1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

DÜNYA

2003'te terör saldırıları birbirini izledi

Kazablanka, Riyad, İstanbul... Bu üç kent de 2003 yılında acı bir şöhrete kavuştu. Bu yıl yüzlerce insan teröre kurban olurken, uzmanlar saldırıların büyük bir kısmının El Kaide gibi radikal İslamcı grup ve örgütler tarafından yapıldığını öne sürdü. 2003 yılının terör bilançosu acıydı...

İstanbul'da Kasım ayında art arda yaşanan saldırılar 61 kişinin ölümüne oldu

İstanbul'da Kasım ayında art arda yaşanan saldırılar 61 kişinin ölümüne oldu

Yıl başında ABD Başkanı George W. Bush, 2003 yılının terör yılı olmayacağını ilan ederken, Ulusa Sesleniş konuşmasında El Kaide gibi terörist örgütlerin de faaliyetlerini geriletmek zorunda kaldıklarını açıklamış ve ”Teröristler bizden kaçıyor, bizde onları kovalıyoruz. Birbiri ardına Amerikan adaletinin ne olduğunu öğreniyorlar" diyordu.

Ancak Başkan Bush bu durum değerlendirmesinde büyük bir hata yapıyordu. Nasıl 2002 yılı Bali ve Cerba saldırılarıyla ünlendiyse, 2003 yılı da terörün hakim olduğu bir yıl olarak belleklerde kalacak.

Başlangıç Tel Aviv ’de oldu

Terör, Ocak ayında 2003 yılının ilk kurbanlarını aldı: Tel Aviv’de meydana gelen iki patlamada en az 20 kişi yaşamını yitirdi. Bu, 2003 yılı için terörün yalnızca başlangıcıydı. İlkabahar aylarından itibaren uluslararası terör saldırıları artarken, İslamcı grupların saldırılarının yoğunlaştığı göze çarptı. Uzmanlar, bu gelişmeyi ABD‘nin Irak lideri Saddam Hüseyin’i devirmek için açtıkları savaşa bağladı. Alman Gizli Haberalma Servisi Başkanı August Hanning, El Kaide lideri Usame Bin Ladin’in amaçlarını şöyle açıklıyordu:

”Bin Ladin’in amacı bir yandan Amerikan birliklerini Arap yarımadasından kovmak ve Afganistan ile Irak’taki işgal sürecini biran önce sona erdirmektir. Öte yandan Amerikalılar’la işbirliği yapan batılı işgal güçlerine – ki bunları ”dinsizler koalisyonu” olarak adlandırıyor – karşı eylam yapmaktır.”

Saldırılar birbirini izledi

Gerçekten de teröristler acımasızca saldırılarına devam ediyordu. 12 Mayıs’ta Suudi Arabistan’ın başkenti Riad’ta bir dizi saldırı, 35 ölü. 16 Mayıs’ta Kazablanka’da beş ayrı yere eşzamanlı saldırı, 45 ölü. 5 Ağustos‘ta Cakarta’da bir otele saldırı, 12 ölü. 19 Ağustos: Bağdat’taki BM merkezine saldırı, aralarında BM Özel Temsilcisi Sergio de Mello’nun da bulunduğu 22 ölü. 29 Ağustos‘ta Necef’te Şiiler‘e saldırı, 81 ölü. 8 Kasım‘ta Riyad’ta bir siteye saldırı, 18 ölü. Ve Kasım ortasında İstanbul’daki kanlı saldırılar, dört bombalı eylemde 61 kişi yaşamını yitirdi. Son olarak da Rusya’nın güneyinde bir trene saldırı, 42 ölü.

Kanıt bulunmamasına rağmen, bu saldırıların çoğunun El Kaide ile bağlantılı olduğu tahmin ediliyor. İngiliz terör uzmanı Paul Rogers, El Kaide’nin yerel örgütlerle işbirliği yaptığına dikkat çekiyor ve ”El Kaide hiyerarşik yapısı olan bir örgüt değil. Daha çok esnek bir ağa benziyor. Ama antiamerikan tavır ve El Kaide’ye destek artıyor" diye konuşuyordu.

Teröre karşı strateji yok

2003 yılı her ne kadar terör yılı olarak belleklerde kalsa da olumlu bazı gelişmelerin de yaşandığı bir yıl. Birçok ülkede teröristler ve terörü destekleyen kişiler yakalandı. Ayrıca terör eylemleri din adamları ve politikacılarla, Müslümanlar tarafından da kınandı. Ancak uluslararası topluluk teröre karşı ortak bir strateji geliştirmekten henüz çok uzak.

DW TÜRKÇE'Yİ TAKİP EDİN