1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

BASIN

18.02.2011- Avrupa basınından özetler

Avrupa gazetelerinde bugün ağırlıklı olarak Arap ülkelerini sarsan isyanlar ve Almanya Savunma Bakanı Theodor zu Guttenberg’in doktora tezinde intihal yaptığı yönündeki iddialar değerlendiriliyor.

default

Basın özetlerimize bir İspanyol gazetesi ile başlıyoruz. Sol liberal eğilimli El Pais gazetesi, Körfez ülkelerine yönelik emperyalist politikaların başarısızlığa uğradığını söylüyor:

“Çok az Arap ülkesinde bir yönetimin devrilmesinin jeopolitik etkileri Bahreyn'deki kadar güçlü olur. Bu küçük Körfez ülkesi, bölgenin finans merkezi konumunda. Bahreyn aynı zamanda Suudi Arabistan'daki feodal monarşinin bir vasalı ve ABD donanmasının da üssü. Washington bu nedenle zor bir kararla karşı karşıya. ABD Başkanı Barack Obama ya ülkesinin çıkarlarını korumak için Bahreyn'deki baskıcı rejimi destekleyecek ya da değişimi kabul ederek yeni gelişmelerin yolunu açacak. İkinci seçenek, elbette daha dürüst bir tutum. Ancak bu, şüphesiz Amerikalılar ve Avrupalıların emperyalist politikalarının başarısızlığını itiraf etmeleri anlamına gelir. Batı, on yıllardır dünyanın bu bölgesinin siyasi olarak kemikleştiğini düşünerek hareket etti. Şu an ise şimdiye kadar pasif kalan halk, onuru için savaş veriyor.”

Liberal İtalyan gazetesi La Stampa da Libya'daki gelişmelere dikkat çekiyor.

“Tabii ki ortada köktendincilerin sızması tehlikesi var. İslamî köktendinciliğin kökleştiği ülkelerle çevrili Libya, Kaddafi rejiminin devam ettiği on yıllar boyunca dünyevi bir tampon bölge işlevi gördü. Bingazi'de beş yıl önce yaşanan ayaklanma da, Libya'dan ziyade komşu Mısır'dan köktendinci çevrelerin bir sızışı olarak değerlendirilmişti.”

Almanya ise günlerdir Savunma Bakanı Theodor zu Guttenberg'e yöneltilen iddialarla çalkalanıyor. Doktora tezinde ihtihalle suçlanan zu Guttenberg'le ilgili Polonya gazetesi Rzeczpospolita'da şu satırları okuyoruz:

“Geçmişte Prostestanlığın zihinlerde ve toplumda büyük bir etkiye sahip olduğu ve bunun hala devam ettiği Almanya'da yalancılık iddiaları alışılmadık şekilde ciddiye alınıyor. Skandalla ilgili yorum yapanların Guttenberg'in başına gelenlerden zevk alan hâli, Alman siyasetinin bu ‘mucize çocuğu' fenomenine tepkiyi ortaya koyuyor. Zu Guttenberg, 2009 yılında eski Merkel kabinesine ilk kez katıldığında ışık saçan bir etki yaratmıştı. Çok güzel sarışın eşi, kusursuz görgüsü ve saklanamayan iktidar hırsı ile sağ ya da sol olsun, siyasi yelpazenin tüm kesimlerinden ona karşı antipati duyulmasına yol açıyordu. Ve şimdi de rakipleri onun gittiğini görebilmenin hayalini kuruyor.”

İtalyan gazetesi Corriere della Sera ise Guttenberg olayını İtalyan toplumu açısından değerlendiriyor. İtalya'yı sorgulayan yorum şöyle:

“Böyle bir duruma bu tür anlamlar yüklenmesini bizim ülkemizde düşünebilmek bile oldukça zor. Bu tür olaylar İtalya'da hiçbir zaman Almanya'daki boyutlarda bir skandala dönüşmedi. Hepimizin bildiği gibi, İtalya'da kopya çekmenin ufak tefek bir suç nedeni olduğu yaygın bir düşünce. Hatta birçokları tarafından da müsamaha gösterilen bir davranış. Bizim kültürümüzdeki yerleşik değer algılarına göre, kopya çekmek affedilir bir suç. Kesinlikle toplumsal ayıplamaya neden olacak bir davranış biçimi değil.”

© Deutsche Welle Türkçe


Derleyen: Hülya Köylü

Editör: Beklan Kulaksızoğlu