1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

BASIN

17.11.2003 - Alman basınından özetler

Almanya'da dün Pazar olması dolayısıyla birçok gazete çıkmazken, İstanbul'da meydana gelen saldırılar konusunda haber ve yorumlara bugünkü yayınlanan gazetelerde geniş yer verildi Alman basınında İstanbul'da Neve Şalom ve Beth İsrael sinagogları önünde patlayan bombalar bugün manşetten veriliyor.

Berlin'de yayınlanan Die Tageszeitung gazetesi, "Saldırılar Türkiye'yi şoka soktu" başlığıyla verirken, böyle bir saldırıyı kimsenin beklemediğini öne sürüyor. Yazıda, Hahambaşı İzak Haleva'nın sürekli tehditler bulunduğu sözlerine yer verilirken, ancak kimsenin bu çapta bir saldırıyı hesaba katmadığına yer veriliyor. Die Tageszeitung gazetesinde değinilen ilginç bir detaysa, saldırganların İstanbul'u ve İstanbul Musevi Cemaati'ni iyi tanıdıkları yönünde. Gazetede, saldırganların geçen Cumartesi merkez ayinin Beth İsrael Sinagogu'nda olduğunu bildikleri öne sürülüyor.

Yine Berlin'de yayınlanan Der Tagesspiegel gazetesi de Ankara'nın terör tehditlerini uzun süre ciddiye almadığını belirterek, El Kaide saflarında Türkler'in de yer aldığına dikkat çekiyor. Thomas Seibert imzasıyla yayınlanan yazıda, saldırıda Türk güvenlik güçlerinin ihmalkarlığının da rol oynadığına değinilerek, aşırı dinci kesimlerin Türkiye'de tahminlerden fazla destek gördüğü görüşüne yer veriliyor.

Münih'te yayınlanan Süddeutsche Zeitung ise, saldırılar ve yankılarına geniş yer ayırırken, sayfalarında birçok yorumcu görüşe de yer vermiş. "Deprem gibi saldırı" başlığıyla kaleme alınan yazıda, İstanbullular'ın deprem gibi doğal afetlere hazır oldukları belirtilirken, ancak böyle bir saldırıyı hiçkimsenin beklemediği vurgulanıyor. Christiane Schlötzer imzasıyla yayınlanan yorumdaysa şu satırlar yer alıyor:

"Türkiye teröre alışkındı. Kürt gerillayla uzun süre savaş sürdüren Türkiye, değişik cephelerden aşırı güçlerin saldırılarına da alışmıştı. Son yıllarda artık büyük çaplı terörü atlattığına inanan Türkiye, Irak'a asker göndermemekle de islami teröre de hedef olmayacağını düşünüyordu. Ülkenin kalbinde, İstanbul'da girişilen saldırılar, Türkiye'nin aşırı islamcıların düşmanı ve kolay bir hedef olduğunu belirledi. Ayrıca Ankara İsrail'le uzun yıllardır tek müslüman ülke olarak yakın ilişkilerde bulunuyor."

Aynı gazetede, Türkiye'nin hiçbir zaman Yahudi karşıtı bir ülke olmadığına değiniliyor. Yahudiler'le Türkler'i uzun bir ortak tarihin birleştirdiği vurgulanan yazıda, İstanbul'da yayınlanan "Schalom" gazetesinin yazı işleri müdürü Robert Schild'in sözlerine yer veriliyor. Ayrıca Türkiye'nin birçok İsralli için bir tatil ülkesi olduğu görüşü ifade edilen haberde, bu seçimin Türkiye'nin İsrailliler için güvenlikli olduğundan kaynaklandığına dikkat çekiliyor.

Süddeutsche Zeitung gazetesinin kültür bölümündeyse bir makale dikkat çekiyor. Ünlü sosyolog Ulrich Beck Avrupa'da yeniden canlanan Yahudi karşıtı hareketlere dikkat çekiyor makalesinde. Yahudi karşıtlığının tarihsel – ulusal bağlantısının her ülkede değişik olduğunu belirten Beck, ancak verilmek istenen mesajın aynı olduğu görüşünde: İsrail ordusunun Filistin topraklarında giriştiği saldırılar, tüm dünyadaki musevilere mal ediliyor. İstanbul'daki saldırıların birçok hedefi olduğunu öne süren Ulrich Beck, hedefin Türk Musevileri, batılılaşan İslam ve Türkiye – İsrail ilişkileri olduğunu belirtiyor. Dünyadaki Yahudilerin İsrail'le eşit tutulmaması gerektiğini yazan Beck, İsrail'e karşı eleştirilerin aynı zamanda örneğin Almanya'da yaşayan Yahudiler'i de hedef aldığını gösteriyor. İsrail'e karşı eleştirilere bir anlam yüklemeye çalışılan makalede, "Eleştirilerle İsrail'in varlık hakkı mı yoksa İsrail Başbakanı Şaron'un politikası mı eleştiriliyor" diye soruluyor.

Frankfurter Rundschau gazetesinde, Gerd Höhler, İstanbul'daki saldırılar bağlamında Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın bir portresini çiziyor. Erdoğan'ın hemen "Bu saldırılar, Türk terör örgütlerinin saldırısı olamaz" şeklindeki sözlerinin altının çizildiği yazıda, bunun Erdoğan'ın da işine yaramayacağı belirtiliyor. Yorum şöyle sürüyor:

"Bu saldırının Türk terörist gruplar tarafından yapılmış olması olasılığı, siyasal islam hakkında tartışmaların yeniden büyümesine neden olabilir. Bu ise Erdoğan'a zaten kuşkuyla yaklaşan ordunun işine gelir. Bu nedenle, Erdoğan saldırıların suçlusunu yurtdışında aramayı yeğliyor."

Aynı gazetede yayınlanan bir başka yorumdaysa şu görüşlere yer veriliyor: "Saldırılarda El Kaide şüphesi yoğunlaşıyor. Herşey teröristlerin Allah adına ve Usame bin Ladin'in emriyle Batı'ya doğru ilerlediklerine işaret ediyor. Mesajları ise şu: Kutsal gördükleri savaşın artık Batı'nın kendisinden çok uzaklarda gördüğü dünyanın ıssız köşeleriyle sınırlı kalmayacağı.''

Westfaelischer Anzeiger gazetesi ise ''Dün Cerba, Mombasa, Casablanca, bugün İstanbul. Peki yarın? sorusuyla başladığı yorumunda, 11 Eylül 2001'den bu yana alınan hiçbir önlemin ölümcül tehlikeye karşı iyi bir sonuç getirmediği belirtiliyor ve ''Şu ana dek gelinen nokta, ABD'ye, İsrail'e ve müttefiklerine yönelik nefretin daha güçlü ve kanlı hale gelmiş olmasıdır'' ifadesine yer veriliyor.