1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

BASIN

18.12.2008 - Avrupa basınından özetler

Almanya’daki aşırı sağ tartışmaları, FED’in ekonomik krizle mücadele kapsamında radikal faiz indirimi ve Fransa’nın AB dönem başkanlığının bilançosu, bugünkü Avrupa gazetelerinde öne çıkan yorum konuları.

default

Münih’te yayımlanan Süddeutsche Zeitung, Nasyonal Demokrat Parti’ye yönelik ilk kapatma girişiminin, kanıt olarak parti içine sızdırılmış ajanların sunduğu malzemenin kullanılması nedeniyle Anayasa Mahkemesi’nden geri döndüğünü hatırlatıyor ve ekliyor:

“Neonazi çevrelerinde bulunan Anayasayı Koruma Teşkilatı’nın bu kadar bağlantı adamı ne yapıyor? Sadece bu yıl Saksonya, Berlin ve Brandenburg’da işlenen beş cinayete, Münih sinagoguna beş yıl önce bombalı saldırı girişimine, İnternet’teki öfke saçan makalelere, Bavyera kırsalındaki Neonazi yürüyüşlerine rağmen, güvenlik makamları Neonazi şiddeti gökten zembille inmiş gibi yapıyor.”

Sağ liberal çizgideki İspanyol El Mundo gazetesi, FED’in faiz indirim kararına değiniyor yorum sütununda:

“Ağustos’ta ABD’deki ana faiz oranı yüzde 5,25’ti, şimdi ise neredeyse sıfır. Merkez Bankası, uzun vadeli düşünmüyor da, sadece doğaçlama yapıyormuş izlenimi uyandırıyor. Benzeri önlemlerin neredeyse on yıl boyunca bir etkisinin olmadığı Japonya örneğinde görülmüştü.”

Avusturya’nın başkenti Viyana’da çıkan Der Standard da, Amerikan Merkez Bankası’nın tarihi faiz indirimini şu satırlarla yorumluyor:

"Merkez Bankası Başkanı Bernanke’nin, darbe yiyen konjonktürü canlandırmak için faiz indirme kararı, alkışlarla karşılandı. İktisatçılar ve ekonomiyle ilgili siyasetçiler aylardır, resesyon ile mücadelede tüm imkanların seferber edilmesinden yana çağrıda bulunuyor. Fakat büyüyen borç dağları, piyasada bulunan para hacmi ve ekonomik sistemlerin uzun vadeli reformu konusunda artık kimse kafa yormuyor.”

Hollanda’dan de Volkskrant gazetesi ise farklı tecrübeleri nedeniyle ABD ve Avrupa’nın krizle farklı yollardan mücadele ettiğine dikkat çekiyor:

“Bernanke, kredi akışını sağlamak için her yola başvuruyor, Avrupalı meslektaşı Trichet ise ayağını frenden çekmiyor. Avrupa, 1920’li yıllarda özellikle Almanya’yı vuran ve bir ocağın kömür yerine banknotlarla daha ucuza yakılabilmesine neden olan hiper enflasyonu düşünüyor. Amerika ise 1930’larda fiyatların sürekli düşmesine ve işsizliğin rekor düzeyde artmasına yol açan deflasyonu gözünün önüne getiriyor.”

Avrupa basınından seçtiğimiz son yorum Fransa’dan. Le Monde gazetesi, AB Dönem Başkanlığı sona ermek üzere olan Fransa’nın Cumhurbaşkanı Nicolas Sarkozy’nin görev süresinin bir bilançosunu çıkarıyor:

“Sarkozy, sözünü tuttu ve önceliklerini hayata geçirdi. Avrupa Göç Sözleşmesi kabul edildi. Avrupa’nın savunması konusunda adımlar atıldı. Ayrıca Ağustos ayındaki Gürcistan Savaşı ile finans krizi ve ardından gelen ekonomik krizde, Sarkozy, bugün kendisine övgülerin dizilmesini sağlayan enerjik bir icraat sergiledi. Fransa Cumhurbaşkanı, sorunlara çözüm ararken, AB Komisyonu ve Avrupa Parlamentosu’nu da sürece kattı ve böylece gerilimin kısmen de olsa giderilmesini sağladı."