1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

BASIN

19.03.2009 - Alman basınından özetler

AB liderler zirvesi, Opel’i kurtarma çabaları ve Papa 16. Benedikt’in AIDS ve prezervatif kullanımı konusunda tartışma yaratan sözleri, bugünkü Alman basınında öne çıkan yorum konularını oluşturuyor.

default

Düsseldorf'ta yayımlanan “ Handelsblatt” gazetesi, AB devlet ve hükümet başkanlarının zirvesine atıfta bulunarak, ‘acaba AB, mali ve ekonomik krizin üstesinden gelecek güce sahip midir?’ sorusunu yöneltiyor ve AB’nin bu buluşmada krize vereceği yanıtın tatmin edici olmayacağı görüşünü savunuyor:

“ ... (Zira) ortada ne yeni bir konjonktür paketi, ne krizle boğuşan Doğu Avrupa ülkelerine somut bir yardım taahhüdü, ne de kamu bütçelerini gerçekçi bir biçimde iyileştirme stratejileri var. Zirve’de ele alınacak taslak da, genel itibarıyla bir çaresizlik belgesi gibi görünüyor. AB cesaretini toplayarak bu konuda yeni çözümler üreteceğine, Avrupa’yı 2010 yılına kadar dünyanın en fazla rekabete açık bölgesi yapma hedefinde olan, çoktan devrini tamamlamış Lizbon Stratejisi’ne bel bağlıyor. Bunlar neredeyse şizofrenik tarzda yaklaşımlar.”

Berliner Zeitung” gazetesi ise Opel otomobil işletmelerinin kaderi konusunda ABD’de yeniden ümit ışıklarının belirmesine ilişkin yorumunda şu görüşlere yer veriyor:

“... Berlin ile Washington’un (bu konuda) işbirliği için nihayet ortak irade göstermeleri, birbirleri ve firma idari yönetim birimleri arasında diyaloga geçmeleri iyiye işaret. Ama yeterli değil. Her şeyden önce ana holding General Motors’a bağlı diğer Avrupalı işletmelerin sürece daha iyi dâhil edilmeleri gerek. Ayrıca tarafların ikili görüşmelerle yetinmemesi, tüm ilgili tarafların birlikte görüşmelere geçmesi gerekli. Ne kadar erken olursa o kadar hayırlı olacak böyle bir girişim, sadece bu tür bir buluşma, alınacak gerekli kararların ön hazırlığını yapmaya ve başarıya giden yolu açmaya kadir olabilir.”

Münih’te yayımlanan “ Abendzeitung” gazetesi, Almanya’daki okul katliamının ardından başlayan tartışmaları yorumluyor:

“Almanya’nın ünlü kriminoloji uzmanı Christian Pfeiffer, Almanya’daki çocuk odalarından elektronik iletişim araçlarının uzaklaştırılmasını talep ediyor. İlk bakışta akılcı gibi görünen, ancak sonuç olarak çözüm getirmeyecek bir önlem bu. Çünkü bilgisayarların lanetlenmesi hem yanlış, hem de safça bir yaklaşım. Elektronik şiddet oyunları ile bir kişinin çevresine duyarlı bir insana dönüştürülemeyeceği ortada. Ama içeriğinde ne olduğu belli olmayan elektronik oyunların gereğinden fazla kullanımına karşı çıkması gerekenler de, çocukların anne-babalarıdır.”

Papa 16. Benedikt'in yoğun eleştiri toplayan, hatta İspanya gibi koyu Katolik bir ülkenin bile Afrika'ya tonlarca prezervatif göndermesine ve bir anlamda protestosunu dile getirmesine yol açan tartışmalı sözleri, Alman basınında öne çıkan bir diğer konu.

Papa, Afrika gezisine çıkmadan önce, AIDS ile mücadelede prezervatif kullanımını onaylamadığını, cinsel isteklerden uzak durulmasının doğru yol olduğunu ima etmişti. “ Augsburger Allgemeine” gazetesinin bu konudaki yorumu şöyle:

“ ... Kilise’nin bu konudaki gelenekselci tavrı dünyaya yabancı. AIDS salgınının kırıp geçirdiği Afrika’da Kilise’nin bu aymazlığı daha da acı bir anlam kazanıyor. Peki bu durumda ne yapmak gerekiyor? Bu tavır, Kilise’nin düşünce tarzının temelini oluşturan cinsel ahlak kavramıyla ilgili. 2000 yıllık geçmişi olan Kilise’yi çağdaş düşünceden ayıran, sadece prezervatif denen şey değil. Görünen o ki, Kilise bu duruma tahammül etmeyi sürdürecek.”