1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

BASIN

17.10.2012 - Alman basınından özetler

Bugün Alman basınında Radovan Karaciç'in yargılanması, Avrupa'da borç krizi ve Küba’da kaldırılacağı açıklanan yurtdışına "çıkış vizesi" öne çıkan yorum konularını oluşturuyor.

Ein Käufer entnimmt einem Zeitungsständer mit den Tageszeitungen Die Welt und Frankfurter Allgemeine Zeitung am Freitag (06.08.2004) das Nachrichtenmagazin Der Spiegel. Wie schon die FAZ, kehren nun auch die Axel Springer AG und der Spiegel-Verlag in ihren Print- und Online-Publikationen zur alten Rechtschreibung zurück. Auch der S¸ddeutsche Verlag will sich anschlieflen. Die Deutsche Presse-Agentur dpa will ein Meinungsbild bei den Kunden einholen, auf dessen Grundlage eine Entscheidung in Zusammenarbeit mit den anderen deutsch-sprachigen Nachrichtenagenturen gefällt werden soll. Foto: Ulrich Perrey dpa/lno

Symbolbild deutsche Presseschau Presse

Berliner Zeitung dün Eski Bosnalı Sırp lider Radovan Karaciç'in yargılanmaya başladığı davayı yorum sütunlarına taşıyor:

“Lahey'deki mahkemenin kat ettiği mesafe ne kadar övgüye layık olsa da bu dava Balkan ülkelerine hak etmedikleri bir rahatlamanın kapılarını açıyor. En kötü figürleri uzaklardaki bir mahkemeye iteleyip, kendilerini yüklerinden kurtulmuş ve aklanmış hissediyorlar. Yugoslavya'dan geriye kalan tüm ülkelerde bu dönemin derinlemesine ve dürüstçe irdelenmesi, tartışılması bir istisna olmaya devam ediyor. Her tarafta kimsenin dokunmak istemediği tarih enkazları duruyor. Bunun yerine yarım yamalak nostaljik bir bilgilendirme ve yeni mitlerin oluşturulması söz konusu. Elbette Lahey'deki mahkeme bunlardan sorumlu tutulamaz. Üstlendiği görevi yerine getirecektir.”

Frankfurter Allgemeine Zeitung ise Avrupa'da borç krizini ve zor durumdaki ülkelerde yaşanan hayal kırıklığını değerlendiriyor:

"Güney ve kuzey arasındaki uçurumu aşmak Avrupa siyasetinin temel ödevi. Tasarrufun ekonomilerini bir anlamda boğduğunu ve ülkelerini krizin daha da içine çektiğini gören Yunan, Portekiz ve İspanyol vatandaşlarının yaşadığı ümitsizlik aslında anlaşılır. Yine de Almanya Maliye Bakanı Wolfgang Schaeuble Singapur'da Yunan devletinin iflas edeceğine ve ülkenin Euro Bölgesi'nden çıkacağına inanmadığını söyleyerek Almanya'nın sahip olduğu pozisyonu zayıflatmış bulunuyor. Aslında temel hedef tasarruf değil. Asıl konu büyümeyi yeniden sağlayacak yapısal reformları ciddi bir şekilde hayata geçirmek. Ancak gerekli baskı unsuru baştan elden kaçırılırsa bu talep nasıl gerçekleştirilebilir? Gelecek Avrupa Birliği zirvesiyle ilgili göstergeler hiç de olumlu değil."

Financial Times Deutschland Avrupa otomobil pazarında talebin dolayısıyla satışların düşmesinden Alman otomotiv sektörünün de etkilenmesini masaya yatırıyor:

"Yıldırım giderek daha yakınımıza düşüyor. Her kim şimdiye kadar Euro krizinin Almanya'da sadece siyasi açıdan rahatsızlık yaratacağı ancak Alman ekonomisi için temelde önemsiz etkileri olacağını savunuyorduysa artık durup bir kez daha düşünmeli. Çünkü Almanya'nın başarıya alışık otomobil üreticileri ve tedarik branşı da son dönemde krizin Avrupa piyasalarındaki satışlarını nasıl düşürdüğünü hissetmeye başladı. Elbette otomobil endüstrisinde eritilmesi gereken kapasite fazlası hep vardı ve hâlâ da var. Buna rağmen Avrupa borç krizinin ve tasarruf programının talebin düşmesinde ne kadar önemli bir rol oynadığı görülüyor."

Kölner Stadt Anzeiger Küba'da yurtdışına seyahat edebilmek için alınan "çıkış vizesinin" kaldırılacağının açıklanmasını yorumluyor:

"Hatıralardaki Alman Demokratik Cumhuriyeti modeli Kübalıların kaçış şansını kullanıp kullanmayacağı sorusunu gündeme getiriyor. Evet mi, yoksa hayır mı? Evet, çünkü kitlesel bir kaçış için işsizlik ve perspektif eksikliği, az para, özgürlüklere getirilmiş kısıtlamalar ve deniz aşırı ülkelerdeki akrabalar gibi birçok neden var. Öte yandan birçok Kübalının bu soruya yanıtı hayır. Çünkü ABD ve Batı'nın kendileri için uzun vadede bir alternatif olmadığının farkındalar. Hayatlarına biraz Miami sahili, internet ve pembe dizi eklensin istiyorlar istemesine ama parasız eğitim ve sağlık hizmetlerinden vazgeçmeden."

© Deutsche Welle Türkçe

Derleyen: Banu Wöltje

Editör: Ercan Coşkun

Konuyla ilgili ses ve video dosyalarımız