1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

BASIN

18.12.2009 - Avrupa basınından özetler

Avrupa gazetelerinin bugünkü başlıca gündem maddesi Kopenhag'daki iklim zirvesi. Avrupa gazetelerinde zirveyle ilgili yer alan değerlendirmelere göz atıyoruz.

default

Basın özetlerimize bir Fransız gazetesi ile başlıyoruz. Sol-liberal eğilimli Liberation gazetesi, zirvenin başarısının ABD'ye bağlı olduğunu savunuyor:

“Amerika, elbette ortak taşınması gereken yükün kendi payına düşen kısmını üstlenerek mücadelede başka bir gelişim modeli için bağlayıcı hedefleri kabul etmeli. Bu dünya zirvesi, aynı zamanda bir emsal teşkil ederek fayda sağlamalı ve başka bir konudaki reel politikaya öncülük etmeli. Gezegenimizin geleceğini güvence altına almak için sadece ulusal çıkarlar doğrultusunda hareket etmek yeterli değil. Dolayısıyla insanlığın geleceği için demokratik bir dünya yönetimi oluşturmak doğrultusunda harekete geçmeli. Bu da ABD Başkanı Barack Obama'nın gerekli olan bu rüyayı kabul edip edemeyeceğine bağlı…”

Avusturya gazetesi Die Presse ise AB-ABD arasındaki çekişmeye dikkat çekiyor. Gazetede şu satırları okuyoruz:

“Transatlantik iktidar oyunları yeni bir şey değil. ABD ve Avrupa Birliği, dünyada öncü rol üstlenmek için çok uzun zamandır mücadele ediyorlar ve bu nedenle birbirleriyle her zaman kavgalılar. İklim korumada da kendine öncü rol biçen Avrupa Birliği'ne karşı ABD'nin daha iyi kozları var… Karbondioksit sertifikası sisteminin yaygın olduğu Avrupa kadar, bağlayıcı önlemler öngören Kyoto Protokolü'ne onay vermiş ve ekonomide de Kyoto hedeflerini yerine getirmiş başka bir bölge yok. Ancak AB'nin yönetimindeki iklim zirvesi başarısızlığın kıyısına çoktan gelmiş durumda. Ve şimdi ABD kurtarıcı olarak sahneye çıkıyor.”

İtalyan gazetesi La Repubblica da konferansta hâlâ uzlaşma sağlanamadığına dikkat çekerek şu değerlendirmeye yer veriyor:

“Hâlâ çevre kirliliğinin baş sorumlulularının onayı eksik, yani ABD ve Çin'in. ABD Dışişleri Bakanı Hillary Clinton'un mali yardımlarla ilgili söyledikleri ise konferanstaki havayı hayli değiştirdi. Ve şimdi, son gününde, geri sayım başladı. Herkesin umudu ABD Başkanı Obama'da. Konfrensta anlaşma sağlanabilmesi hala mümkün görünüyor.”

Almanya’nın ulusal gazetelerinden Süddeutsche Zeitung, müzakerelerden sonuç alınamamasını Çin’in tutumuna bağlıyor:

“Çinlilerin ikili oyunu, Kopenhag’daki Dünya İklim Zirvesi’nin başarısını tehlikeye atıyor. Tabii bu arada Çin Halk Cumhuriyeti kadar iklime zararlı gazları atmosfere yayan başka bir ülke yok. Ancak Pekin yönetimi, emisyon oranlarının azaltılması için bağlayıcı kurallardan ısrarla kaçınıyor. 'Çin’in kalkınmışlığın eşiğindeki bir ülke olduğu ve bu nedenle iklimin kurtarılmasında sanayileşmiş ülkelerden daha az yükümlülük altına girmesi gerektiği' şeklindeki argümanları can sıkıcı. Pekin, Kopenhag’da da bu tutumunda sergilemeye devam etti.”

Die Welt gazetesi ise İklim Konferansı’nı farklı bir açıdan değerlendiriyor. Gazetede şu satırları okuyoruz:

“Dünya için son fırsat Kopenhag’da kaçırıldı mı? İklim zirvesinin somut bir sonuç çıkmadan bitecek olması, dünyanın sonu gibi değerlendiriliyor. Yine baş suçlu Amerika ve yine dünyanın sonu geliyor… Avrupalılar, sınıf birincisi refleksini frenlemeliydi. Çevre dostu fotovoltaik panelleri ve rüzgâr türbinlerini bulan Jimmy Carter başkanlığındaki ABD’ydi. Ancak bunlardan şimdi Almanlar ve Japonlar para kazanıyor. İşadamı olmak, çevre meleği olmak değildir. Keza pragmatikler, ideologlardan daha fazlasına ulaşabiliyor. Umutlu olmaya devam edelim. Kopenhag’daki konferans belki kaçırılan son fırsattı. Ama bir başka konferans, bir başka 'son şans' daha mutlaka gelecektir.”

© Deutsche Welle Türkçe


Derleyen: Hülya Köylü

Editör: Murat Çelikkafa