1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

BASIN

19.11.2003 - Alman basınından özetler...

Alman basınında İstanbul'daki terörist saldırılarla ilgili gelişmeler gazetelerde yer alırken, RTÜK'ün yabancı dillerde de yayın izni haber olarak verilmiş. Amerikan Başkanı George Bush'un İngiltere ziyaretine Alman basınının yanısıra Avrupa basını da genişçe yer veriyor.

İngiliz "The Guardian " gazetesi, "Blair ve Bush'un tek bir ortak yanı yok" başlığıyla yayınladığı yorumda şu görüşlere yer vermiş:

"Aydın bir insan olarak İngiltere Başbakanı Tony Blair ile Amerikan Başkanı George Bush arasında kullandıkları diş macunundan öte bir ortak yan görmek olanaksız. Gelecek iki gün yapılacak görüşmelerden ne çıkarsa çıksın, bu iki lider gerçekte birbirinden çok farklı. Ortak yönleriyse yalnızca Irak'ın geleceğine bağlı olan kaderleri."

Margaret Thatcher ne Ronald Reagen'ı, ne de Blair Clinton'u ağırlamıştı. Bu bilginin ışığında Londra'da yayımlanan "The Times " gazetesi Başkan Bush'un İngiltere'ye ‘hoşgeldiğini’ yazıyor. Gazetede yer alan yorumda, neden bir Amerikan Başkanı'nın ancak bu kadar uzun bir süre sonra devlet töreniyle konuk edildiği sorusuna yanıt aranıyor. Yorum şu satırlarla devam ediyor:

"ABD ile İngiltere arasındaki ilişkiler en yüksek diplomatik düzeyde olmak zorundadır. Çünkü bu iki devlet arasındaki ilişkiler olağanüstü ve geniş kapsamlıdır. İki ülkeyi bağlayan eski ve yeni nedenlerden dolayı, Amerikan Birleşik Devletleri Başkanı George Bush'u hoş karşılamak gerekir."

İtalyan "La Republica" da yayımlanan yorumdaysa, Blair'in Bush'u davet etmesinin üzerinden bir yılın üzerinde zaman geçtiğini, o günden bu yana birçok şeyin değiştiği öne sürülüyor. Yorumdan kısa bir alıntı:

"Haziran 2002 tarihinde kararlaştırılan ziyaret, o zamanlar esen uluslararası dayanışma ve teröre karşı mücadele açısından iyi bir fikirdi. Aradan geçen süre içerisinde uluslararası tavır değişti. Blair de bu daveti iptal edemeyeceğinin bilincinde olarak durum ne denli kötü olsa da yine de güleryüz göstermek zorunda."

Fransa'da yayımlanan "Le Figaro" gazetesiyse Blair'in ABD ile Avrupa arasında kurmak istediği köprünün bir hayal kalacağını belirtiyor. George Bush'un İngiltere ziyaretiyle amaçladığının aksine bir tepkiyle karşılacağı savunulan yorumda ziyaretin olumsuz geçmesi durumunda Blair'in de Amerika'dan uzaklaşacağı öne sürülüyor.

Alman gazeteleri de Bush'un İngiltere ziyaretine değiniyor.Hagen'de yayımlanan " Westfalenpost" gazetesi, Amerikan Başkanı Bush'u davet eden Kraliçe 2. Elisabeth'in bu kadar geniş kapsamlı güvenlik önlemleri gerektireceğini tahmin etmediğini öne sürüyor. Yorumda şu satırları okuyoruz:

"Amerikan Başkanı'nın İngiltere ziyaretindeki asıl sorun, Bush'la göstericiler arasındaki mesafenin korunması değil, protesto gösterilerinin bu şoka hazır olmayan Amerikan halkından nasıl gizleneceği. Çünkü Amerikalılar, İngiltere'nin en yakın müttefikleri olduğuna inanıyor."

"Heilbronner Stimme

" gazetesiyse, "Eğer 14.000 güvenlik görevlisi, bir kişiyi korumak zorunda kalıyorsa, o zaman bu kişinin pek de sevildiği söylenemez" diye başladığı yorumunu şu satırlarla sürdürüyor:

"Kral seyahat ediyor, ama halkı görmek istemiyor. Bush, İngiltere'de kendisine ve politikasına karşı düzenlenen gösterilerin farkında bile olmayacak, zira kendisiyle göstericiler arasında ziyareti boyunca güvenlik güçlerinden oluşan geçilmez bir duvar olacak. Amerika ile İngiltere'in Irak konusunda yaptıkları evdeki hesap, çarşıya uymadı. Bu iki liderin politik yaşamlarını sürdürmesi için temelli bir politik değişimine gereksinim bulunuyor."

"Süddeutsche Zeitung"da

Türkiye'nin yanıtı başlığıyla yayımlanan yorumda şu görüşlere yer veriliyor:

"Saldırıda ölen altı Musevi'nin tabutu Türk bayrağına sarılıydı. Bu jestin anlamı da, saldırganların Türk olmasının kesinleşmesi dolayısıyla daha da önemliydi. Olayın sorumluları her ne kadar yurtdışından destek görse de, Cumartesi günü yaşanan terör yerli malı terördü. Türk hükümeti gelecekte islami örgütleri daha da sert izleyecek. Bunu yaparken de siyasal bir tepki gelmesi beklenemez, çünkü şimdi yaşananların etkisi, 11 Eylül'ün Amerikalılar üzerindeki etkisine benziyor. Eğer saldırıların amacı, İsrail ya da Amerika'nın Türkiye'yle olan ilişkilerini zedelemek idiyse, bunun tam aksi elde edildi. Kudüs'le Ankara arasındaki ilişkiler gün geçtikçe sağlamlaşıyor."