1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

BASIN

20.04.2011 - Alman basınından özetler

Bugünkü Alman gazetelerinin ağırlıklı konuları Suriye’de 48 yıllık Olağanüstü Hâl'in kaldırılması ile ABD’nin uzun vadeli kredi notunun düşürülmesi.

default

Haftalardır protestolara sahne olan Suriye’de Beşad Esad yönetimi muhalefetin önemli bir talebini yerine getirdi. Ülkede 48 yıldır yürürlükte olan Olağanüstü Hâl Yasası, Bakanlar Kurulu kararıyla kaldırıldı. Financial Times Deutschland konuyla ilgili yorumunda, aslında bunun sadece bir göz boyama olduğu görüşünde:

“Çünkü Devlet Başkanı Beşar Esad Olağanüstü Hal Yasası’nın yerine geçecek Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Yasası ile Terörle Mücadele Yasası’nı da aynı şekilde hiçbir sorunla karşılaşmadan barışcıl gösteri yapan protestoculara karşı kullanabilir. Resmi açıdan nasıl yorumlandığına bakılacak olunursa, hükümete karşı gösteri yapan her muhalif, Esad rejminin gözünde bir suçlu ve aşırı dinciden farklı değil. Ya da en azından onların etkisinde kalmış, görüşlerinin aşılandığı kişiler olarak görülüyorlar. Esad rejimi Olağanüstü Hâl Yasası olmadan da protesto hareketini acımasızca bastırmaya yarayan bir hukukî yapıya sahip."


Hessische/Niedersächsische Allgemeine de aynı konuyla ilgili yorumunda benzer kaygıları dile getiriyor:

„Suriye’deki başkaldırının, Mısır örneğini takip ettiği yönündeki işaretler giderek artıyor. Suriye Devlet Başkanı Beşar Esad, bir yandan göstericilere ateş açtırırken, diğer yandan da onlara boş vaatlerde bulunuyor. Demokratik reformlar konusunda ahkâm kesiyor. Ama bu yapı içinde kendi iktidarını sadece küçük çapta değiştirmeye yanaşıyor.“

Bugünkü gazetelerin geniş yer verdiği bir başka konu ise Uluslararası Kredi Derecelendirme Kuruluşu Standart & Poor’s’un ABD’nin uzun vadeli kredi notu görünümünü ‘durağan’dan ‘negatif’e çevirme kararı. Westdeutsche Zeitung konuyla ilgili yorumunda şu görüşü savunuyor:

"Umut edilsin ki, Başkan Obama ve Cumhuriyetçiler, durumun ciddiyetini kavrasınlar. Belki de bu sayede ideolojik tartışmalarını bir kenara bırakıp, hangi tasarruf programının ülke için doğru olduğunu görüşüp, bu borç kaosundan çıkılabilmesi için yapıcı bir çözüm üzerinde çalışırlar."


Frankfurter Allgemeine Zeitung ise konuyla ilgili yorumunda şu satırlara yer veriyor:

“Başkan Obama mucizevi tasarruflar ve zenginlere yüksek vergiler getirilmesiyle, sosyal güvenlik sistemine ağırlık veriyor ve bu alandaki hizmetleri çok yüksek masraflar olmaksızın ayakta tutmaya çalışıyor. Cumhuriyetçiler ekonomik büyümeyi engelleyeceği gerekçesiyle her türlü vergi zammını reddediyor. Cumhuriyetçiler de tıpkı Demokratlar gibi tasarruf planlarında ideolojik hedefler güdüyor. Ancak Amerika'nın siyasi açıdan engellenmesinin asıl nedeni, Başkan Obama'nın yaşlanan bir toplumda sosyal yardımların eskiden olduğu gibi böylesine cömert biçimde yapılamayacağı bakış açısını reddetmesi. Sosyal reformcu Obama'nın savunduğu bu düşünceler en az 20 yıl önce flas etmişti. Siyasi partilerin uzlaşmazlığı yüzünden, bütçedeki ciddi düzenlemeler ancak 2012 yılındaki Başkanlık seçimlerinden sonra şekillenmeye başlayabilir. Amerikan devlet tahvillerinin notu tehlikede.”

© Deutsche Welle Türkçe


Derleyen: Hülya Topcu


Editör: Murat Çelikkafa