1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

BASIN

21.02.2012 - Avrupa basınından özetler

Avrupa gazeteleri İran ve Suriye'deki gelişmeler ve Yunanistan'a verilmesi onaylanan ikinci yardım paketiyle ilgili yorumlara ağırlık veriyor.

default

Fransız Paris Normandie, İran’ın nükleer programı nedeniyle İsrail’le yaşadığı gerginliği ele alıyor. Gazete Uluslararası Atom Enerjisi Kurumu’na bağlı uzmanların dünden bu yana İran’da incemelerde bulunduğunu hatırlatarak, şu analizi yapıyor: 

“İsrailliler, bu incemeler sürdüğü sırada İran’ın atom bombası geliştirmeye devam ettiğini söylüyor. Ancak bu durumun gerçekte nasıl olduğunu kimse bilmiyor. Tahran’ın nükleer başlıklar inşa ettiğine yönelik bir kanıt yok. Peki, İran bu konuda nasıl engellenmeli? Bu hiç de basit değil! Özellikle de, Tahran’a savaş açılması niyetini ortaya koyan ülkelerden bazılarının, bizzat nükleer silaha sahip olması nedeniyle. Buna önce İsrail başladı. Gerçi İsrail resmî olarak onaylamıyor, ancak nükleer bombaya sahip olduğu, ifşa olmuş bir sır. Bir ülkenin kendi kendisine izin verdiği bir konuda başkasına yasak koyması, hiç de basit değil.”

Fransız Ouest-France bugünkü sayısında Yunanistan’a 130 milyar euroluk ikinci yardım paketinin onayanlanmasını ele alıyor:

“Yunanistan’a 130 milyar euroluk, 100 milyar euroluk borçların silinmesi ile kombine edilerek sunulan malî yardım paketi, Yunan hastanın iyileşip toparlanması umudunu güçlendiriyor. Elbette hastanın tamamen sağlığına kavuşacağına yönelik emarelere inanmak istiyoruz. Ancak ne yazık ki buna şimdilik çok uzağız. Başbakan Papadimus ve müttefiklerinin iyi ama aynı zamanda aciz kalan iyi niyetleri, dört yıl süren resesyonun ardından Yunan ekonomisi üzerindeki kara bulutları çekmeye yetmiyor. Halk, yüzde 40'a varan gençler arasındaki işsizlikten muzdarip. Memurların maaşı son iki yıl içinde yüzde 30 azaldı. Yunan halkının yapmaya zorlandığı bu tasarruf politikasının sosyal açıdan kabulü, artık sınırlarına dayandı.”

İspanya’dan sol liberal El Pais gazetesi şiddetin bir türlü durmak bilmediği Suriye’deki durumu mercek altına alıyor. Gazeteye göre, Suriye’de iç savaş benzeri bir durum yaşanıyor:

“Suriye’de şu sıralar, devrilmesi gecikebilen, ancak kaçınılmaz görünen Beşar Esad rejimini takip edecek bir geçiş modeli gündemde. Şayet Suriye’de hali hazırda ülkeyi yöneten güçler bunun bilincine varır ve bir iç savaştan kaçınırsa, işte o zaman Suriye belki de tam zamanında, tıpkı Tunus’taki gibi benzer bir süreci yaşayabilir. Ancak eğer şiddet yayılır ve sonuç olarak ortaya 'Beşar Esad’a sadık kalanlar' ve 'ona düşman olanlar' olmak üzere iki ayrı grup yerleşirse, işte o zaman Suriye’de Libya modelinin kurulması tehlikesi ortaya çıkabilir. Bir iç savaşla bölünmüş bir ülkede en ufak demokratikleşme çabaları, intikam eylemleri ve her kim olursa olsun zafer kazananların çıkarlarına karşı duramayacaktır."

Hollanda'dan de Volkskrant, ‘Merkel’den yeşil ışık’ başlıklı yorumunda, Başbakan Angela Merkel’ın, cumhurbaşkanı adayı arayışındaki tavrını masaya yatırıyor. Gazeteye göre Merkel Protestan ilahiyatçı, vatandaşlık hakları savunucusu Joachim Gauck’a geç de olsa onay vermekle iyi etti:

“Haftasonunda her şey, sanki Merkel yeniden bir partili arkadaşını Cumhurbaşkanı adayı olarak önerecek gibi görünüyordu. Ancak bu yöndeki işaretler, muhalefetle birlikte Joachim Gauck’u aday göstermek isteyen koalisyon ortağı Hür Demokrat Parti’de kızgınlıkla karşılandı. Hür Demokrat Parti’deki bu hiç de beklenmeyen başkaldırı, Hrıstiyan Demokrat Birlik çevrelerinde 'koalisyona karşı ihanet' olarak değerlendirilecek. Bunun nasıl sonuçları olup olmayacağı, henüz kestirilemiyor. Ancak Gauck’a yeşil ışık yakmak zorunda kalması Merkel’e yaradı. Çünkü sonuç olarak Cumhurbaşkanlığı makamı, parti politikasından çok daha önemli.”

© Deutsche Welle Türkçe

Derleyen: Hülya Topcu

Editör: Gezal Acer

Konuyla ilgili ses ve video dosyalarımız