1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

BASIN

17.06.2011 - Avrupa basınından özetler

Bugünkü Avrupa gazetelerinden seçtiğimiz yorumlar, El Kaide terör örgütünün liderliğine Eyman El Zevahiri’nin getirilmesi, Fransa’nın Suriye konusundaki tavrı ve Yunanistan’daki mali krizin çözümüne ilişkin öneriler.

default

Muhafazakar İtalyan gazetesi Corriere della Sera, yorumuna girerken, “Bin Ladin karizma sahibiydi, halefi ise bundan yoksun” diyen ABD Başkanı Barack Obama’nın değerlendirmesine atıfta bulunuyor. Yorumun devamı şöyle:

“Doktor titri de bulunan Eymen El Zevahiri’nin gerçekten de örgüt ağı içindeki “küçük Usameleri” bir arada tutabileceğine şüphe ile bakılıyor. Ama onu çok da küçümsememek lazım. El Zevahiri’nin geçmişi, dramatik dönüşümler yapma yeteneği olduğunu gösteriyor. Şimdi ‘El Kaide’nin Emiri’olduğuna göre, sürpriz ötesi bir şekilde otoritesini kanıtlamaya çalışabilir. Çünkü burada sadece kendi imajı değil, terör örgütünün inandırıcılığı da söz konusu.”

Salzburger Nachrichten adlı Avusturya gazetesi aynı konudaki yorumunda, Zevahiri ve adamlarının ‘Arap Baharı’ sürecinde belirleyici bir unsur haline gelme çabalarının, El Kaide’nin şu anda ne kadar önemsizleştiğini gösterdiğini belirtiyor:

“Bugün asıl somut tehlike, terörist eylemlerde daha acemi olan El kaide taklitçilerinden kaynaklanıyor. Elbette ki terörle yaşamak hala riskli bir şey. Ama terör kapsamında birçok yerde kişisel özgürlükleri sınırlandırmak için sarfedilen abartılı çabaların, hele hele sert yasaların hiçbir haklı dayanağı bulunmuyor.”

Sol liberal Fransız gazetesi Liberation, Suriye’de devam eden çalkantılara ilişkin yorumunda, Fransa’nın bir yandan Trablus’u bombalamaya devam edip, diğer yandan Şam’daki kanlı baskılara sessiz kalamayacağına işaret ediyor:

“Fransa sadece Suriye'deki rejimin BM Güvenlik Konseyi'nde kınanmasına çaba göstermekle yetiniyor. Oysa ki Suriye meselesi uluslararası toplumu Libya’da olduğundan daha fazla etkiliyor. Arap dünyası sessizliği ile, kalkınmanın eşiğindeki ülkeler ise vurdum duymaz tavırlarıyla dikkat çekiyor. Çünkü onlar da uluslararası topluluğun eleştirilerine maruz kalmadan kendi ülkelerinde rahatça baskı uygulayabiliyorlar. Brezilya ve Güney Afrika gibi ülkeler ise Batılıların olası müdahalelerine her zaman ilkesel olarak karşı çıkıyorlar.”

Fransız ekonomi gazetesi Les Echos, Yunanistan’ın içine düştüğü mali batağa ilişkin olarak kale aldığı yorumunda özetle şu görüşleri savunuyor:

“Yunanistan trajedisinde artık gerçeklere bakmanın ve ülkenin Avrupa için ne anlama geldiğini açıkça söylemenin zamanı geldi. Bir yanda öğretmen kadrolarını silip diğer yanda onlarca milyar euroyu tehlikeye atıp, 'bir şekilde bu da gelir geçer' miş gibi yapamazsınız. Bu mantık Almanya’da tutmadı, şimdi başka yerlerde de artık tutmadığı görülüyor.”

Polonya’nın ekonomi gazetesi Dziennik Gazeta Prawna, Yunanistan’ın borçlarının ertelenmesi konusundaki tartışmaya şu eleştirel görüşleriyle dahil oluyor:

“Kurtarma Paketi'ne tüm AB ülkelerinin katılması düşüncesinin sahibi olan Angela Merkel, şimdilerde dayanışma, sorumluluk ve Birlik üyesi ülkeler arasındaki uyumun kurtarılmasından sözediyor. Yunanistan, Alman ve Fransız bankalarına yoğun olarak borçlandığı dönemlerde bu sözler edilmiyordu. Tüketim vardı, Alman mallarına talep yüksekti. Berlin şimdi faturayı tüm ülkelere kesmek istiyor, ama diğer Avrupa bankalarının Yunanistan’da o dönemdeki konjonktürden aynı derecede kâr sağlamadığını göz ardı ediyor. Ne yazıktır ki Berlin sadece para ve fikirden yoksun kalınca dayanışmaya gerek duyuyor. Ve ne yazık ki kurtarma planının ana fikrini dipsiz bir kuyuya milyarları akıtmak oluşturuyor. Bu, sadece zamana oynamaktır.”

© Deutsche Welle Türkçe

Derleyen: Çelik Akpınar

Editör: Beklan Kulaksızoğlu