1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

BASIN

20.09.2010 - Alman basınından özetler

Alman gazetelerinde bugün Afganistan'daki seçimler, Hür Demokrat Parti'de yaşanan liderlik tartışması, Merkel hükümetinin nükleer enerji politikalarına itirazlar ve aşırı sağcı iki partinin birleşmesi öne çıkan konular.

default

Neue Osnabrücker Zeitung gazetesi usulsüzlük, hile ve saldırıların gölgesinde yapılan Afganistan genel seçimlerini mercek altına alıyor:

“Batı, 9 yıl önce Afganlılara güvenlik ve demokrasi sözü vermişti. Genel seçimlerde seçim merkezlerine yüzlerce saldırı düzenlenmesi ve bunun sonucunda çok sayıda insanın hayatını kaybetmesi, vaat edilenle gerçekler arasındaki farkı gözler önüne seriyor. Taliban’a karşı askeri mücadele kaybedildi, ülkeden çekilme takvimi de kesinleşti. Bir gün eğer gerçekten de Afganistan’da demokratik seçimler yapılırsa kazanacak olan bugünden belli. Seçimin galibi Taliban olacaktır.”

Süddeutsche Zeitung gazetesi ise Afganistan’daki genel seçimlere ilişkin şu değerlendirmeyi aktarıyor:

“Oy vermeye gittiğinde ölümü göze almak zorunda olan bir kişi evde kalmayı tercih eder. Hafta sonunda Afganistan’da yapılan seçimler işte bu gerçeği ortaya koydu. Seçimlerde oy kullananların sayısı Batı’nın umduğundan çok daha az çıktı. Seçimlerde oy kullanmamış olmaları Afganların çoğunluğunun demokrasi karşıtı olduğu anlamına gelmiyor. Aksine oy vermek istiyorlar. Ancak kendilerini temsil etmeyen bir siyasi sistem istemiyorlar. Adayların çoğunluğu da güven vermiyor. Batı seçim sonuçlarını övmekten itinayla kaçınmalıdır.”

Almanya’nın gündeminde yer alan bir diğer konu da iktidar ortağı Hür Demokrat Parti’de yaşanan liderlik tartışması. Kamuoyu yoklamamalarıyla ortaya çıkan oy oranlarındaki büyük düşüş partinin lideri Guido Westerwelle’nin liderlikten ayrılabileceği imasında bulunmasına yol açtı. Rhein-Neckar Zeitung gazetesi şu yorumu aktarıyor:

“Guido Westerwelle laf olsun diye böyle bir imada bulunmayacak kadar tecrübeli bir siyasetçi. Bu açıklamayı yapan Westerwelle, kamuoyu yoklamalarında elde ettikleri kötü oy oranına rağmen parti içinde rakibi olmadığını biliyor. Genel Sekreter Lindner çok genç, Sağlık Bakanı Rösler önce sağlık reformuyla kendini ispatlamak zorunda, Ekonomi Bakanı Brüderle’nın ise karizması yok. Liberallerin, parti liderinin arkasında birleşmek dışında seçenekleri yok.”

Alman hükümetinin nükleer santrallerinin faaliyet süresini uzatma kararı düzenlenen gösterilerle protesto edildi. Neue Westfaelische gazetesi Merkel Hükümeti'ne karşı direniş olduğunu aktarıyor:

“Nükleer enerji karşıtı hareket ve direniş genişliyor. Daha fazla üretilecek olan nükleer atıkların imha edilmesi konusunda bir yöntem belirlenmemiş olunması Hrıstiyan Demokrat partili seçmenleri öfkelendiriyor. Merkel, parlamento dışı geniş bir muhalefetle karşı karşıya. Merkel bu politikasıyla Sosyal Demokrat Parti ile Yeşillerin yeniden yakınlaşmasına yol açtı.”

Neue Osnabrücker Zeitung gazetesi Almanya’da muhafazakâr partilerinin sağında siyasi boşluk olduğu yönünde tartışmaların yaşandığı bir dönemde aşırı sağcı Nasyonal Demokrat Parti (NPD) ile Alman Halk Birliği’nin (DVU) birleşmesini yorumluyor. Yorumda “Yeni bir sağcı popülist bir parti mi doğuyor?” sorusuna yanıt veriliyor:

“Her iki parti ayakta kalabilmek için birleşiyor. Usulsüzlük nedeniyle para cezalarına çarptırılan NPD’nin parası bitiyor, DVU da yaşlı adamlar topluluğundan öte bir anlam ifade etmiyor. Söylemleri itibariyle de durumları pek parlak değil. Her iki parti de geniş kitleler açısında oy verilebilecek nitelikte değil. Ancak devlet yine de gözlerini bu aşırıların üzerinden ayırmamalı. Böylelikle gerçek niyetleri gelecekte de açıkça ifşa edilmeli.”

© Deutsche Welle Türkçe

Derleyen: Değer Akal

Editör: Ahmet Günaltay