1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

BASIN

18.10.2006 - Alman basınından özetler...

Alman basınında bugün Türkiye’nin AB’ye tüm üyelik müzakereleri, Polonya’da yaşanan siyasi gelişmeler ve Kuzey Kore tartışmaları dikkat çekiyor.

Berliner Zeitung bugün Türkiye-Avrupa Birliği ilişkilerini masaya yatırıyor ve Kıbrıs sorunundaki güncel kriz aşılsa bile sorunların devam edeceğini savunuyor. Gazete şunları yazıyor:

“Rum Güney ile Türk Kuzey yeniden birleşene kadar Kıbrıs kavga konusu olacak. Din özgürlüğü, insan hakalrı ve Ermeni sorunu hala çatışma potansiyeli taşıyor. Avrupa toplumlarının göçmenlere davranışı da öyle. Ya Türkler? Kulağa bir çelişki gibi geliyor, ama onlar da Avrupa Birliği üyelikleri için bir risk oluşturuyor. Ülkenin siyasi yaşamının ve kamuoyunun büyük bölümü, ulusal gururu ve çıkarları devamlı birbirine karıştırma tehlikesi içinde. Reform çağrıları çabucak egemenliklerine bir saldırı olarak algılanıyor. Oysa tam da bu Avrupa’nın temelini oluşturuyor: Ona ait olmak isteyenin, ona boyun eğmesi gerekiyor.”

Polonya’daki koalisyon krizinin, bir süre önce koalisyonu terk eden Başbakan Yardımcısı Lepper’in geri dönmesiyle aşılmasını ele alan Frankfurter Allgemeine Zeitung, bütün bu gelişmelerin karşılıklı tehdit ve baskılarla olduğunu açıkladıktan sonra şu yorumu yapıyor:

“Hele yeniden kurulan üçlü koalisyon bir milletvekilinin daha grup değiştirmesi nedeniyle meclisteki bir oyluk çoğunluğunu da yitirdiğinden, Polonya istikrarlı ve iş görebilen bir hükümeti beklemeye devam edecek. Kaczynski seçmenlerine yolsuzluklara ve Polonya’nın çıkarlarının satılmasını durdurma sözü vermişti. Fakat güçlendirmek iştedikleri devlet, onların iktidara yapışması nedeniyle giderek zayıflıyor.”

Kuzey Kore sorunun nasıl çözülebileceği de Alman basınını meşgul etmeye devam ediyor. Tagesspiegel gazetesi, Kuzey Kore’nin gerçekten bir nükleer güç olabilmesi için ya uranyum zenginleştirmeyi ya da plutonyum bombası tekniğini kullanmayı başarmak zorunda olduğu belirttikten sonra, Pyöngyang’ın atom denemesinin ise ikisini de başaramadıklarını gösterdiğinin altını çiziyor. Tagesspiegel şöyle devam ediyor:

“Yani gerçekten tehlikeli olabilmek için Kim Yong İl’in plutonyum için daha iyi bir bomba teknolojisine ya da bir uranyum zenginleştirme tesisine ihtiyacı var. Bu gerçekleşene kadar şeytanla konuşmaya zaman var.

Tageszeitung gazetesiyse şu yorumu yapıyor:

„Pyöngyang’daki rejimin yıkılması ve Korelerin yeniden birleşmesi kaçınılmaz. Sadece bunun beş ay mı, yoksa 25 yılda mı gerçekleşeceğini kimse bilmiyor. Ama şimdi, oraya giden yola nasıl eşlik edileceği hakkında düşünmenin zamanı geldi.“

Frankfurter Rundschau gazetesi de Güvenlik Konseyi’nin aldığı yaptırım kararlarına değiniyor:

„Uluslararası baskı, ancak Kuzey Kore daha fazla köşeye sıkıştırılmak yerine siyasi bir çözüme zorlandığı zaman anlamlı olur. Söylemesi, yapmaktan kolay. Böyle ikili bir strateji, Washington’un da görüşmelere hazır olmasını ve hassasiyetini gerektirir. Şu anda iki taraf da yeni bir tur güç gösterisine daha çok ilgi gösteriyor.“

  • Tarih 18.10.2006
  • Hazırlayan Derleyen: Cem Sey
  • Yazdır Bu sayfayı yazdır
  • Kısa link http://p.dw.com/p/Abkg
  • Tarih 18.10.2006
  • Hazırlayan Derleyen: Cem Sey
  • Yazdır Bu sayfayı yazdır
  • Kısa link http://p.dw.com/p/Abkg