1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

BASIN

20.10.2010 - Alman basınından özetler

Bugünkü Alman gazetelerinin ağırlıklı konusu, Cumhurbaşkanı Christian Wulff'un Türkiye ziyareti ve dün TBMM'de yaptığı konuşmada verdiği mesajlar.

default

Süddeutsche Zeitung'un Türkiye temsilcisi Kai Strittmatter, Wulff'un TBMM'deki konuşmasında hem Türk, hem de Alman kamuoyuna mesajlar verdiği görüşünde:

"Wulff dün Türk parlamentosunda konuşma yaptı, ama aynı zamanda Alman kamuoyunun da önündeydi, konuşmada bir çuval dolusu mesaj verdi. Türkiye'nin yeni dış politikasını övdü, ama İsrail'le barışması konusunda uyarıda bulundu. Türkiye'deki demokratik reformları takdir etti ve Hrıstiyanların dışlanmasının son bulmasını istedi. Almanya'da yaşayan, ülkeye uyum sağlamış Türkleri övdü, suç işleyenler, maçolukla böbürlenenler, eğitimi ve çaba göstermeyi reddedenlere karşı mücadele edileceğini belirtti."

Ostsee-Zeitung aynı konuyla ilgili yorumunda şu görüşlere yer verdi:

"Türkiye'de eleştirilecek noktalar var, ama ülkenin son yıllarda kaydettiği gelişmelere bakıldığında övülecek noktalar çok daha fazla. Türkiye'nin hızlı biçimde AB'ye üye olması gerçekçi değil. Ancak bu ülkenin vatandaşları ve Almanya'da yaşayan eski Türk vatandaşları bu konuda, açık ve adil bir süreç talep etme hakkına sahip. Cumhurbaşkanı Wulff bunu gösterdi. Ankara'da yaptığı konuşmada, doğru sözcükleri buldu."

Neue Osnabrücker Zeitung'da aynı konuyla ilgili yorumda şu satırları okuyoruz:

"Büyükanneleri, büyükbabaları, Anadolu'dan Berlin, Münih ya da Duisburg'a göç edenlerin 'göçmen kökenli vatandaşlar' yerine, nihayet 'Alman' olarak tanımlanmalarının zamanı geldi. Bu değişimi Türkiye de kabul etmeli. Türkiye'de Neukölln'ü, Ankara'nın diasporası olarak gören politik güçler var. Wulff Türkiye'de bir noktayı daha sert biçimde kınayabilirdi: İstanbul ve Anadolu'da yaşayan Hrıstiyanlar'ın istikrardan uzak durumlarını. Türkiye'de önceden olduğu şimdi de din özgürlüğü sadece kâğıt üzerinde mevcut. 20. yüzyılın başlarında bölgede halkın yüzde 20'si Hrıstiyandı. Günümüzde ise Türkiye'nin yüzde 99'u Müslüman. Ankara Avrupa'ya yaklaşmak istiyorsa, Hrıstiyan azınlığın dışlanmasını durdurmalı."

Hannoversche Allgemeine Zeitung yorumunda, Türk milletvekillerini Wulff'un konuşmasına ilgi göstermedikleri için eleştiriyor:

"Wulff iki Almanya'nın birleşmesinin yıldönümü olan 3 Ekim'de daha fazla anlayış ve diyalog talep eden sözlerini bu kez İslâm'ın şekillendirdiği Türkiye'de Hrıstiyan azınlığın aynı haklara sahip olması, inançlarını yaşabilmeleri için dile getirdi. Wulff İslam'ın Almanya'nın bir parçası olduğunu söylemişti. Ancak aynı şekilde Hrıstiyanlığın Türkiye'nin bir parçası olduğunu iddia etmek, safça bir hayal olur. Türk parlamentosunda az sayıda milletvekilinin konuğun yaptığı konuşmaya ilgi göstermesi yazık. Türkiye'nin önemli partner ülkelerinden birinin Cumhurbaşkanı, yarısı boş bir salona konuşma yaptı. Berlin'de Alman federal meclisinde böyle bir konuşma olsa, sırf konuğa duyulan saygı nedeniyle hiç yer boş kalmazdı. İslâm'a destek veren Wulff'un birçok Türk milletvekili tarafından yalnız bırakılması, terkedilmesi bir hâyâl kırıklığı."

Konuyla ilgili aktaracağımız son yorum, Badische Zeitung'dan:

"Cumhurbaşkanı Wulff Türk parlamentosunda iyi bir konuşma yaptı. Konuşmada Almanya'da yaşayan Türk kökenli göçmenlere doğrudan seslendi, onların Cumhurbaşkanı olduğunu söyledi. Böylesine açık bir teyit nedeniyle bazı göçmenlerin maço kültürüne sahip olmasını da çok net biçimde eleştirebilme hakkını gördü. Wulff tartışmalı diğer konularda da duyarlılığını kanıtladı. Dolaylı da olsa Hrıstiyan Birlik Partili birçok politikacıdan farklı olarak Türkiye'yi AB üyesi olarak tahayyül edebileceğini ima etti. Bu birçok Türk politikacının ruhuna ilaç gibi gelmiş olmalı. Övgü dolu sözler, Türk politikacıların, Cumhurbaşkanı Wulff'un Türkiye'deki Hrıstiyan azınlığın dışlanmasına yönelik eleştirilerini kabul etmelerini kolaylaştırabilir."

© Deutsche Welle Türkçe

Derleyen: Hülya Topcu

Editör: Beklan Kulaksızoğlu