1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

BASIN

17.08.2010 - Avrupa basınından özetler

Pakistan’daki sel felaketi, 11 Eylül saldırılarının düzenlendiği bölgeye planlanan cami inşaatı ve dünyanın ikinci büyük ekonomisi haline gelen Çin’in önlenemez yükselişi bugünkü Avrupa basının yorum konularından.

default

Fransız Paris Normandie gazetesi sel felaketinin yaralarının sarılmaya çalışıldığı Pakistan’daki durumu değerlendiriyor:

“Pakistan’da tehlikedeki çocukların sayısı artık milyonlarla ifade edilir oldu. Gün geçtikçe ülkede hüküm süren koşullar daha da kötüleşiyor. Dizanteri, tifo ve kolera afetzedeleri bekleyen tehlikelerden. Yetkililer durumu kontrol altına alamıyor. Felaket bölgesinde en büyük rolü askerler üstleniyor bir de Taliban.”

New York’ta 11 Eylül saldırılarının düzenlendiği İkiz Kulelerin yakınına büyük bir cami ve kültür merkezi inşa edilmesi planlarıyla ilgili tartışmalar sürüyor. Avusturya’da yayımlanan Die Presse gazetesi, cami tartışmasının ABD’ye yakışmadığı görüşünde:

“ABD’de 11 Eylül 2001’de Arap teröristlerce düzenlenen saldırılara hedef olan Dünya Ticaret Merkezi'ne 200 metre uzaklıkta bir camii yapılması planı pek çok açıdan dikkat çekici. Birincisi ABD şimdiye kadar hoşgörü ve açık fikrililiğin merkezi olarak kabul edilirdi. Bunun için bu tartışmalar bu ülkeye yakışmıyor. Diğer taraftan bu durum ABD Başkanı Barack Obama’ya üç ay sonra yapılacak ara seçimlerde yenilgi olarak geri dönebilir. Bunun müsebbibi de inşaatı desteklediği için değil, yeterince desteklemediği için olabilir.”

Hollanda’da yayımlanan Volkskrant gazetesinin “Sıfır Noktası’nda İslam merkezine hayır” başlıklı yorumundaysa şöyle deniyor:

“Proje lideri imam Faysal Abdul Rauf, İkiz Kulelere yönelik saldırıların ardından ve daha sonrasında da, birçoklarını kızdıran, hoş olmayan açıklamalarda bulunmuştu. Bu yüzden kurbanların yakınlarının Abdul Rauf’u –cami ve kültür merkezinin amaç edindiği- dinlerarası diyaloğun temsilcisi olarak görmemesi şaşılacak bir durum değil. Şu aralar diyalogdan ziyade karşılıklı güvensizlik ve kutuplaşma ortamının hüküm sürdüğünü söylemek mümkün. Bu yüzden projenin, sembolik niteliği daha az olan New York’un başka semtlerinde hayata geçirilmesi gerekir. Bazen bir din için mesafeli durmak daha iyi olabilir. Vatikan da zamanında toplama kampının bulunduğu Ausschwitz’e bir manastır inşaa etme planlarıyla benzer bir tecrübe edinmişti.”

İtalyan Corriere della Sera gazetesiyse Japonya’yı geçerek dünyanın ikinci büyük ekonomisi konumuna yerleşen Çin’i mercek altına alıyor:

“Bu sollama ile birlikte bir dönem de kapanmış oluyor. Japonya 1968'de ABD'nin takipçisi olmuştu. Hiroşima ve Nagasaki'nin küllerinden yeniden doğan Zümrüd-ü anka kuşu uçuşa geçmiş ve seksenli yıllara dünya ekonomi yönetiminin Japonyasız düşünülemeyeceği fikrini yerleştirmişti. Ancak şimdi hem coğrafi hem de demografik açıdan kıyaslanamayacak düzeydeki Çin bir fırtına gibi eserek, yüzyıllardır hüküm süren yanlış anlaşılmaların hıncını alıyor.”

© Deutsche Welle Türkçe


Derleyen: Meltem Karagöz

Editör: Beklan Kulaksızoğl u