1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

BASIN

20.04.2011 - Avrupa basınından özetler

Bugünkü Avrupa basınının ağırlıklı konuları Suriye'de olağanüstü hâlin 48 yıl sonra kaldırılması, Küba'da Fidel Castro'nun Komünist Parti yönetiminden tamamen çekilmesi ve ABD ekonomisinin içinde bulunduğu durum.

default

Suriye'de Bakanlar Kurulu, Olağanüstü Hal Yasası'nı kaldırma kararı aldı. Muhaliflerin şiddetli protesto gösterilerinin ardından alınan kararla ilgili olarak Avusturya'dan liberal Der Standard gazetesi şu yorumu yapıyor:

"Şüphe uyandırıcı etkisine rağmen Batı'nın Libya'ya askerî müdahalesi, er ya da geç başka bir yerlerde daha talep edilecektir. ABD şimdilik Suriye'de, İslamcı bir parti ile çok sıkı biçimde haşır neşir olan, muhalif bir televizyon kanalına sunduğu mali desteği sınırlandırdı. Hem bu konuda, hem de Esad rejimi hakkında sadece aynı tespitte bulunulabilir: Yaşanılanlardan hiçbirşey öğrenmediler."

İspanya'dan El Periodico de Catalunya bugünkü sayısında, Küba'da Komünist Parti'nin düzenlediği kongreyi ele alıyor. Gazete, Fidel Castro'nun yönetimden tamamen çekilmesini şöyle değerlendiriyor:

"Komünist Küba'da yapılan bu parti kongresinden, 14 yıldan bu yana ilk kez politik bir değişim çıkmasını bekleyenler, acı biçimde hayal kırıklığına uğradı. Kongre'de bir Castro'yu bir sonraki takip etmiş oldu. Daha önce ilan edilen, parti yönetiminin gençleştirileceği yönünde yapılan açıklamaların sonucunun ne olduğu da, iki parti sekreterinin 80 yaşında olmasından çıkarılabilir. Parti kongresinin asıl amacı, ülkenin ekonomik olarak dışarıya açılması sürecinin ilerletilmesiydi. Ancak ülkedeki sistemde değişen hiçbir şey yok. Sistem eskiden olduğu gibi bundan sonra da planlı ekonomiye ve üretim malzemelerinin devlete ait olması prensibine dayanıyor. Küba ne Glasnost ve Perestroyka denilen reform programlarını uygulayan Sovyetler Birliği'ni örnek alıyor, ne de Vietnam ve Çin modelini."

İsveç'ten muhafazakâr Svenska Dagbladet aynı konuyla ilgili yorumunda, şu görüşü savunuyor:

"Fidel Castro, Komünist Parti'deki bütün görevlerinden vazgeçti. Kardeşi ve mirasçısı Raul, Küba'da artık görevlerin sadece belirli bir süre geçerli olacağını ilan etti. Ülke Fidel Castro dönemini atlattı. Ama diktatör hâlâ var. Raul Castro parti kongresinde partililerden devrim düşmanlarına karşı paramiliter faaliyetlerde bulunmalarını istedi. Ancak Fidel Castro'nun istifası ile önemli, resmî bir engel her halükârda ortadan kalkmış oldu. Tarihteki Komünist parantezler kaçınılmaz sonlarıyla karşı karşıya geliyor. Komünizm, hiçbir şey getirmedi."

Fransız Le Monde gazetesi ise bugünkü sayısında ABD'nin içinde bulunduğu borç batağını ve uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu Standard & Poor's'un, ülkenin kredi notunu 'durağan'dan, 'negatif'e düşürmesini değerlendiriyor:

"Atlantik'in iki tarafındaki sorulan soru, tarafları aynı sonuca çıkardı: Bu borç batağını kim ödeyecek? Bu sorunun yanıtı dile getirilemese ya da dile getirilmemesi gerekse de herkes biliyor ki, burada ya da ABD'de giderek artan borçlar, hiçbir zaman tamamen ödenemeyecek. ABD ya da Avrupa'da yaşayan her birey er ya da geç, bunu kendi cebinde hissedecek. Şimdiye kadar zaten katkı sağlayan işçi ve memurlar, yatırımcılar, vergi ödeyenler, belki bankacılar ve liste böyle devam ediyor. Dünya, krizin yükünün paylaştırıldığı, yeni bir döneme girdi. Bu meydan savaşında Amerika önemli bir silaha, dünya para birimi, dolara sahip. Kriz henüz bitmiş değil. Standard & Poor's, ABD'nin kredi notu ile ilgili aldığı kararla bize bu krizin daha pahalıya malolacağını hatırlattı. Hem de herkese."

© Deutsche Welle Türkçe


Derleyen: Hülya Topçu


Editör: Murat Çelikkafa