1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

BASIN

17.12.2004 - Avrupa basınından özetler...

Brüksel’de Türkiye’yle ilgili yapılan pazarlıklar Avrupa basınının bir numaralı konusu. Süddeutsche Zeitung gazetesinde göze çarpan ilk görüntü, tamamen Türk bayraklarıyla bezenmiş Kapalı Çarşı dükkanlarının bir fotoğrafı. Fotoğrafın altında, yakında bu bayrakların yanı sıra AB bayraklarının da dalgalanabileceği ifade ediliyor. Manşette ise “AB, Türkiye’ye Avrupa kapısını açıyor“ başlığı yer alıyor. Altbaşlıkta da Avusturya Başbakanı ve AB’nin muhafazakar Hristiyan Demokratları’nın koordinatörü Wolfgang Schüssel’ın da 25 üye ülkenin Türkiye ile müzakerelere hazır olduğunu onayladığı haberine yer veriliyor.

Ayrıca, AB Komisyonu Başkanı Jose Manuel Barroso’nun Ankara’ya yaptığı, “Avrupa’nın kalbini kazanın“ çağrısı ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın Kıbrıs’ta yeni bir süreç başlatma açıklaması da okuyucuya duyuruluyor. Gazetenin yorumunda ise Türkiye’nin uçan halı ile Avrupa’ya gelmekte olduğu, ancak bu yolun oldukça uzun ve zorlu olacağına değiniliyor. Yorumda şu ifadelere yer veriliyor:

“Federal Meclis’teki tartışma, -tanrıya şükürler olsun ki- Almanya’da 2006’da yapılacak seçimlerin bir ön hazırlığı görüntüsünde geçmedi. Kimse felakat tellallığı yapmadı. Angela Merkel da dahil hiç kimse Türkiye ile müzakerelere karşı haçlı seferi çağrısında bulunmadı. Dünkü Türkiye oturumu ısı derecesi iyi ayarlanmış bir atmosferde yapıldı. Tartışmada muhalefet lideri Angela Merkel’ın Türkiye’ye ‚imtiyazlı ortaklık’ önerisinin hiçbir şansı bulunmadığı, Avrupa’da Merkel’ın kardeş muhafazakar ve Hristiyan Demokrat partilerinde bile bu düşüncenin benimsenmediği de ortaya çıkmış oldu. Böylece Merkel, imtiyazlı bir yenilgi almış oldu. Almanya’da 3 milyon kadar Türk yaşa da Türkiye Almanlar’ın çoğunluğu için hala yabancı bir ülke konumunda. Türkler’in Alman toplumuna Türkiye’nin de Avrupa’ya entegrasyonu, hala yabancı gibi görülenlerin dışlanmamasını, onların toplumun bir parçası haline dönüştürülmesi için Avrupa’nın içine çekilmesi gerekmektedir. Bu, hem fırsatları hem de riskleri içeren bir girişimdir. Federal Meclis dün ortaya çıkan fırsatların değerlendirilmesi, risklerin de en aza indirgenmesi ve bunun da toplumun anlayabileceği bir biçimde anlatılması yönünde kararını verdi.“

Frankfurter Allgemeine Zeitung gazetesi kararı “Federal Meclis, AB’nin Avrasya rotasını onayladı“ başlığıyla manşetten vermiş. Bu gazete de iç sayfalarındaki makalede, muhafazakarların da ’imtiyazlı ortaklık’ önerisi konusunda görüş birliği içinde olmadıklarına dikkat çekiyor. Gazete, Türkiye konulu dünkü oturumda iktidarın ve muhalefetin, 2006 yılındaki seçimleri göz önünde bulundurarak yandaşlarına mesajlar gönderdiklerini kaydediyor. Fransa Cumhurbaşkanı Jacques Chirac’ın, bundan böyle AB’ye üye olacak ülkeler hakkında Fransa’da referanduma gidilmesi için önümüzdeki Ocak ayı sonunda anayasada değişiklik yaptırmak istediği de Frankfurter Allgemeine Zeitung gazetesinin haberinde yer alıyor. Chirac’ın, Fransız halkının çoğunluğunun ve partisinin Türkiye’nin üyeliğine karşı olduğunu bildiği için anayasa değişikliğine ilişkin referandumun Türkiye ile müzakereler başlanmadan önce yapılamasını uygun bulduğu belirtiliyor. Gazetenin kültür sayfasında, Henning Ritter imzasıyla ve “Kamuflaj“ başlığıyla yayımlanan yorumda ise özetle şu satırlar yer alıyor:

“Belki bir gün Erdoğan, Kemal Atatürk’ün karşıtı konumundaki tarihi bir kişilik olarak değerlendirilecek. Her durumda Erdoğan laik yapıdaki Türk devletini Avrupa’ya yakınlaştırma görüntüsü altında bir sivil İslam toplumuna kamufle edilmiş bir teokratik devlet yapısına dönüştürme faaliyeti içinde.“

Brüksel’de yayımlanan Belçika gazetesi De Standaart, Türkiye ile müzakerelerin başarılı olması gerektiğini vurguluyor ve “Türkiye karşıtı gerekçeler tutmuyor. Türkiye ve Avrupa için önemli olan şey, İslami geleneklerle modern demokrasinin birbiriyle çelişmeyeceğini kanıtlamalarıdır. Taraflar bu noktayı kavrarsa, müzakereler başarıyla sonuçlanabilir ve öyle de sonuçlanması gerekir“ deniyor.

Sol liberal Fransız gazetesi Liberation, “Türkiye riskinin sorumluluğunun üstlenilmesi gerekir“ başlığıyla aktardığı yorumunda, Avrupa’nun laik, genç dinamik ve askeri yönden güçlü Türkiye gibi bir ülke ile ilişkiye girmek suretiyle sadece kazanacağına değiniyor ve ileri sürülen tüm karşıt gerekçelere rağmen cesaretli davranılması ve Türkiye riskinin üstlenilmesi çağrısında bulunuyor.

Avusturya’nın muhafazakar Die Presse gazetesi, Türkiye’nin Avrupa ile İslam dünyası arasında kültürel, dini arabulucu olmasının öngörüldüğünü belirterek ancak bunun neden AB’ye üyelikten sonra yapılacağının anlaşılamadığına dikkat çekerek, “Türkiye’nin Avrupa köprüsü güzel bir görüntü veriyor, ama çıkmaz yol“ yorumunu yapıyor. Danimarka’nın liberal Politiken gazetesinde de AB kararının gerçekten tarihi bir karar olduğunu vurgulanıyor ve “Toplumumuzun bir parçası olmak istediğini söyleyen Türkiye’nin kabul edilmesi kararı, doğru yönde verilmiş bir karar. Bu kararı bozacak herşey facia anlamına gelir“ deniyor.