1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

BASIN

19.10.2010 - Avrupa basınından özetler

Bugünkü Avrupa basını Fransa'daki emeklilik reformunu protesto gösterileri, Almanya'daki uyum tartışmaları ve Diyarbakır'daki Kürdistan Topluluklar Birliği (KCK) davasıyla ilgili yorumlara ağırlık veriyor.

default

Fransız Vosges Matin, ülkede haftalardır emeklilik reformuna karşı yapılan protesto gösterilerini yorum sütunlarına taşıyor:

"Güvenlik güçlerine karşı sokaklarda protesto gösterisi yapan gençler, hükümet için büyük bir risk oluşturuyor. Bu yangının ülkenin tamamına yayılması için küçük bir kıvılcım yeter. Nanterre'deki heyecanlı taşkınlıklar, bu ateşten doğabilecek tehlikeyi gösteriyor. Diğer bir nokta ise hükümette yol açabileceği istikrarsızlık: Hükümet, grevler nedeniyle ortaya çıkan akaryakıt sıkıntısını uzun süre reddetti. Ta ki İçişleri Bakanlığı dün bu konuda bir acil kriz masası kurulduğunu duyurana kadar. Hükümet böylece ülkenin felce uğrayabileceği korkusunu dile getirmiş oldu."

İsveç'in muhafazakar Svenska Dagbladet gazetesi, Almanya'daki göç ve uyum tartışmaları ile Başbakan Angela Merkel'in, çok kültürlü toplumun başarısız olduğu yönündeki açıklamalarını değerlendiriyor:

"Angela Merkel, göç ve uyum tartışmaları konusunda yangına körükle gitmek istemiyor. Durumu yatıştırmaya ve yapıcı formüller bulmaya çalışıyor. Çok kültürlü toplumun başarısız olduğunu dile getirmesi, sürpriz değil. Merkel'ın bu son açıklaması kulağa kötü geliyor, çünkü Hrıstiyan Sosyal Birlik lideri ve Bavyera Başbakanı Horst Seehofer, Almanya'nın göç ülkesi olmaması gerektiğini söyledi. Merkel'ın dikkat çekmek istediği en önemli nokta, sorunların dile getirilmesi değil, Almanya'da yaşayan insanların birarada yaşamayı öğrenmek zorunda olması. Umud edilsin ki gerçekçilikle idealizmin bir karışımı olan bu düşünce, Hrıstiyan Demokrat Birlik partili üyeler ve seçmenlere Seehofer'in popülist modelinden daha cazip gelsin."

Hollanda'nın de Volkskrant gazetesi aynı konuyla ilgili yorumunda şu görüşlere yer veriyor:

"Angela Merkel Almanya'da çok kültürlü toplumun başarısız olduğunu teslim etti. Bu açıklamayı birkaç yıl önce yapsaydı, politik kaderinin sonunu getirmiş olabilirdi. Uyum tartışmasını Merkel şimdi çok hassas bir konu olarak meşru hale getiriyor. Bunu yaparak, Hrıstiyan Demokrat Birlik içinden yeni bir sağ partinin çıkmasını engellemeyi istediği gibi, uyum sorunu nedeniyle bu görevde kalması gerektiğine de temel oluşturmayı hedefliyor. Birçok Alman, Federal Meclis'te altıncı bir siyasi partinin olmasını, tıpkı Alman Özgürlük Partisi gibi sağ bir partinin kurulması konusu gibi hoş bulmuyor, buna sıcak bakmıyor."

Avusturya'dan Der Standard, bugünkü sayısında, aralarında belediyelerden yöneticilerin de bulunduğu 151 kişinin­, Kürdistan Topluluklar Birliği (KCK) üyesi olma suçlamasıyla yargılandığı Diyarbakır'da başlayan davaya yer ayırıyor. Yorum şöyle:

"Politikacılarla idaredeki bazı yöneticiler cezaevine girdiğinden beri, Güneydoğu'daki büyük kentlerde resmi idare yarı güçle işliyor. Kürtler, Ankara hükümetinin tam da bunu amaçladığını iddia ediyor. Muhafazakar-Müslüman Adalet ve Kalkınma Partili Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, son yerel seçimlerde Kürt partisinin zafer kazanmasını engelleyemedi. Şimdi hükümet, parti yöneticilerinin kentleri idarede ne kadar yeteneksiz olduğunu halka göstermek istiyor."

© Deutsche Welle Türkçe

Derleyen: Hülya Topcu

Editör: Beklan Kulaks ı zo ğ lu