1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

BASIN

21.04.2009 - Alman basınından özetler

BM Irkçılıkla Mücadele Konferansı ve Berlin’in boykot kararı, Alman basınında farklı yorumlarla karşılandı. Dikkat çeken bir diğer yorum da, Kuzey Kıbrıs’taki seçim sonuçları ve AB’ye yönelik eleştiri.

default

İran Cumhurbaşkanı Ahmedinejad'ın konuşması sırasında salonda bulunan bir protestocu tepkisini böyle gösterdi.

BM Irkçılıkla Mücadele Konferansı’nda İran Cumhurbaşkanı Mahmud Ahmedinejad’ın İsrail karşıtı açıklamalarının ardından, Almanya’nın konferans öncesinde aldığı boykot kararının doğru olduğunu dile getiren sesler çoğaldı. Frankfurter Allgemeine Zeitung, boykot kararını şöyle savunuyor:


Mahmoud Ahmadinejad Antirassismus Konferenz in Genf

“Almanya'nın İsrail ve Batı karşıtı şişirme sözler için kendisini kulis gibi kullandırmaması ve konferanstan uzak durması tamamen doğru bir karar. Boykotun ne kadar doğru olduğu, daha konferansın açılışında belli oldu. Ahmedinejad, beklendiği üzere Amerika ve ‘ırkçı siyonizm'i kendince alaya aldı ve konferansa katılan Avrupalı heyetler salonu terk etti, terk etmek zorunda kaldı. AB ülkeleri konferansa katılmayarak bu fiyaskonun önüne geçebilirdi.”


Bild gazetesinin yorumunda da benzer görüşler dile getiriliyor.


“BM'nin Irkçılıkla Mücadele Konferansı'nı Almanya, ABD ve bir dizi demokratik diğer ülkenin boykot etmesi doğru ve cesur bir karardı. Cenevre'deki toplantı ırkçılıkla mücadeleyi amaçlamıyor. Dinsel ya da cinsel azınlıkları, kadınları kenara iten İran gibi radikal rejimler BM paravanının arkasında, dikkatleri kendi kötü karnelerinden uzaklaştırmaya ve İsrail'i günah keçisi olarak damgalamaya çalışıyorlar. Açıkça İsrail'in yok edilmesini isteyen ve Yahudi Soykırımı'nı inkar eden Ahmedinejad, konferansı kendisine sahne olarak kullandı, konuşmasında nefret kustu. Libya ve Suriye gibi zora dayalı rejimler, şiddet üzerine iktidar kuran yöneticilerin soykırım suçundan arandığı Sudan gibi ırkçı diktatörlüklerden hesap soracaklarına, demokrasileri yargılamaya kalkıyorlar. İsviçre, bu yalanlar şovuna ev sahipliği yaparak kendini iyi bir duruma sokmadı. Bu komediye bir son verilmeli.”


Financial Times Deutschland gazetesi de boykot kararını olumlu buluyor:


“BM'de diktatörler, soykırımcılar, baskıcı rejimler, yağmacılar ve köktendinciler de diğer tüm üyelerle aynı haklara sahip. Bu bazı BM etkinliklerini acı bir komediye dönüştürüyor. Sözde Irkçılıkla Mücadele Konferansı gibi etkinlikler liberal demokrasilerce boykot edilmeli. Çünkü demokrasilerin katılımı bu propaganda palavralarının değerini artırıyor.”


Saarbrücker Zeitung ise tam tersi görüşü savunuyor ve demokratik ülkelerin bu tür etkinliklere katılarak sahneyi aşırılara bırakmaması gerektiğini belirtiyor.


“İsviçre'deki konferansı düzenleyenler karanlık diktatörler değil, BM'dir. Ve Almanya ilk kez böyle büyük bir BM konferansını boykot ediyor. Berlin'in bu kararı BM'nin itibarına gölge düşürüyor. Salonu terkederek de Ahmedinejad'ın nefret saçan konuşması protesto edilebilirdi. Daha başından çatışmadan kaçmayı tercih edenler, BM sahnesini İsrail karşıtı sözlü saldırıları için kullanmak isteyenlere terketme suçlamasını da göğüslemek zorundadır. Kararlarda söz sahibi olabilmek için katılım gerekir. Bu kural özellikle de BM'de geçerli.”



Süddeutsche Zeitung gazetesinde ise Kuzey Kıbrıs’taki seçim sonuçlarına ilişkin bir yorum dikkat çekiyor. Gazete, Ulusal Birlik Partisi’nin seçim zaferini şöyle değerlendiriyor:


“Pazar günü, Kıbrıs’ın asla yeniden birleşmemesini arzu edenler ve Türkiye'yi asla AB’de görmek istemeyenler için güzel bir gündü. Türklerin yaşadığı Kuzey Kıbrıs’ta seçimleri, geçmişte barış çabalarını sabote etmesiyle dikkatleri üzerine çeken sağ milliyetçi Ulusal Birlik Partisi kazandı. Ilımlı politikacı Talat’ın şimdi katılık yanlılarına kulak asmak zorunda kalmasında AB’nin de suçu var. 2004 yılında BM’nin birleşme planını referandumda onaylayan Kuzey Kıbrıslılar, uluslararası izolasyondan kurtulma vaadini yerine getiremediği için Talat’ı sandıkta cezalandırdı. Talat’ın bu vaadi yerine getirememesinin nedeni ise AB’nin onu yüzüstü bırakmasıydı. Durum, Türkiye için de iyi görünmüyor. Kıbrıs, Türkiye’nin AB yolunda engel olmaya devam ediyor. Engelleyenler kazanmış oldu.”

Derleyen: Beklan Kulaksızoğlu

Editör: Murat Çelikkafa