1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

BASIN

19.10.2010 - Alman basınından özetler

Bugünkü Alman basını Cumhurbaşkanı Christian Wulff'un Türkiye ziyareti ile göç ve uyum tartışmalarıyla ilgili yorumlara ağırlık veriyor.

default

Stuttgarter Nachrichten, Almanya'da bir süredir gündemden düşmeyen göç ve uyum tartışmaları bağlamında, Cumhurbaşkanı Christian Wulff'un Türkiye ziyaretinde vereceği mesajı yorum sütunlarına taşıyor:

"Ne Yeşiller Partili Jürgen Trittin'in, Hrıstiyan Sosyal Birlik lideri Horst Seehofer'in sloganvari açıklamalarının ülkede aşırı sağın yayılmasına neden olduğu yönünde yaptığı uyarılar, ne de Merkel'ın çok kültürlü toplumun başarısız olduğu yönünde yaptığı özlü konuşma, ülkenin geleceğiyle ilgili tartışmalarda ilerleme kaydedilmesini sağlar. Wulff bu nedenle Türkiye temaslarında, ileriye bakmak için elinden geleni yapacaktır. Türkiye'yi dışlamak yerine, onu Almanya'ya bağlamaya çabalayacaktır. Başarılı bir uyum şansının iki ülke açısından öneminin altını çizecektir. Bunu, uyum konusunda sağlanan ilerlemeleri inkar etmeden, başarısızlıkları ise trajik hale getirmeden, dürüst ve adil bir biçimde yapacaktır."

Neue Osnabrücker Zeitung aynı konuyla ilgili yorumunda şu görüşlere yer veriyor:

"Wulff Türkiye'ye Cumhurbaşkanı sıfatıyla gidecek olsa da, reformları seven Erdoğan hükümetinin AB üyeliği konusunda da açıklamalar yapacaktır. Ancak burada dikkat çekici olan nokta, bu resmi ziyarette dinlerin ne kadar büyük bir rol kazanacağı. Bu çok hassas ve tartışmalı bir konu. Hassas, çünkü Türk hükümeti dini kurumlarının yardımıyla, maaşlarını devletten alan imamları Almanya'ya göndererek, Müslümanlar üzerinde çok etkili roy oynayabiliyor. Diğer yandan Türkiye'deki Hrıstiyan azınlığın zor görevi nedeniyle de konu hassas. Normalde gündemin başında gelen ekonomik konular ise bu durumda geri planda kalacak."

Westf ä lische Nachrichten'de ise şu satırları okuyoruz:

"Ankara Almanya Cumhurbaşkanı için kırmızı halı serdi. Ancak Almanya-Türkiye ilişkileri özel bir biçimde izleniyor. Özellikle Almanya Cumhurbaşkanı bugün ilk kez TBMM'de konuşacaksa. Örneğin Türkiye'nin AB üyeliği ne olacak? Wulff'un ziyareti tam bir denge oyunu. Sürpizler olabilir."

Gazetelerin yer verdiği diğer önemli konu ise Almanya'daki göç ve uyum tartışmaları ile hükümetin kalifiye eleman açığını kapatmak için, yabancı diplomaların tanınmasını kolaylaştırma girişimi. Hannoversche Allgemeine Zeitung'un yorumu:

"Federal Ekonomi Bakanı'nın vurguladığı gibi Almanya'ya göç devam etmeden ilerleme sağlanması mümkün değil. Ancak bu konuda öyle bir problem var ki, bu yasa ve yönetmelikle çözümlenebilecek gibi değil: Dünyanın dört bir yanından kalifiye yabancılar ya bize, Almanya'ya gelmek istemezse? On yıl önce Almanya yeşil kart uygulamasına başladığında, Almanya'nın kalifiye elemanlar için hiç de cazip bir ülke olmadığı ortaya çıkmıştı. Güncel göç tartışmalarının bunu daha kötüleştirmesinden endişe ediliyor."

Münih'te yayımlanan Süddeutsche Zeitung'sa, Almanya Başbakanı Angela Merkel'ın, Almanya'da çok kültürlü toplumun başarısız olduğu yönündeki açıklamalarının iç politika açısından önemini değerlendiriyor:

"Almanya'daki uyum tartışmaları yurtdışında birbirine tamamen zıt, iki farklı tepki gördü: Bir tarafta Almanya'daki olumsuzluklara sevinenler, diğer tarafta ise olamaz dercesine kafa sallayıp hayal kırıklığına uğrayanlar. Eleştiren komşular, şimdi Almanya'nın ne yapmaya çalıştığı sorusunu soruyor. Sonuç olarak yakın bir tarihte seçimler yok? Başbakan Merkel darbe tehdidi içinde değil. Ülkede korkunç biçimde sürdürülen uyum tartışmalarını besleyen, yeni bir aşırı sağcı parti de yok. Neden açık: Hrıstiyan Demokrat Birlik uyum tartışmaları ile kamuoyu yoklamalarında aldığı kötü sonuçları tersine çevirmeyi istiyor. Bu kaba hitabet, Başbakan Merkel'ın sağın, ondan istenileni yerine getirdiğinin hesabı. Bu kadar basit ve ucuz. Bunu eleştiren birçok Avrupalı haklı. Ancak birçoğu ise dikkatleri kendi problemlerinden saptırmaya çalışıyor. Sarkozy, Strache ve Wilders buna sevinebilir."

© Deutsche Welle Türkçe

Derleyen: Hülya Topcu

Editör: Beklan Kulaksızoğlu