1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

BASIN

17.06.2009 - Avrupa basınından özetler

Hafta sonundan bu yana gazetelerin manşetinden inmeyen İran'daki gelişmeler, gündemdeki yerini koruyor. Gazeteler, Tahran’daki protesto gösterilerini İran’daki olası bir değişimin habercisi olarak değerlendiriyor.

default

Almanya'da yaşayan İranlılar da düzenledikleri gösterilerle reformculara destek veriyor

Basın özetlerimize Fransız basına ile başlıyoruz. Fransa'nın muhafazakâr Le Figaro gazetesi, Batılı ülkeleri pasif davranmakla suçluyor:


“İran'daki sistemin temellerinden sarsıldığı şu günlerde, demokratik ülkeleri pasif tutumları nedeniyle suçlayabilir ve azimkâr davranmadıkları gerekçesiyle de eleştirebiliriz. Batılı demokrasilerin inandırıcı bir seçenek ortaya koyabilmeleri gerektirdi. Ancak daha sert tonda çıkacak bir sesin, Molla rejimindeki muhafazakâr unsurların işine yaramamasına da dikkat edilmeli. İran toplumunda yaşanan bölünme, ister istemez elit kesime de sıçrayacaktır… Beyaz Saray'a hâkim olan suskunluk ise İran'ı daha fazla desteklemek isteyen Demokratlar cephesindeki huzursuzluğun habercisi. Ancak şu unutulmamalı: İran'ın geleceğiyle ilgili karar ne Paris'te ne de Washington'da verilecektir, bu kararın yeri Tahran'dır.”

İspanya'nın sol-liberal eğilimli gazetesi El Pais de basına ve iletişim araçlarına uygulanan yasaklara dikkat çekiyor:

“İranlı yetkililer, seçim sonuçlarını protesto etmek amacıyla başlayan kitlesel gösterileri engellemek için rejimin baskı araçlarını kullanmaya başladı. Gazetecilere uygulanan sansür, elektronik iletişim araçları ve cep telefonlarına getirilen yasaklar, yedi kişinin ölümüne mâlolan şiddet olaylarına provokatörler neden olmuş gibi yapılan televizyon haberleri bunlar arasında sayılabilir. Aşırı muhafazakâr Ahmedinejad'ın Mir Hüseyin Musevi'ye karşı elde ettiği zafer, İran'da 1979'dan bu yana yaşanan en derin kırılmaya sebep oldu. Bu aynı zamanda Humeyni devriminin elitleri arasındaki bölünmenin de katalizörü olacaktır.”

İran Alman basınında da geniş yer tutuyor. Stuttgarter Zeitung'da ise internetin İran'daki etkilerine işaret ediyor. İnternet ve diğer teknolojik iletim araşlarını getirilen yasakları eleştiren gazetede şu analiz yer alıyor:

“Dijital akım, reform yanlılarında istenmeyen bir dinamik ortaya çıkardı ve sert çizgilerinden ödün vermeyen radikaller, öne sürdükleri kimi gerekçelerle teknolojik iletişim araçlarına karşı önlemler aldı. Zira onların gözünde söz konusu olan İran İslam devriminin babası Ayetullah Humeyni'nin mirası. Oysa internet şebekelerinden esen değişim rüzgarı ile İran'daki güç merkezi yerinden oynatılabilirdi. Rüzgar esmeye devam ediyor, ancak 1979'da Şah'ın devrilmesinde olduğu gibi ordunun, istihbarat kurumlarının, polisin ya da diğer küçük grupların göstericilerle birlikte hareket etmesi gerekiyor. Aksi halde yalnız kalan reform hareketleri başarısızlığa mahkumdur.”

Nürnberger Nachrichten gazetesinde de İran'daki protesto gösterileri Ortadoğu'nun geleceği açısından ele alınıyor:

“Dünya eli kolu bağlı bir şekilde Tahran'ı izliyor. Yahudi soykırımını reddeden Ahmedinejad ve muhalefet lideri Mir Hüseyin Musevi arasındaki iktidar savaşından çıkan sonuç, Körfez bölgesinin geleceğini de etkileyecek. İran'daki tepkili kesimin kendini göstermesi, olası bir silahlanma yarışına da işaret ediyor. Mısır ve Suudi Arabistan ise İslam Cumhuriyeti'nin Ortadoğu'nun egemen gücü haline gelişini eli kolu bağlı izlemeyecektir. Ayrıca İran'ın nükleer silah sahibi olması ihtimali de gelişmeleri kaygı ile izleyen İsrail tarafından ölümcül bir tehdit olarak görülüyor.”


Derleyen: Hülya Köylü

Editör: Murat Çelikkafa