1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

BASIN

18.10.2005 - Avrupa basınından özetler...

Alman ve diğer Avrupa basınında bugün, Almanya’da kurulmakta olan büyük koalisyon hükümetinde yer alacak bakanların kesinleşmesi konusunu tartışılıyor. Irak’taki anayasa referandumu, Avrupa’ya sıçrayan kuş gribi ve Çinli astronotların başarılı uzay yolculuğu da dikkat çeken diğer konular.

Almanya’da 18 Eylül’de yapılan erken genel seçimlerin ardından tam 28 gün geçti. Sosyal Demokrat Parti’den sonra büyük koalisyonu oluşturan Hıristiyan Birlik partileri de bakanlarını açıkladı. Böylece koalisyon pazarlıklarında içerik tartışmalarına geçilmesi mümkün hale geldi. Belçika gazetesi La Libre Belgique, Almanya’nın ilk kadın başbakanı olarak görev yapacak olan Angela Merkel’in işinin zor olacağına dikkat çekiyor. Yorumun devamı şöyle:

“Merkel, kardeş partili rakibi ve 2002 yılında Hıristiyan Birlik partilerinin başbakan adayı Stoiber’i hükümette görevlendirmeseydi, Stoiber, Merkel’e çelme takmaya, onun izlediği politikayı sabote etmeye devam edebilirdi. Stoiber’in, Merkel’e şu durumda da ne kadar hareket imkanı vereceği bilinmiyor. Daha önce tek bir bakanlık çatısı altında toplanan ekonomi ve çalışma bakanlığının tekrar bölüştürülmesinden, Stoiber’in riskli olan maliye bakanlığının işlerine bulaşmak istemediği anlaşılıyor.”

Danimarka’da yayımlanan liberal Politiken gazetesi de Berlin’de kurulmakta olan büyük koalisyon hükümetinde dengelerin ilginç olduğunu belirtiyor ve Angela Merkel’in muhaliflerle dolu bir kabineyi yönetmek zorunda kalacağını yazıyor. Yorumun devamında şu satırları okuyoruz:

“Şimdiye dek görevde bulunan Schröder hükümeti, sosyal devlet yapısına ilişkin reformları nedeniyle oldukça sağa kaymıştı. Büyük koalisyon hükümeti için atanan bakanlara bakıldığında, bu politikanın devam edeceği görülüyor. Angela Merkel’in tarafına baktımızda ise Hıristiyan Birlik partili politikacılar biraz sola kaymış gibi. Anlaşılan Angela Merkel, tam bir muhalif kabineyle hükümeti yönetecek. Buna rağmen, Merkel hükümeti umut vadediyor, zaten başka şansı da yok. Sağdan ve soldan birçok parti hayal kırıklığı yaşayan seçmeni kendine çekmeye başladı bile. Merkel hükümetinin kabinesinde tecrübeli politikacıların olduğunu da kabul etmek lazım.”

Irak’ta hafta sonunda yapılan anayasa referandumu da Avrupa basınında yer verilen konulardan. Alman Frankfurter Allgemeine gazetesi, katılımın yüksek olduğu halkoylamasını özellikle sünni azınlığın politik sürece katılması açısından olumlu bir adım olarak nitelendiriyor. Yorum şöyle devam ediyor:

“Irak’taki anayasa referandumuna sandıktan hayır da çıksa kötü olmazdı, çünkü böylesi bir sonuç demokratik sürecin sona ermesi anlamına gelmez. Sünni azınlığın halkoylamasına katılımına bakılırsa, ileride politik işleyişin içine çekilebilecekleri gözlemleniyor. Federal bir sistem farklı ulusal ve dini grupları birbirine bağlayabilecek en iyi yöntem. Federal yapıya geçilmeden müttefik güçlerin Irak’taki işleri sona ermeyecek. Sadece bir anayasa metninin oluşturulması da sorunlar çözüldü anlamına gelmez.”

Alman ve Avrupa basınında Avrupa’ya sıçrayan kuş gribi salgını da ele alınıyor. Hollanda gazetesi De Telegraph kuş gribi virüsüne karşı aşı geliştirilmesi gerektiğini belirtiyor ve ilaç sanayini bu yönde çaba harcamaya davet ediyor. Yorum şöyle:

“Kuş gribi tüm dünyaya yayılıyor ve insanların ölümüne neden oluyor. İnsandan insana geçip geçmediği ya da yeni bir virüse neden olabileceği konusunda ise henüz belirsiz. Kötümser senaryoların gerçekleşmemesini ummaktan başka çaremiz yok. Bu arada ilaç sanayii, insandan insana yayılması halinde kullanılmak üzere bir aşı geliştirse iyi olur. Verilecek ufak bir destekle ilaç endüstrisi yönde çalışmaya teşvik edilebilir. Yoksa ilaç sanayii bu alanda kendiliğinden yatırım yapmaya yanaşmaz, çünkü yatırım yapmaya değer mi değmez mi bilinmiyor.”

Avrupa basınında Çinli astronotların uzay yoculuğunu başarıyla tamamlamasını öven bir yorum da göze çarpıyor. Fransız La Figaro gazetesi Çinli iki astronotun uçuşlarını şöyle değerlendiriyor:

“Şenzo 6’nın uçuşu Pekin’in uzay yolculuğu için gerekli olan tekniğe sahip olduğunu gösteriyor. Bu da Çin’in yeni teknolojileri hemen kaptığının bir işareti. Çin şimdiye dek tüm dünyanın tshirtlerinin, oyuncaklarının üretildiği bir atelye gibi görülüyordu, uzay yolculuğu Çin’in bundan fazlasını yapacak yetenekte olduğunu kanıtladı. Çin’in gelişimi komşularını özellikle de Japonya’yı tedirgin ediyor. Onları endişelendiren aslında Çin’in gen teknolojisinden, son model elektronik üretimi hatta uzay uçuşlarında gösterdiği başarılı grafik. Gerçeği söylemek gerekirse birçok sanayi ülkesi bu kadarını yapacak kapasitede değil.”

  • Tarih 18.10.2005
  • Hazırlayan Derleyen: Elmas Topcu
  • Yazdır Bu sayfayı yazdır
  • Kısa link http://p.dw.com/p/Abop
  • Tarih 18.10.2005
  • Hazırlayan Derleyen: Elmas Topcu
  • Yazdır Bu sayfayı yazdır
  • Kısa link http://p.dw.com/p/Abop