1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

BASIN

19.02.2010 - Avrupa basınından özetler

ABD Başkanı Barack Obama’nın Tibet’in sürgündeki ruhani lideri Dalay Lama’yı Beyaz Saray’da kabul etmesi ve Fransa’daki "helal hamburger" tartışmaları Avrupa basınında geniş yer verilen konular arasında.

default

İtalyan La Repubblica gazetesi, Obama - Dalay Lama buluşmasının diplomatik dengeler gözönünde bulundurularak gerçekleştirildiğini vurguluyor:

“İki Nobel Barış Ödülü sahibi, Pekin'den tepkilerin daha da sertleşmemesi için medyanın gözünden uzakta kucaklaşmak zorunda kaldı. Çin'i kızdırmamak için Obama'nın sarfettiği her sözü ölçüp biçmesi gerekti. Yani Beyaz Saray'daki, oldukça hassas bir buluşmaydı. Washington ile Pekin arasındaki ilişkiler daha birkaç ay öncesinde birlikte G-2 grubu oluşturulması hayallerine kadar varan faydalı bir işbirliği içinde görünürken, birden bir dizi türbülansın içine girdi. Dalay Lama ile görüşme sonrasında yapılan açıklama da ince elenip sık dokunmuş diplomatik denge arayışını yansıtıyordu.”

İsviçre'nin Cenevre kentinden Tages-Anzeiger gazetesi ise Çin'in tutumunu eleştiriyor:

“Diğer siyasi sistemleri ve düşünce tarzına tahammül edemeyen bir ideolojinin esiri olan Çin yönetimi, Dalay Lama bir yere gidip temaslarda bulunduğunda ya da Uygurlar gibi Çin'deki azınlık mensuplarından birine siyasi iltica hakkı tanındığında isterik tepkiler verme hakkını kendinde bulabiliyor. Pekin yönetimi, neredeyse kibir sınırına varan bir özgüven duygusuyla soğuk ve itici davrandı. Tayvan'a silah satışından Dalay Lama'yı kabul etmeye kadar, Obama'nın ilkelerine bağlı kalarak geri adım atmayıp, mevkii ve yönettiği ülkenin haklı özgüveniyle açık bir mesaj vermiş olması büyük önem taşıyor.”

İtalya'nın Milano kentinden Corriera della Sera gazetesi de Obama'nın Çin yönetimine verdiği mesajı irdeliyor:

“Bu sefer şekil, içerikten daha önemliydi. Obama-Dalay Lama görüşmesi, bir olayın tek başına mesaj olabildiğinin klasik bir örneğiydi. Bu buluşma, barış, insan hakları ve dinler arasında uyumun teşvik edilmesinin ne kadar gerekli olduğu konusunda heyecanlı, öğretici bir tartışma doğmasına yol açtı. Ancak en önemlisi, bu buluşmanın gerçekleşmiş olması ve Pekin yönetiminin önceden kopardığı tüm fırtınaya rağmen Amerika'nın, kararlılığını göstermesiydi.”

Fransa’da bir fast-food zincirinin İslami koşullara uygun şekilde hazırlanmış "helal hamburger" satma girişimi Fransa’da tartışılmaya devam ediyor. Şirketin, Müslümanların yoğun olarak yaşadığı Roubaix kentindeki şubelerde sadece helal-burger satması üzerine kentin sosyalist Belediye Başkanı, Müslüman olmayanlara karşı ayrımcılık yapıldığı gerekçesiyle dava açtı. Fransız La Voix du Nord gazetesi fast-food zincirinin "helal hamburger" satma kararını Aralık ayında açıkladığına atıfla şu yorumda bulunuyor:

“Belediye Başkanı, kentinde bulunan bir fast-food restoranının, hamburgerlerin içine domuz eti yerine bir dilim ızgara hindi eti koyan ülke çapındaki sekiz şubeden biri olduğunu geçtiğimiz haftasonunda farketti. Quick şirketinin gizlisi saklısı yok. Bu kentlerde İslamî usullere göre hazırlanmış ete talep olduğunu belirtiyor. Ancak Belediye Başkanı'nı harekete geçiren, geleneksel domuz etinin yerini tamamen ‘helal' etin almış olması. Dün Quick şirketine dava açtı. Bu davayı görecek yargıca bol şans diliyoruz!”

© Deutsche Welle Türkçe

Derleyen: Beklan Kulaksızoğlu

Editör: Ahmet Günaltay

Konuyla ilgili ses ve video dosyalarımız