1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

BASIN

19.05.2006 - Alman basınından özetler...

Üç hafta sonra Almanya’nın evsahipliğinde başlayacak olan 2006 Dünya Futbol Şampiyonası, 19 Mayıs 2006 tarihli Alman gazetelerindeki yorum sütunlarında farklı açılardan ele alınıyor.

Sosyal Demokrat-Yeşiller koalisyonundan oluşan eski hükümetin sözcüsü Uwe-Karsten Heye’nin, Şampiyona dolayısıyla Almanya’ya gelecek yabancıları ve özellikle siyahî futbolseverleri, aşırı sağcıların saldırısına uğrayabilecekleri yönünde uyarmasını başkent Berlin’de yayımlanan Tageszeitung şöyle yorumluyor: “Almanya’da öyle yerler var ki, siyahların futbol stadyumları ya da tren garlarının etrafına uğramamaları çok daha akılcı olur. Böylesi ’yasaklı bölgeler’ belki tümüyle değil ama çoğunlukla Almanya’nın doğusunda bulunuyor. Heye’nin açıklamalarının hemen akabinde Brandenburg eyalet başbakanı Platzeck gibi politikacılar hemen savunmaya geçiyor. Hatta aynı eyaletin İçişleri Bakanı Schönbohm, bu tür tehlikeli bölgelerin mevcut olmadığını öne sürüyor. Oysa Brandenburg Anayasayı Koruma Dairesi tarafından geçen yıl hazırlanan bir raporda, eyalet sınırları içinde aşırı sağcıların egemen olduğu tam 17 bölgenin varlığından sözediliyor. Üstelik bu raporu, bizzat eyalet içişleri bakanı Schönbohm kamuoyuna açıklamıştı.“

Aynı konuda Münih’te çıkan Abendzeitung’da şu satırları okuyoruz: “Aslında burada galiba tartışmaları asıl ateşleyen, Almanya’nın doğusunda aşırı sağcıların yoğun olduğu bazı bölgelerin varlığı değil, bu gerçeği birilerinin – üstelik tam da Dünya Futbol Şampiyonası arefesinde- dile getirmeye cesaret etmesi. Ne de olsa şampiyona için seçilen sloganda da belirtildiği gibi, ’dünya dostlarına konuk oluyor!’ Ancak bu dostluk, gelen yabancı konuğun, memleketine dönmek yerine burada kalmaya karar vermesiyle hemen bitebilir. İki Almanya’nın birleşmesinden buyana, ırkçı motiflere dayalı yılda ortalama 17 cinayet işleniyor. İşte bunu yeniden hatırltan Heye’yi eleştirenler, bu nahoş durumu nasıl da kanıksadıklarını kendi kendilerine bir sorsalar daha iyi olur.“

Süddeutsche Zeitung ise Dünya Futbol Şampiyonası’nın ne kadar halka açık bir organizasyon olduğunu sorguluyor: “Bu Dünya Şampiyonası, kapalı bir organizasyon olacak. Çünkü ticari baskı hiç bu kadar büyük, sıradan futbol seyircisinin maçları stadyumda canlı izleme şansı da hiç bu kadar düşük olmamıştı. Onbinlerce kişi, en önemli maçları VIP lojalarından izleme imkanına sahip olacak. 1998 ve 2002’deki şampiyonalarda benzer manzaralar karşısında Fransa milli takımının eski kaptanlarından Didier Deschamps şöyle diyordu: ’Saha çıktığımda, tribünlerde siyah takım elbiseli adamları görünce, onların maça değil de sanki cenazeye geldiklerini düşünüyordum.“