1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

BASIN

17.11.2010 - Alman basınından özetler

AB Maliye Bakanları’nın İrlanda’nın borçlarını ele aldığı toplantı, Alman Hrıstiyan Demokrat Birlik Partisi’nin dün sona eren kongresi ve İngiltere Prensi William’ın nişanlanmasıyla ilgili yorumlar ön planda.

default

AB üyesi, İrlanda’nın borçları şu günlerde Euro ülkelerinin diken üstünde durmasına neden oluyor. Yunanistan’ın ardından İrlanda’nın da Birlik’ten mali yardım isteme ihtimali, Birlik ülkelerini endişelendiriyor. Neue Osnabrücker Zeitung AB içindeki mali krizi ve bütçeyle ilgili tartışmaları ele alıyor:

”Bütçe görüşmeleri İngiltere’nin sayesinde başarısız oldu. Londra, AB Komisyonu ile Avrupa Paramentosu’nun çizgiyi aşan taleplerine vargücüyle karşı koydu. 2011 bütçesinin şimdilik beklemeye alınması, Avrupa için iyi haber. Çünkü ölçüsüzlüğün her türlüsü durdurulmalı.”

Stuttgarter Zeitung ise borç batağındaki İrlanda'nın durumunu analiz ediyor:

“İrlanda’nın acilen soluklanmaya ihtiyacı var. Çünkü her şeye rağmen ülkede umut veren noktalar var. Bütün ekonomik veriler düşüşte değil. Radikal değişikliklerin olması bekleniyor. Yenilenmenin, seçkinlerin evcilleştirilmesi, bu düşünceye adapte olunması kısmını, bu küçük Cumhuriyet kendisi başarmak zorunda.”

Münih’te yayımlanan Süddeutsche Zeitung’da ise şu satırları okuyoruz:

“Euro ülkeleri bir kez daha dehşet tablosu sunuyor. Yatırımcı kredi masraflarını katlayarak, aşırı borçlanan İrlanda’ya yüklüyor. Peki ya politikacılar ne yapıyor? Piyasalara karşı durmak yerine, tıpkı horoz kavgasında olduğu gibi birbirlerinin üzerine gidiyorlar.”

Bugünkü gazetelerin yer verdiği bir başka önemli konu ise Almanya’da koalisyonun büyük ortağı Hrıstiyan Demokrat Birlik Partisi’nin dün sona eren kongresi. Kongrede, embriyolardaki gen testlerini yasaklatma önerisi hararetli tartışmaların ardından az bir farkla kabul edildi. Berliner Zeitung’un yorumu şöyle:

“Hrıstiyan Demokrat Birlik Partili politikacılar, bu önemli ahlaki mesele konusundaki tezlerini, mümkün olduğunca seviyeli biçimde yapılan tartışmalarla dile getirdiler, görüş alışverişinde bulundular. Partiler polemiğe girmek yerine tezlerinin güçlü biçimde etkili olmasını öngören bu tür tartışmaları daha fazla hayata geçirirlerse, işte o zaman rengi solan parlamenter demokrasi de parlaklığını yeniden kazanabilir.”

Rhein-Zeitung’un yorumunda ise şu satırları okuyoruz:

“Hrıstiyan Demokrat Birlik Partili politikacıların, parti kongresinde alınan, embriyolar üzerinde sadece sınırlı olarak gen testi yapılmasını öngören kararın aksi yönünde oy kullanmaları için, daha fazla özgüvene ihtiyaçları var. Kongredeki oylama muhtemelen bu yüzden, embriyolar üzerinde gen testi yapılmasını yasaklayan karar lehine sonuçlandı."

Bugünkü Alman gazeteleri İngiltere Prensi William'ın uzun süredir birlikte olduğu kız arkadaşı ile nişanlanmasına da geniş yer ayırıyor. Emder Zeitung'un yorumu şöyle:

“William babasının yapmak isteyip de yapamadığını yapıyor: Gerçekten sevdiği bir kadınla evleniyor. William genç ve modern, zamana uygun yaşıyor. Babası Charles 30 yaşındayken bile büyükannesinin çağından kalma, yaşlı bir adam gibiydi. Charles'ın tahta çıkması, demodeliğin sürdürülmesi olurdu. Britanya kraliyeti William salesinde zamana ayak uydurmayı başarabilir. Charles işe yaramak istiyorsa, peri masallarını andıracak düğünün masraflarını üstlenebilir.”


© Deutsche Welle Türkçe

Derleyen: Hülya Topcu

Editör: Ahmet Günaltay