1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

BASIN

17.12.2010 - Avrupa basınından özetler

Bugünkü Avrupa basınının ağırlıklı konuları Euro Bölgesi'nde kalıcı bir kriz mekanizması oluşturulması amacıyla Brüksel'de yapılan AB liderler zirvesi ile Kosova Başbakanı hakkındaki iddialar.

default

İtalya'dan La Stampa, ekonomi tıkırında gitmesine rağmen Almanlar'ın neden memnun olmadıkları sorusuna yanıt arıyor. 'Memnuniyetsiz Almanlar' başlıklı yorum şöyle:

"Alman ekonomisi hızla ilerliyor. Peki ama neden Almanlar memnun değil? Bu sorunun 2011 şubatında Hamburg, Mart ayında ise Baden Württemberg'de yapılacak eyalet parlamentosu seçimlerde yenilgiye uğrama tehlikesi nedeniyle Başbakan Angela Merkel'in Hrıstiyan Demokrat Birlik Partisi içinde, hâkim olan olumsuz politik havayla ilgisi yok. Ekonomisi zayıf Euro ülkelerinde tasarruf planlarını protesto eden sendikalar, Almanya'da ücret zammı istiyor. Almanlar euroya yabancılaştı, ondan soğudu, çünkü bütün sorunların nedeninin euro olduğuna inanıyorlar. Üstelik bu sadece halkın düşüncesi değil."

Polonya'dan muhafazakar Rzecpospolita gazetesi aynı konuyla ilgili yorumunda, Almanya Başbakanı Angela Merkel'i övüyor:

"Avrupa en kötü duruma hazırlıklı olmalı. İflasın eşiğindeki ülkelere yönelik kurtarma mekânizması, Angela Merkel'in başarı hanesine yazılmalı. Merkel bu mekânizmanın Lizbon Antlaşması'nda da dikkate alınmasını istiyordu, bu amacına ulaştı. Kriz mekânizması Euro Bölgesi'ndeki bütün sorunları çözmeyecek, olsa olsa hafifletecektir. Ortak para biriminin, çok büyük riskleri barındırdığı gibi, son aşamaya ve en ince detaya kadar düşünülmüş bir proje olmadığı da görüldü. Ancak euronun çöküşüne Polonya dahil hiçbir ülke sıcak bakmamalı."

İspanya'dan sol liberal El Pais aynı konuyla ilgili yorumunda, iyimser:

"Avrupa tepki gösterdi, harekete geçti. AB Zirvesi, euronun güvence altına alınması yönünde olumlu bir sinyal gönderdi. Üstüne üstlük Avrupa Merkez Bankası da sermayesini ikiye katlamayı kararlaştırdı. AB'nin 27 üyesi problemli ülkeler için kurtarma fonunun devam etmesi amacıyla Lizbon Antlaşması üzerinde küçük bir değişiklik yapma konusunda uzlaştı. Bu aynı zamanda Angela Merkel'in kişisel başarısıdır. Almanya Başbakanı artık diğer önerilere daha fazla kulak verme cesaretini kendinde görebilmeli. Buna kurtarma fonunun esnek biçimde kullanılması ile euro tahvillerinin ihtiyatlı biçimde ihraç edilmesi ne de prensipte açık olmalı."

Bugün gazetelerde yer bulan bir başka önemli konu ise Kosova Başbakanı Haşim Taçi hakkında, İsviçreli Avrupa Konseyi Parlamenterler Meclisi'nden diplomatın hazırladığı rapor. Raporda Taçi'nin organize suç örgütü liderliğiyle suçlanmasına tepkiler büyüyor. İsviçre'den Tages-Anzeiger'in yorumu şöyle:

"Dick Marty raporunda Kosova Başbakanı'nı organ ticareti yapma ve adam öldürme olaylarına karışmakla suçluyor. Sorun, bu iddialarda elle tutulur kanıtların eksik olması. AB Eulex misyonu ile Kosova'da hukuk devleti kurulmasını sağlamakla yükümlü. AB bunu yaparken Taçi ile işbirliğine de devam etmek istiyorsa, bu konuyu açıklığa kavuşturmalı. Bu ağır suçlamalar Taçi üzerinde yük olmaya devam ettiği sürece, partner olarak adı karalanacak ve gözden düşecektir. Bu raporun yarattığı yaygarayı, Kosova'nın bağımsızlığını sorgulama nedeni olarak görenler, kendilerini gülünç duruma düşürmüş olurlar. Bütün zorluklara rağmen ülkede ilan edilen bağımsızlık bölge genelinde istikrara vesile oldu."

© Deutsche Welle Türkçe

Derleyen: Hülya Topcu

Editör: Ahmet Günaltay