1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

BASIN

20.01.2010 - Avrupa basınından özetler

Haiti’de bir hafta önce yaşanan depremin ardından yeniden imar yarışı ve bugün görevde birinci yılını dolduran ABD Başkanı Barack Obama ile ilgili değerlendirmeler Avrupa basınında geniş yer alıyor.

default

İtalyan Corriere della Sera gazetesi, Haiti'yi ABD Başkanı Obama için yeni bir sınav olarak nitelendiriyor:

“Haiti depremin ardından sadece okullarından, hastanelerinden değil, devletinden de oldu. Ülkede hükümet, devlet idaresi, altyapı ağır yara aldı. Obama, ABD’nin sunduğu mali ve askeri yardımın boyutu ve hızı gözönüne alındığında haklı olarak yardım faaliyetlerinde öncülük talebinde bulundu. Bu talep Paris ve Pekin’i rahatsız etti. Bu rahatsızlığın ilk işaretleri de gelmeye başladı. Şimdi Obama’nın askerî ve insanî yardımın nasıl bir çehreye sahip olacağına karar vermesi gerek. Etik-emperyalist bir şirketin çehresi mi yoksa BM tarafından meşru kılınmış bir görev mi? Haiti, 2010 yılında Obama’yı bekleyen en zorlu kararlardan biri olacak.”

Polonya’dan Rzeczpospolita gazetesi ise Haiti’ye yardımlar konusunda ABD ile Fransa arasında yaşanan rekabeti konu alıyor:

“Haitililer’e yardım konusunda yaşanan yarış üzücü, utanç verici. Önce film ve sahne yıldızları yaptıkları her bağışta medyaya demeçler vererek öne çıktı. Devletler de aynı şekilde liderlik yarışında. Washington, Amerikan ordusunun Fransız tıbbî malzemelerini taşıyan bir uçağı Port-au-Prince havaalanından geri çevirmesi nedeniyle Fransızların yanı sıra Brezilyalılar ve Venezüella lideri Hugo Chavez’in de eleştirilerine hedef oldu. Doğru. Amerikalılar diplomaside kibirli davranışlara meyilliler. Ama bu, Paris’e kibirlenme hakkını vermez.”

ABD Başkanı Barack Obama’nın icraatı, göreve gelişinin birinci yıldönümünde Avrupa gazetelerinde mercek altına alınıyor. Danimarka'dan Berlingske Tidende gazetesinin yorumu şöyle:

“Obama görevdeki birinci yılında ülkeyi etrafında birleştiren bir Başkan konumuna ulaşamadı. George Bush döneminin ardından derlenip toparlanması gereken çok şey vardı. Ama bu, Obama'nın sadece geçmişte yapılan hataları onarması gerektiği anlamına gelmiyor. Obama'nın yeni hedefler belirleme ve ABD'nin geleceği için yeni standartlar getirme cesaretini gösteren bir Başkan olması gerek.”

Fransız Liberation gazetesinin yorumunda ise şu satırları okuyoruz:

“ABD'nin ultra muhafazakarları neredeyse ırkçı ve isterik denebilecek politik tezleriyle yeniden yükselişte. Ama buna rağmen Obama son bir yılda tarihî bir Başkan olarak sözünü geçirmeyi başardı. O, Amerika'nın birkaç yıl öncesinde aklından geçirmeye bile cesaret edemeyeceği bir sağlık reformunun mimarı oldu. Bush yönetimi döneminde ağır hasar gören ABD tablosunu değiştirdi. Obama'nın Amerikası diyaloğa daha açık ve yüzünü geleceğe çevirmiş bir ortak olarak ülkeler mozaiğine geri döndü. Tabii ki herşey yoluna koyulmuş değil. Ama Obama'nın Afganistan, Irak ya da iklim krizi konularında mucize yaratabileceğine kim inanmıştı ki? Ona biraz zaman tanıyalım.”

© Deutsche Welle Türkçe

Derleyen: Beklan Kulaksızoğlu

Editör: Ahmet Günaltay

Konuyla ilgili ses ve video dosyalarımız