1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

BASIN

18.09.2009 - Avrupa basınından özetler

ABD Başkanı Obama’nın Polonya ve Çek Cumhuriyeti’ne konuşlandırmayı planladığı füze kalkanından vazgeçmesi bugün Avrupa basınının başlıca konusunu oluşturuyor.

default

ABD Başkanı Barack Obama’nın Polonya ve Çek Cumhuriyeti’ne konuşlandırmayı planladığı füze kalkanından vazgeçmesi bugünün Avrupa basınının başlıca konusunu oluşturuyor.

Polonya'dan muhafazakar Rzeczpospolita gazetesi, yorumunda Obama’nın kararını eleştiriyor:

“Kremlin bir taşla pek çok kuş vurmuş oldu. Amerikan askerleri Rus sınırının 200 kilometre yakınına konuşlanmayacak, ‘Rus düşmanı’ Polonyalılar’ın burnu sürtülecek, Moskova’nın uluslararası sahnedeki nüfuzlu oyuncu rolü pekişecek. Rusya bunun karşılığında Amerikalıları İran’a yeni yaptırımlar konusunda destekleyecek ve nükleer başlıkların sınırlanmasına onay verecek. Rusya’nın bir çuval dolusu avantajı düşünüldüğünde, bu düşük bir bedel. Barack Obama’nın terörizm, haydut devletler ve nükleer silahların yer almadığı güvenli bir dünya hayalinin peşinde koştuğu görülüyor. Küresel barışın bekçileri ise Amerika, Rusya, Çin, AB ve BM olacak. Ancak Obama kurduğu bu ütopyada hesap hatası yapmış olabilir.”

Varşova’da yayımlanan Polska gazetesi ise ‘Amerika Doğu Avrupa’yı sattı’ yorumunda bulunuyor.

“Amerika, başkanının eliyle kendi dış politikasını kuşkuya atmış oldu. Dünyaya ekonomik büyüme ve barış getirmiş bir dış politikanın yerine belirsiz, istikrarsız bir dönem başlıyor. Bunun nedeni ya son derece büyük bir saflık, ya da Orta Avrupa’nın çıkarlarının satılmasıdır. Rusya’nın İran’ı, hatta belki Kuzey Kore’yi yatıştırması için ödenecek bedeldir. Tarih tekerrür ediyor. 70 yıl önce Fransa ve İngiltere, müttefikleri Polonya’ya olan yükümlülüklerine rağmen Hitler’le savaşa tutuşmayı bir türlü göze alamamışlardı. Bu sefer, dünya barışının ve özgür dünyanın güvenlik garantörü olan Amerika, bir güvenlik hayali uğruna Rusya’ya Orta Avrupa’ya uzanma imkânı veriyor.”

Yine Polonya'dan Gazeta Wyborcza ise değişen şartlar ışığında ABD ile eski ittifak ilişkisinin sonunun geldiği değerlendirmesinde bulunuyor.

“2009, ABD ile dokuz yıl süren oldukça uzun ve yakın bir ittifakın sonu olacak. 80’li yılların sonunda, 90’lı yılların başında süpergüç ve Polonya benzer çıkarları paylaşıyordu. Her iki ülke de Orta Avrupa’da demokrasinin kökleşmesini, yaşlı kıtanın bu bölümünün Batı Avrupa’nın siyasi ve ekonomik yapılarına entegre edilmesini hedefliyordu. Polonya bugün kendi başarısının kurbanı oldu. Orta Avrupa büyük tehdit altına girmeden istikrara kavuştu, NATO ve AB’ye üye oldu. Şimdi kalkınıyor ve refaha kavuşuyor. Washington’ın artık göz kulak olmasına gerek yok. Afganistan’da, İran, Çin ve İsrail’de çok daha büyük sorunları var.”

Kopenhag’da yayımlanan Berlingske Tidende gazetesi ise Obama’nın Rusya ile ilişkileri geliştirme ve nükleer gerilimi azaltma isteğinin övgüye değer olduğunu belirtiyor ve ekliyor:

“Tarihte yaşanan deneyimler Moskova ile güçlü bir pozisyonda müzakere etmenin daha akıllıca olduğunu gösteriyor. Önümüzdeki dönemde Obama’nın, Batı’nın konumunu zayıflatmadan hem Avrupalı müttefiklerini ikna etmesi, hem de Rusya ile ilişkileri iyileştirme planını uygulamaya geçirmesi gerekecek. Haydut devletlere karşı meşru müdafa kapasitemizi ayakta tutabilmemiz gerekiyor.”

Cenevre’de yayımlanan Basler Zeitung ise füze kalkanı planını, ‘Rusya ile ilişkileri yıllardır gereksiz yere geren zehirli bir oka benzetiyor ve ekliyor:

“Obama’nın bu zehirli oku çekip çıkarmasını, Kremlin önünde diz çöküş olarak görenler olabilir. O da bunun farkında. Bu nedenle füze savunma sistemi planlarındaki değişikliği yeni istihbarat verilerine dayandırarak şık bir şekilde ambalajladı. Sonuçta onun için önemli olan Rusya ile iyi ilişkilerdir. Obama’nın diplomasiye ağırlık veren dış politikasında başarılı olabilmek için Rusya’ya ihtiyacı var. Şimdi sıra Rusya’da.”

Derleyen: Beklan Kulaksızoğlu

Editör: Ahmet Günaltay