1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

BASIN

18.11.2010 - Alman basınından özetler

Alman İçişleri Bakanı Thomas de Maiziere’nin aşırı İslamcı grupların kasım ayı sonunda Almanya’da saldırı düzenlemeyi planladıkları yönündeki açıklaması gazetelerin yorum sütunlarındaki ağırlıklı konuyu oluşturuyor.

default

Süddeutsche Zeitung gazetesinde yer alan yorumda Alman İçişleri Bakanı de Maiziere’nin terör uyarısının yerinde olduğu ifade ediliyor ve şu noktalara dikkat çekiliyor:

“Terör uyarısıyla olağanüstü hal ilan edilmiyor. Bu uyarı daha katı denetimlerin devreye girdiği ve bunların anlayışla karşılanması anlamına geliyor. Peki yurttaş ne yapmalı? Uçakla seyahat etmemeli mi? sinema ve operaya gitmekten kaçınmalı mı? Bakan da aslında tam da böyle histeriye kapılmaması konusunda uyarıyor. Zira toplumsal hayatı durma noktasına getiren terör böylelikle neredeyse kazanmış olur. Bu ülkede terör kurbanı olma ihtimali her türlü tehlikeden daha az. Peki devlet ne yapmalı? Gücünü gösterebilir. Bir hukuk devleti ancak, ilkelerini aklıselim ve cesur bir özgüvenle savunması halinde güçlü olabilir. İnsan haklarının iç güvenliğin en güçlü teminatı olduğunu bilen bir devlet güçlüdür. İhtiyatlı olmak, aceleyle çıkartılmış bir güvenlik paketi değildir. İç güvenlik Anayasa’nın sağladığı temel haklara terör dönemlerinde de sarsılmaz bir güven duyulmasını gerekli kılar.”

Westdeutsche Zeitung ise terörün yıkımdan beslendiğine işaret ediyor:

“Panik aklınızı başınızdan alır, hata yapmanıza yol açar ve panik salana avantaj sağlar. Bu nedenle İçişleri Bakanı de Maiziere'nin ‘paniğe kapılmayın' çağrısı doğru. Ancak Almanya'nın daha fazla radikal İslamcıların hedefi haline geldiği gerçeği göz ardı edilmemeli. Bu kapsamda son uyum tartışmalarının teröristler tarafından hakaret olarak algılanıp algılanmadığı ve bunda Alman Ordusu'nun Afganistan'daki NATO misyonunda yer almasının etkili olup olmadığı da tartışılmalı. Belki etkili olmuştur. Ama belirleyici etkenler bunlar değil. El Kaide dünyanın heryerinde saldırma gücüne ve araçlarına sahip ve bunu mutlaka gerçekleştirecektir. Çünkü El Kaide, üyelerini bir arada tutmak ve varlığını göstermek için öldürmek ve imha etmek zorunda. Meselesi bu. Varlığını sürdürmek, kendinden sözettirmek için kan ve ölüm istiyor.”

Frankfurter Neue Presse Almanya'nın karşı karşıya olduğu belirtilen terör tehlikesini “tehlikeyle yaşamak” sözleriyle yorum sütununa taşıyor:

“Küreselleşme ülkemiz için bir nimet. Çünkü ekonomimiz, dünya pazarlarının kenetlenmesinden kazanç sağlıyor. Ancak küreselleşme aynı zamanda bir lanet. Çünkü küreselleşmenin yol açtığı tehlikelere açığız. Ve gelecekte de bu tehlikelerle yaşamak zorundayız.”

Lausitzer Rundschau gazetesi Almanya’nın hep terörün hedefinde yer alan bir ülke olduğuna işaret ediyor:

“Teröristler Almanlara da savaş ilan ettiler. Ama Almanlar, güvenlik güçlerinin perde arkasında gizli ama etkin çalışması sayesinde bugüne kadar bu savaşı hep öteleyebildi. Dünden itibaren artık bu tehlike görmezden gelinemez. Peki bu durum ülkede değişime yol açabilir mi? Bu değişimin kendi aramızda daha az hoşgörülü olmamıza, birbirimizden şüphe duymamıza yol açmamasını umuyoruz. Önümüzdeki haftalarda güvenlik güçlerine daha fazla destek vermeli ve daha temkinli olmalıyız. Uzun vadede ise terörle mücadeleye temel öncelikler arasında yer verilmelidir.”

© Deutsche Welle Türkçe

Derleyen: Değer Akal

Editör: Ahmet Günaltay