1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

BASIN

17.11.2009 - Avrupa basınından özetler

ABD Başkanı Barack Obama’nın Çin ziyareti ve dünyada açlık sorunuyla mücadele, bugünün Avrupa basınındaki yorum köşelerinin öne çıkan konuları…

default

Avusturya'dan Der Standard gazetesi Amerikan-Çin ilişkilerini irdeliyor yorumunda:

“Çin, ABD’nin mali politikalarını eleştirebilecek ve sözü de dinlenecek kadar güçlendi. Yirmi yıldan kısa bir süre içinde dünyanın en büyük ekonomik gücü konumunu ABD’den devralmış olacak. Silahlanma harcamaları şimdiden iki haneli oranlara yükselmiş durumda. Çin tehdidini katlanılabilecek bir ortaklığa dönüştürmek, ABD’nin önündeki en zorlu iş. Obama’ya sonunda, Çinliler'e demokrasinin sadece rekabette bir avantaj olduğunu söylemekten başka bir şey kalmayacak.”

Fransız Le Telegramme gazetesinin yorumunda ise Washington'ın Asya-Pasifik bölgesine yönelişinin nedenleri ele alınıyor:

“Obama’nın dünyanın bu bölgesine ilgi duyması şaşırtmamalı. Çünkü dürüst olmak gerekirse Avrupa şu an Obama’yı en az endişelendiren bölge. Avrupa ortak para birimi euronun rekor değer kazanması onun işine geliyor. Yaşlı kıta istikrarlı ve barış içinde. Amerika’nın Avrupalı müttefikleri sadakatini koruyor, Afganistan'da Amerika'nın yanında yer alıyor. Obama şu an herşeyden önce, Çin’deki komünistleri İnternet’i açmaya, insan hakları ve din özgürlüğüne saygılı olmaya ve özellikle de 1 milyar 300 milyon Çin vatandaşının yaşam seviyesini iyileştirmeye ikna etmeye çalışıyor.”

Polonya'dan Dziennik Gazeta Prawna, ise ABD Başkanı’nın uluslararası sorunları Çin ile müzakere etmeden çözemeyeceğini anladığını belirtiyor ve “Obama’nın Asya ziyareti, Amerikan Başkanı’nın, barış ve uyum hayalleri kuran siyasi idealistlikten, ayakları yere basan real politika öğrenciliğine geçişinin son kanıtıdır” diyor.

İspanyol El Pais gazetesi ise ABD ve Çin’in iklim değişikliğiyle mücadeledeki tutumunu ele alıyor:

“ABD ve Çin, iklim değişikliğiyle mücadelede erkenden pes etti. İki ülke de istenilen hedeflere ulaşılmasını erteleme konusunda hemfikir. Kopenhag’daki iklim zirvesinde hukuki bağlayıcılığı olan bir anlaşmaya imza atmayacaklarını önceden belli etmiş oldular. Bu kötü bir haber. Çünkü iklim değişikliği önümüzdeki yıllarda dünyanın çeşitli bölgelerinde açlık sıkıntısına yol açacak. ABD ve Çin gezegenimizi en çok kirleten ülkeler. Şimdi ise müzakerelerin uzun vadede çıkmaza girmesi tehlikesi artıyor.”

Fransız La Republique des Pyrenees gazetesi, dün Roma’da başlayan BM Dünya Gıda Güvenliği Zirvesi çerçevesinde dünyadaki açlık sorununu ele alıyor:

“Avrupalı bir ineğin Afrikalı bir çiftçiden daha fazla devlet teşviği aldığını biliyor muydunuz? Peki Afrika'nın rekabette Avrupa ve Amerikan ihracat sübvansiyonlarından kaynaklanan çarpıklıklar nedeniyle tarım ürünleri ithal etmek zorunda kaldığını? Afrika kıtasının tarımda ithal ettiğinden fazlasını ihraç edebilmesi, ancak bu sübvansiyonların kaldırılmasıyla mümkün olur. Ancak milli bencillikler nedeniyle bu noktanın çok uzağındayız.”

İsviçre'den Neue Zürcher Zeitung'un aynı konudaki yorumu ise şöyle:

“Sivil toplum örgütleri Roma'daki son zirvede zengin ülkeleri, küçük çiftçilerin teşviki konusunda boş vaatlerde bulunmakla eleştirdi. Tarım sektörüne yapılan yıllık kalkınma yardımlarının 44 milyar dolar artırılmasını talep eden BM Gıda ve Tarım Örgütü yetkilileri de durumdan hoşnut değil. Açlık sorununun temelinde ekonomik geri kalmışlık ve bununla bağlantılı yoksulluk yatıyor. Tarımda korumacılık bu nedenle sadece sanayi ülkeleri değil, kalkınmakta olan ülkeler için de sorunları beraberinde getiriyor. Dünya Bankası tahminlerine göre tarım ürünleri ticaretinin liberalleştirilmesi bile tek başına üçüncü dünya ülkelerinde kazancın onbinlerce milyar dolar artmasına yol açabilecek.”

© Deutsche Welle Türkçe


Derleyen: Beklan Kulaksızoğlu

Editör: Meltem Karagöz