1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

BASIN

18.04.2011 - Avrupa basınından özetler

Avrupa gazetelerinde bugün Finlandiya’da hafta sonu yapılan genel seçimlerin sonuçları ve Kuzey Afrika ülkelerinden Avrupa’ya mülteci akınıyla ilgili tartışmalar geniş yer tutuyor.

default

İsveç gazetesi Aftonbladet, Finlandiya'daki seçimlerde aşırı sağcıların güç kazanmasını endişe verici buluyor. “Finler Avrupa politikasını sallıyor” başlıklı yorumda şu satırları okuyoruz:

“Finlandiya Parlamentosu'nun şimdiye kadarki en küçük partisi, bütün seçim mücadelesine damgasını vurdu. Antiliberal, göçmenlere eleştiren bakan, kültür düşmanı ve Avrupa karşıtı bir parti bu. Timo Soini liderliğindeki Gerçek Finler, Avrupa'daki yabancı düşmanı partiler arasında yeni filizlenen bir oluşum… Soini, iflasa sürüklenen güney Avrupa'ya karışılmaması gerektiğini savunuyor. Parlamentonun geri kalanı da bu sorun karşısında ikiye bölünmüş durumda. Seçim sonuçlarının Avrupa genelinde bazı etkileri olabilir. Örneğin Avrupa Birliği'nin kredi garantisinde Finlandiya'ya düşen pay 1 milyar 400 milyon. Ancak bunu şimdi diğer ülkeler üstlenmek durumunda kalabilir. Büyük olasılıkla Avrupa Birliği'nde yardım paketleriyle ilgili yeni bir müzakere süreci gerekecek. Fin politikası, küresel finans piyasalarında sık sık etkili olmuyor. Ancak şimdi yabancı düşmanı popülistler bir anda merkezdeki aktör oluverdi.”

Sol liberal eğilimli İtalyan gazetesi La Repubblica da Finlandiya'daki seçimleri değerlendiriyor:

“Avrupa'daki aşırı sağ rüzgâr, refah ülkesi Finlandiya'da da esmeye başladı. Bu durum, Avrupa Birliği içinde güney Avrupa'daki borçlu ülkelere karşı Euro para birimine şüphe ile bakanlarla bir yıldırım savaşı tehlikesini beraberinde getiriyor. İsveç'te sağcı radikallerin zaferinden kısa bir süre sonra kuzey Avrupa'dan daha kaygı yaratan bir seçim sonucu daha geldi. Finlandiya'daki radikallerin zaferinin arkasında ise bir travma yatıyor: Nokia. Küresel cep telefonu devinin yurtdışında bulunduğu bölgeleri büyük ölçüde kaybetmesi, ülkede ciddi sosyal sorunlara yol açtı. Ortaya çıkan memnuniyetsizlik de sağcıların oltasına takılıyor.”

İspanyol gazetesi El Pais ise Kuzey Afrika'dan Avrupa'ya akın eden mültecilere dikkat çekiyor. Gazete, Fransa'nın vizesi olan Kuzey Afrikalı Araplara yönelik tutumunu eleştiriyor.

“Schengen Antlaşması'na veda mı ediliyor? Fransa, Arap göçmenleri ülkeye kabul etmekten kaçınıyor ve bu şekilde Schengen kurallarını açıkça ihlal ediyor. Fransa'nın tutumu, 2012'de yapılacak seçimler öncesi Cumhurbaşkanı Nicolas Sarkozy'nin seçmenlerinin gözünden hızla devam eden düşüşü ile bağlantılı. Avrupa Birliği, tarihinin en iyi dönemini yaşamıyor. Bunu, Arap dünyasında meydana gelen huzursuzluklar karşısında güçsüz kalması bir kez daha gösterdi. Libya'daki askerî operasyon Avrupa Birliği'nin değil, Fransa ve İngiltere'nin bir girişimiydi. Schengen Antlaşması hükmünü yitirmeye başlarsa o zaman sormak gerekir: Avrupa Birliği hâlâ ne diye var?”

Hollanda gazetesi de Volkskrant ise konuya farklı bir açıdan yaklaşıyor. İtalya'ya gelen Tunuslu göçmenlerin çok iyi kontrol edilmesini istiyor:

“Schengen Antlaşması uyarınca, geçerli bir vizeleri olduğu sürece Tunuslular, Avrupa içinde özgürce seyahat edebilir. Bu nedenle yabancılar polisi, gerekli koşulların yerine getirilip getirilmediğini iyice kontrol etmeli. Yeterli parası olmayanlar, gerekli belgeleri tamamlamayanlar ya da Schengen veri sisteminde sabıkalı olduğu bilgisi bulunanların İtalya'ya geri gönderilmesi gerekiyor. Hollanda, Belçika ve Lüksemburg'la birlikte tüm yeni gelenlerin parmak izleri ve kişisel bilgilerinin Avrupa veri bankası Eurodac'a iletmesi için İtalya'ya baskı yapıyor. Aksi halde yakında çok sayıda kaçak nereden geldikleri ve kim oldukları anlaşılmadan ortalıkta rahatça gezebilir. Bu durumda da kaçakların sınırdışı edilmesi zorlaşacaktır.”

© Deutsche Welle Türkçe


Derleyen: Hülya Köylü

Editör: Murat Çelikkafa