1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

BASIN

20.12.2010 - Alman basınından özetler

Almanya Başbakanı Angela Merkel'in Afganistan ziyareti ile Hür Demokrat Parti Genel Başkanı ve Dışişleri Bakanı Guido Westerwelle'nin istifa çağrılarını reddetmesiyle ilgili yorumlar, bugünkü gazetelerde ağırlıkta.

default

Almanya ve Avrupa'nın birçok ülkesi son yılların en sert kışını geçiriyor. Aşırı kar yağışı ve buzlanma birçok kentte kara, hava ve demiryolu trafiğini felç etti. Financial Times Deutschland'a göre Almanya kışa yine hazırlıksız yakalandı:

"Geçen yılki soğuk ve bol karlı kışın ardından bu yıl tren garları, havaalanları ve havayolu şirketlerinin gerekli uyarıyı almış olması gerekiyordu. Ancak Almanya'nın birçok bölgesinde olup bitenlere bakılacak olunursa, kışa yine kötü ve ihmalkâr hazırlanıldığı görülüyor. Sorun trenlerin gecikmesi ya da uçuşların iptal edilmesi değil. Bu kaçınılmaz doğa olayıyla başetme yol ve yöntemleri, kökü derinlere dayanan yönetim ve idare sorununu gösteriyor. Havaalanı işletmecileri ve demiryolları yönetimi, terminaller ve tren istasyonlarında bir kaosun yaşanmasını engellemek için bir acil plan hazırlamalı ve böyle durumlarda bunu yürürlüğe koymalı."

Frankfurter Rundschau gazetesi ise bugünkü sayısında Almanya Başbakanı Angela Merkel'in Afganistan ziyaretini ele alıyor:

"Angela Merkel bu haftasonu yaptığı ziyarette, sanki bu savaşla hiçbir ilgisi yokmuş gibi konuştu. Ne bu savaşı haklı çıkarmaya, ne de özeleştirel bir tavırla savaşı yeniden tanımlamaya çalıştı. Afganistan'daki Alman birliğindeki askerlerle, sanki bu misyonla ilgili karar verenlerden biri gibi değil de, askerlerle aynı teknedeymiş, onlarla aynı konumdaymış gibi konuştu. Merkel hem Afganistan, hem de Almanya'da savaş sözcüğünü ifade etmekten çok daha önemli bir noktayı sakındı: Sorumluluk üstlenip, başarısız olan Afganistan misyonundan gerekli sonuçları çıkarmayı."

Dresdner Neueste Nachrichten aynı konuyla ilgili şu yorumu yapıyor:

"Angela Merkel de Hindikuş'taki Alman askerlerinin çatışmaların, savaşın içinde yeraldığını teslim ediyorsa, o zaman bu konuya gerçekçi biçimde yaklaşılmasının zamanı geldi demektir. Ne de olsa Afganistan'da dokuzu bu yıl olmak üzere toplam 45 Alman askeri öldü. Afganistan'ın kuzeyindeki bu askerleri Noel öncesinde ziyaret etmesi, Merkel'in hanesine olumlu bir puan olarak kaydedilecektir. Ancak Almanya'nın Afganistan misyonun görünümü, bu ziyaretin ardından düzelmiyor. Afganistan'da bundan sonra ne olacak? Bu sorunun yanıtı, Merkel'in Alman askerlerini ziyaret etmesinin ardından da belirsizliğini koruyor."

Hamburger Abendblatt'da ise aynı konuyla ilgili olarak şu satırları okuyoruz:

"Angela Merkel nihayet Afganistan gerçeğini kabul etti ve bu misyonun adını koydu: Askerler savaştaki gibi mücadele ediyorlar. Merkel askerlerin bir savaşta yeraldığını, mücadele ettiğini de söyleyebilirdi. Ancak bu son tereddütü, Alman politikasının tepki toplayan savaş sözcüğüne ne kadar kararsız yaklaştığını gösteriyor."

Bugünkü gazetelerde yer bulan bir başka konu ise Hür Demokrat Parti Genel Başkanı, Dışişleri Bakanı Guido Westerwelle'nin bazı partili arkadaşlarının kendisine yaptığı istifa çağrılarını reddetmesi. Münchner Merkur'a göre Hür Demokrat Parti'nin gidişatı kötü:

"Westerwelle inatçı bir biçimde görevde kalma konusunda ısrar ediyor. Bir bakıma çökecek olsa da çatıyı terketmiyor. Bu, Liberaller için, bütün gücüyle bir sonraki buzdağına doğru ilerleme anlamına geliyor. Hür Demokrat Parti'nin içinde bulunduğu geminin adı da Titanic."


Braunschweiger Zeitung ise aynı konuyla ilgili yorumunda farklı bir görüşü savunuyor:

"Hür Demokrat Parti'nin Genel Başkan Westerwelle olmaksızın daha iyi şansa sahip olacağı bir safsata. 49 yaşındaki politikacı çok uzun süreden beri bir bakıma, yeri kolay kolay doldurulmayacak bir marka haline geldi. Westerwelle'nin yerine adı geçen, Hür Demokrat Partili Sağlık Bakanı Philipp Rösler ile Parti Genel Sekreteri Christian Lindner, bu görevi kabul etmeyeceklerinin işaretini verdiler. Her ikisi de Genel Başkanlık ayakkabasının kendilerine çok büyük geleceğini biliyorlar."


© Deutsche Welle Türkçe


Derleyen: Hülya Topcu


Editör: Murat Çelikkafa