1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

BASIN

20.10.2009 - Alman basınından özetler

Bugünkü Alman gazetelerinde Almanya’daki domuz gribi aşısıyla ilgili tartışmalar, İran’ın nükleer programıyla ilgili müzakereler ve Afganistan’da yeniden seçime gidilmesi çağrılarına ilişkin yorumlar göze çarpıyor.

default

Sttutgarter Nachrichten gazetesi yorumunda Almanya’da bu ay sonunda başlayacak domuz gribi aşı kampanyası ve aşının olası yan etkileri konusuna değiniyor:

“Her aşıda olduğu gibi, domuz gribi aşısında da aşıyı yaptıracak olan kişinin, aşının fayda ve olası risklerini karşılaştırıp ona göre karar vermesi gerekiyor. Domuz gribine yakalanma riski nedir? Bu hastalık nedeniyle ölüm riski ne kadardır? Ve aşının yan etkilerinden ne denli musdarip olunabilir? Birçokları için bu karşılaştırma aşı yaptırmama nedeni olabilir. Zira domuz gribinin nispeten hafif bir grip türü olduğu anlaşılıyor. Ancak virüsün genetik değişime uğrayabileceği bir sonraki salgında işler tersine dönebilir. Belki o zaman salgınla aşı kampanyasıyla mücadele edenler hatalarından ders çıkarmayı başarmış olurlar.”

Frankfurter Allgemeine Zeitung da Almanya’da politikacılarla vatandaşlara ayrı domuz gribi aşıları yapılması planlarıyla ilgili tartışmaları değerlendiriyor:

“Bu skandal şayet senaryosu mantıklı olsaydı, bir tiyatro oyununa konu olabilirdi. Tabi siyasilere yapılacak “özel aşının” vatandaşa yapılacaklardan daha etkili olduğu kesinleşseydi. Ancak bu iddialar yersiz. Zira aşı çok önceden sipariş edilmişti. Bu aşının daha etkili olduğu da kanıtlanmış değil. Piyasa sürülmeden önce yapılan sayısız testler ve bununla ilgili yıllara dayanan tecrübeler, aşıları “kaliteli ya da kalitesiz” diye ayıracak somut örnekler ortaya koyamıyor. Aşıların ne denli yararlı olduğu ancak çok sonra ortaya çıkacak. Ancak politikacılara “birinci sınıf”, vatandaşa ise daha düşük kaliteli aşı yapılacağı yönündeki komplo teorileri dayanaktan yoksundur.”

Neue Osnabrücker Zeitung ise bugünkü yorum sütunlarına dün Viyana’da Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı’nın evsahipliğinde İran ve BM Güvenlik Konseyi’nde veto hakkına sahip beş ülkeyle Almanya’nın bir araya geldiği nükleer müzakereleri taşımış:

“İran’ın dünyayı, nükleer programının salt barışçıl amaçlar güttüğü konusunda ikna etmesinin vakti geldi. Bu ancak Rus ve Fransız uzmanlarının kendi ülkelerinde İran’dan gelen uranyumu bilimsel araştırmalar kapsamında zenginleştirmeleriyle ve İran’ın Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı’nın denetçilerine tesislerini açmasıyla mümkün olabilir. Böyle bir işbirliği her iki tarafa da fayda sağlar. Nükleer güç sahibi ülkeler bu sayede istedikleri güvenceye, İran da gelişmiş bir atom programına kavuşmuş olur. İran Devrim Muhafızları’na yapılan saldırı, acil işbirliğinin gerekli olduğunu ortaya koydu. Silahlı gruplar Pakistan’a misilleme tehditleri savururken, İran Cumhurbaşkanı Ahmedinejad, daha ılımlı bir yaklaşımla teröristlerin tutuklanacağını söylüyor. Tahran yönetiminin atom bombasına kavuşması durumunda işin nereye varabileceğini kestirmek zor olmasa gerektir.”

Afganistan'da 20 Ağustosta yapılan devlet başkanlığı seçimlerinde usulsüzlük yapıldığı gerekçesiyle, görevdeki Devlet Başakanı Hamid Karzai'nin seçimlerdeki en büyük rakibi eski Dışişleri Bakanı Abdullah Abdullah iki aday arasında yeniden seçim yapılmasını istiyor. Hamid Karzai'nin de bugün konuyla ilgili bir açıklama yapması bekleniyor. Nürnberger Nachrichten gazetesinin Afganistan'daki seçim belirsizliğiyle ilgili yorumu şöyle.

“Mevcut durum karşısında AB'nin yaptığı gibi, Afganistan'daki cumhurbaşkanlığı seçiminin tekrarlanmasının talep edilmesi demokratik olsa da hedeften sapma anlamına gelir. Kış mevsiminin kapıya dayanması ve Taliban unsuru göz önüne alındığında yeniden sandık başına gidilmesi 20 Ağustostaki seçimlerden daha büyük engellerin aşılmasını gerektirir. Şimdi daha gerçekçi çözüm yolları üzerinde durulmalıdır. Örneğin Afganistan Ulusal Meclisi Loya Jirga toplanıp, uygun bir çözüm bulabilir.”

Derleyen: Meltem Karagöz

Editör: Ahmet Günalatay