1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

BASIN

20.12.2011 - Avrupa basınından özetler

Avrupa basını Kuzey Kore lideri Kim Jong İl'in ölmesi, Almanya Cumhurbaşkanı Christian Wulff'e yönelik eleştiriler ve Çek Cumhuriyeti eski Cumhurbaşkanı Vaclav Havel'in yaşamını yitirmesiyle ilgili yorumlara yer veriyor.

default

İspanya'dan sol liberal El Pais, Kuzey Kore lideri Kim Jong İl'in hafta sonunda kalp krizi geçirerek yaşamını yitirmesini ele alıyor. "Kuzey Kore'de ordu, kilit rol oynuyor" başlıklı yorum şöyle:

"Kuzey Kore'de torun nesli iktidara geldi. III. Kim şimdi, dünyanın İkinci Dünya Savaşı'ndan bu yana tanık olduğu, en gizemli, en yetersiz diktatörlüğün başına geliyor. Kim Jong İl'in ölümünün, 48 saat gecikme ile duyurulması, onun halefinin ordunun kendisine göstereceği sadakati güvence altına almak zorunda olduğu gerçeğine işaret ediyor. Kim Jong Un, güvenlik güçleri olmaksızın, sürekli olarak kıtlığın sınırında yaşayan ülkeyi yönetemez. Batı, Pyöngyang'a yapıcı öneriler sunma fırsatını değerlendirmeli. Belki de III. Kim küçücük bir açılımın bile bu Stalinist kutsal emanetin sorunlarını çözebileceğini görür."

Avusturya'dan Kurier gazetesi ise Almanya'da Cumhurbaşkanı Christian Wulff'un geçmişte aldığı özel kredi nedeniyle eleştirilmesini ele alıyor. Yorumda Almanya ve Avusturya birbiriyle kıyaslanıyor:

"Almanya Cumhurbaşkanı Christian Wulff istifa etmek zorunda kalacak. Bu, politikacıların istifalarının tıpkı güneş tutulması kadar nadir yaşandığı Avusturya'da garip karşılanan bir durum. Ancak Almanlar siyasetçilerinden, biz Avusturyalıların beklediğinden daha fazlasını talep ediyor. Özellikle Cumhurbaşkanı Wulff, arkadaşı olan girişimcilerden sadece uygun koşullarda özel kredi ve seyahat çeki almakla kalmadı, aynı zamanda Aşağı Saksonya Eyalet Parlamentosu'nu da doğru bilgilendirmedi. Avusturya yasalarına göre politikacılar, ister basit bir gezi, ister lüks bir seyahat olsun, kendilerini davet ettirebilir. Ancak yapılan bağış sonucunda bunu bağışlayan kişinin yararına bir karar verildiğinin ispat edilmesi halinde bu bir sorun haline gelir. Elbette şimdi politikacıların nasıl daha iyi gözetlenmesi, kontrol edilmesi gerektiği konusunda öneriler gelecektir. Ancak bu sırada, siyaset ve iş dünyası arasında ilişki kurulması yasağı getirilmesi kararı verilirse, bunun kimseye bir yararı olmaz. Tam tersine, Cumhurbaşkanı'nın yurtdışına yapacağı gezilere işadamlarını götürmesi çok önemli. Herkes, dürüst olmak ile yolsuzluk yapmak arasındaki farklı çok iyi biliyor. Ayrıca er ya da geç neredeyse bütün gerçekler gün yüzüne çıkıyor."

Fransız Katolik gazetesi La Croix, Çek Cumhuriyeti eski Cumhurbaşkanı Vaclav Havel'in vefatını yorumluyor:

"Vaclav Havel, 1980'li yılların sonunda Orta Avrupa'da demokratik ideallerin Komünist rejimler üzerinde sağladığı zaferin Lech Walesa ile birlikte bir sembolüydü. Çok çetin bir biçimde keyfi politikalara, insanî ve şiddetten uzak prensiplere dayanan bir muhalefet stratejisi ile karşı çıktı. Bu tiyatro adamının 29 Kasım 1989 tarihinde Çekoslovakya Cumhuriyeti'nin cumhurbaşkanlığına seçilmesi, tarihin bir ironisiydi. Akdeniz üzerinde devrim rüzgârlarının estiği ve bunalımın Avrupa Birliği üzerinde kara bulutlar gibi dolaştığı şu saatlerde Vaclav Havel'in anısı her insanda, 'özgürlük içinde yaşamanın sevincini' yeniden canlandırabilir."

© Deutsche Welle Türkçe

Derleyen: Hülya Topçu

Editör: Ercan Coşkun

Konuyla ilgili ses ve video dosyalarımız