1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

BASIN

20.01.2011 - Alman basınından özetler

Bugünkü Alman gazetelerinde AB Dönem Başkanlığı'nı üstlenen Macaristan'ın Başbakanı Viktor Orban'ın Avrupa Parlamentosu'nda yaptığı konuşma ve Çin Devlet Başkanı Hu Jintao'nun ABD ziyaretiyle ilgili yorumlar ağırlıkta.

default

AB'nin Dönem Başkanlığı'nı 1 Ocak'tan itibaren devralan Macaristan, tartışmalı Basın Yasası nedeniyle son haftalarda sıkça eleştirildi. Yasa ve izlediği politikalar nedeniyle aynı şekilde eleştiri oklarına maruz kalan Macaristan Başbakanı Viktor Orban, dün Avrupa Parlamentosu'nda bir konuşma yaptı. Duygusal bir konuşma yapan Orban, ülkesine yöneltilen eleştirileri geri çevirdi. Frankfurter Allgemeine Zeitung yorumunda şu satırlara yer veriyor:

"Hiç kimsenin onurundan şüphe duymadığı Macaristan'ın, AB Dönem Başkanlığı'na böylesine bir başlangıç yapması, üzücü. Böyle devam edemez. Avrupa'daki bütün politikacılar, Basın Yasası'yla ilgili tartışmanın sıcağında yanmamaya ilgi göstermeli. Sanki Avrupa'nın bundan başka sorunları, kaygıları yok."

S ü ddeutsche Zeitung ise Orban'ın tavrını eleştiriyor:

"Demokratik münakaşa, anlaşılan Viktor Orban'ın işi değil. Avrupa Parlamentosu milletvekillerini, ülkesindeki Basın Yasası'nı eleştirdikleri ve reddettikleri için, Macaristan halkını rencide etmekle suçlayan bir kişi, açık bir tartışmaya ya da ihtilafa girme duygusundan yoksun demektir."


Tagesspiegel ise şu değerlendirmeyi yapıyor:

"Orban'ın AB milletvekilleri önünde Basın Yasası'nı, kendi iç politik meseleleri olarak sunma girişimi ve buna yönelik eleştirilerin, bütün Macaristan'a yönelik eleştiri oılarak kabul edileceği yönündeki iması, buna anlayış gösterilmesini sağlamıyor. Orban anlaşılan bu tartışmanın asıl ne hakkında olduğunu hâlâ anlamış değil. Burada bütün Avrupa Birliği'nin güvenilirliği sözkonusu."

Mittelbayerische Zeitung'un yorumu da eleştirel:

"Viktor Orban Macaristan'da otoriter bir rejim kurmak üzere. Bu noktada örnek aldığı, Rusya'da Vladimir Putin'in güdümlü demokrasisi mi, yoksa Macaristan'da 1930'lu yıllardaki 'light-faşizm' dönemi mi, Avrupa açısından çok da farketmez. Çünkü Avrupa için her ikisi de tahammül edilemez."

Dört günlük bir ziyaret için Washington'da bulunan Çin Devlet Başkanı Hu Jintao'nun temasları gazetelerin yer verdiği bir başka konu. Schw ä bische Zeitung, konuyu şöyle yorumluyor:

"Bütün dünya Çin Devlet Başkanı ve Komünist Parti Başkanı'nın ziyaretinin, iki ülke arasındaki ilişkinin iyileşmesine yardım edeceğini umut ediyor. İklim değişimi, Kuzey Kore, nükleer silahların yayılmasının engellenmesi, bu iki büyük güç olmaksızın çözümlenemeyecek sorunlardan birkaçı."


Ostth ü ringer Zeitung ise geçen yıl Nobel Barış Ödülü'ne layık görülen Çinli muhalif Liu Şiaobo'nun ödülü almak için yurtdışına çıkışına Çin yönetimince izin verilmediğini hatırlatarak şu görüşleri savunuyor:

"Oslo'daki ödül töreninde boş kalan sandalye, Nobel Barış Ödülü sahibi Barack Obama için, Çin'in vatandaşlık hakları konusundaki sansasyonel eksikliklerini açık ve net bir şekilde dile getirme yükümlülüğü olmalı."

Schweriner Volkszeitung ise aynı konuyla ilgili yorumunda, Çin'in gerekli gördüğü hallerde kendi çıkarlarını uluslararası devletler topluluğunun çıkarlarından üstün tutacağı görüşüne yer veriyor:

"Hu, gelecekte ilişkileri karşılıklı saygının belirlemesi gerektiği yönündeki ifadesiyle aslında şunu kastetti: Çin büyük tavizler verme niyetinde değil, buna sıcak bakmıyor."

© Deutsche Welle Türkçe

Derleyen: Hülya Topçu

Editör: Beklan Kulaksızoğlu