1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

BASIN

17.08.2009 - Alman basınından özetler

Bugünkü basın özetlerimizde Afganistan’da perşembe günü yapılacak devlet başkanlığı seçimi bağlamındaki değerlendirmeler ve Alman eğitim sistemiyle ilgili yorumlar ağırlıkta.

Afganistan'da perşembe günü yapılacak seçimler için propaganda dönemi bugün sona erdi

Afganistan'da perşembe günü yapılacak seçimler için propaganda dönemi bugün sona erdi

Münih’te yayımlanan Tageszeitung gazetesi, Afganistan’daki devlet başkanlığı seçimini ele aldığı yorumunda, Almanya’nın bu ülkede uluslararası barış gücü içinde görev yapan askerlerini geri çekmesine yönelik taleplere de değiniyor. Yorumda özetle şu satırlar göze çarpıyor:

“Afgan halkının gözünde Kâbil’deki hükümet, yolsuzluklara batmış bir yönetim… Ve daha şimdiden seçmen listelerine, oy kullanma hakkı olanlardan onbinlerce daha fazla insanın kaydedilmiş olması bile, perşembe günü yapılacak seçimin göstermelik olabileceği anlamına geliyor. Bu durumda (ülkedeki) tarafsız kalkınma uzmanlarının bile Alman hükümetini (Afganistan’a yardımlar konusunda) eleştirmeleri, açık bir sinyal. Ancak şu durumda Afganstan’dan (barış gücü) askerlerinin tamamen çekilmesini istemek de kolaycı bir anlayış. Afganistan’daki yanlış gelişmelerden sorumlu olanlar, bu sorumluluktan kaçamazlar. Şimdiye kadar uygulanan stratejinin sonuç vermediğini itiraf etmek de bu sorumluluğun bir parçası. Silahlarla mucize, askerî güçle adil toplum yaratmak mümkün olmuyor.”

Bonn’da yayımlanan General-Anzeiger gazetesinin Afganistan seçimi ile ilgili yorumunda, bu ülkede yapılacak devlet başkanlığı seçimi ne kadar göstermelik de olsa, yine de Taliban ile görüşme sürecinde tek seçeneğin şimdiki Devlet Başkanı Hamid Karzai olduğu görüşü savunuluyor:


“Seçim göstermelik bile olsa, Afganistan’ın tek bir şansı bulunuyor. O da, ülkedeki birçok parlak siyasi figür arasından öne çıkan ve seçimi manipüle ettiği de belli olan (şimdiki Devlet Başkanı) Karzai’nin, önümüzdeki yıllarda Taliban yönetimi ile kaçınılmaz olarak diyaloğa girebilecek en yetenekli kişi olduğudur.”

Baden-Württemberg eyaletinde yayımlanan gazetelerden Esslinger Zeitung ise aynı konudaki yorumunda, Afganistan’daki devlet başkanlığı seçimine daha eleştirel bir gözle bakıyor. Yorumda şu satırları okuyoruz:

“Hâlâ afyon ekimine izin verilen, rüşvetin, çok sayıdaki milis şeflerinin gölgesi altında yaşamak zorunda olan, tamamen yolsuzluklara batmış bir toplumda aşırı dinci Taliban milisleri, halk arasında kolayca destek bulabiliyor. Bu milisleriyse ne demokrasi ilgilendiriyor, ne Batı'nın hukuk anlayışı, ne de -onların gözünde- ABD tarafından yönlendirilen Hamid Karzai’nin kukla hükümeti.”

Afganistan’dan Almanya’ya dönerek, bu sabah Alman gazetelerinden seçtiğimiz son yoruma geçiyoruz. Almanya’nın birçok eyaletinde yeni öğretim yıl başladı. Nürnberger Nachrichten gazetesi, yeni öğretim yılının başlaması dolayısıyla göçmenlerin topluma uyumu ve eğitim konusunu ele aldığı yorumunda şu görüşlere yer veriyor:

“(Göçmenlerin) topluma uyumda fazla istekli olmamalarının, eğitim sektöründe sorun yarattığı izlenimi, olsa olsa yanlış bir izlenimdir. Nitekim, 'Sinus' adlı kuruluşun, yılın başında yaptırdığı bir araştırmada, göçmenlerin büyük bir bölümünün uyuma açık ve bunun için daha fazla gayret göstermeye de hazır olduğunu ortaya koydu. Bu, Almanya’da yaşayan tüm göçmen grupları için de geçerli. Ancak aynı araştırmaya göre, bir de yoğun dinî etkileşim altında olan göçmen çevreleri ve köklerinden epeyce uzaklaşmış mülteci dünyaları var ki, bunlar her türlü uyumdan uzak ve paralel toplumları oluşturan çevreler olarak tanınıyor. Ve tam da işte bu çevreler, -Almanya’da özellikle zoraki evlilikler, başörtüsü zorlamaları ve namus cinayetleri gündeme geldiğinde- birçok Almanın zihnindeki göçmen resmini oluşturuyor.”

Derleyen: Çelik Akpınar

Editör: Murat Çelikkafa