer, yedi haftadır kuşatma altında olan Mısrata. Ve NATO burada başarısız olmuş durumda. Kaddafi’nin askerlerinin farklı semtlerde gizlendiği bu kente girip, insanların yaşadığı yerlerde tank saklamak, zor bir görev. Eğer ateşkes sağlanmazsa, halka ancak kara birlikleri yardım götürebilir. Ancak kara birliklerinin burada insani bir koridor oluşturma görevi, birçok isanın ölmesi anlamına da gelebilir. İşte bu nedenle böyle bir strateji, Afganistan ya da diğer ülkelerdeki hezimetin ardından iç politik koşullar nedeniyle çok zor başarılı olabilir.“

Münchner Merkur da aynı konuyla ilgili yorumunda, ülkeye kara birliklerinin gönderilmesinin yolaçacağı sonuçları irdeliyor:

"Libya’daki isyancıların talep ettiği gibi ülkeye kara birliklerinin gönderilmesi, aslında hiç de gerçekçi bir seçenek değil. Çünkü BM’nin ülkeye yönelik geçerli olan kararı bunu öngörmüyor. BM Güvenlik Konseyi’nin Libya’ya kara birlikleri gönderilmesini öngören yeni bir kararı, Çin ya da Rusya’nın vetosu nedeniyle başarısız olabilir ve bu karara katılmayan diğer ülkeler tarafından da ciddi biçimde uygulamaya geçirilmez. Dünya, Libya’dan yeni vahşet görüntülerinin gelmesine hazırlıklı olmak zorunda kalacak ve buna karşı hiçbir şey yapamayacak. Kendini beğenmiş bir tavırla, Kaddafi’nin ülkeden çıkarılacağını ilan eden ittifak, hassas bir imaj kaybına uğrama, Libyalılar ise makûs talihleriyle başbaşa kalma tehlikesiyle karşı karşıya. Eğer diktatör sürgüne giden bütün altın köprüleri gözardı ederse, bu petrol zergini ülke birçok güç merkezine ve hiçbir yasanın geçerli olmadığı, radikalleri kendine çeken bölgelere bölünebilir. Arap dünyasında yeni ve uzun sürecek bir yangın çıkabilir.“

Berliner Zeitung yorumunda, seçenekleri şöyle değerlendiriyor:

"Büyük olasılıkla iki seçenek var: Ya BM bir ateşkes sağlanmasını başaracak ya da Bosna Savaşı sırasında Srebrenitza’da olduğu gibi, sadece acil bir durumda savunmaya geçilecek bir koruma bölgesi oluşturulacak. Bir başke seçenekse NATO'nun kara birlikleri ile ülkeye girmesi. Ateşkes söz konusu olursa bu politik olarak silahların susmasına karşı olan hem Kaddafi'ye, hem de isyancılara kabul ettirilmek zorunda. Gerçi Kaddafi ateşkes öneriyor ama bu inandırıcı bulunmuyor. Asiler ise NATO’yu uzun süredir doğal müttefikleri olarak idrak ediyor.“

Landeszeitung Lüneburg Libya ile ilgili yorumunda, Almanya'nın tavrını masaya yatırıyor:

"Paris ve Londra sivilleri, Kaddafi güçlerine yönelik bombardımanla korumayı istiyor. Üstelik sadece Kaddafi'yi hedef alacak bir bombalama, bu amaca daha iyi hizmet edecek olmasına rağmen. Saddam Hüseyin dönemindeki Irak ile karşılaştırıldığında, Libya'nın yapısı Kaddafi için çok daha müsait bir yapıya sahip. Almanya, Libya'da canları pahasına mücadele eden asilere yönelik sadece boş sözler sarfediyor. Ancak burada unutulan önemli bir nokta var, Almanya, katliamları görmezden gelerek, kendini temize çıkaramaz.


© Deutsche Welle Türkçe


Derleyen: Hülya Topçu


Editör: Murat Çelikkafa