1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

BASIN

17.06.2009 - Alman basınından özetler

Ağırlıklı olarak Tahran’daki protesto göstelerinin olası sonuçlarını değerlendiren bugünkü Alman gazetelerinde ayrıca 9 turistin kaçırıldığı Yemen’deki El Kaide tehdidi ele alınıyor.

default

Basın turumuza İran konusundaki yorumlarla başlıyoruz. Berlin merkezli Tageszeitung, İran toplumunda yaşanan bölünmeye dikkat çekiyor:

“İran'da bugün, şehirli orta sınıfın internet kullanan, dış dünyayla iletişim kuran ve özgürlük isteyen genç kuşağı protesto gösterilerine katılıyor. Bu kuşak, sekiz yıl sürdükten sonra 1988'de sona eren İran-Irak savaşı sırasında henüz çocuktu. Tahminlere göre bir milyon kişinin öldüğü bu savaş, özellikle Cumhurbaşkanı Ahmedinejad'ın kuşağında ise büyük izler bıraktı. “Garnizon hükümeti” olarak da adlandırılan Ahmedinejad'ın asker ağırlıklı kabinesinin, tıpkı rakibi Musevi gibi pek din merkezli olduğu söylenemez. Şu anda sokaklara dökülen Ahmedinejad ve Musevi'nin seçmenleri ise devrim sonrası büyük iki farklı kuşağı temsil ediyor. Bu iki kesim arasındaki uçurum her geçen gün daha da derinleşmekte.”

Stuttgarter Zeitung'da ise internetin İran'daki etkilerine işaret ediyor. İnternet ve diğer teknolojik iletim araşlarını getirilen yasakları eleştiren gazetede şu analiz yer alıyor:

“Dijital akım, reform yanlılarında istenmeyen bir dinamik ortaya çıkardı ve sert çizgilerinden ödün vermeyen radikaller, öne sürdükleri kimi gerekçelerle teknolojik iletişim araçlarına karşı önlemler aldı. Zira onların gözünde söz konusu olan İran İslam devriminin babası Ayetullah Humeyni'nin mirası. Oysa internet şebekelerinden esen değişim rüzgarı ile İran'daki güç merkezi yerinden oynatılabilirdi. Rüzgar esmeye devam ediyor, ancak 1979'da Şah'ın devrilmesinde olduğu gibi ordunun, istihbarat kurumlarının, polisin ya da diğer küçük grupların göstericilerle birlikte hareket etmesi gerekiyor. Aksi halde yalnız kalan reform hareketleri başarısızlığa mahkumdur.”

Nürnberger Nachrichten gazetesinde de İran'daki protesto gösterileri Ortadoğu'nun geleceği açısından ele alınıyor:

“Dünya eli kolu bağlı bir şekilde Tahran'ı izliyor. Yahudi soykırımını reddeden Ahmedinejad ve muhalefet lideri Mir Hüseyin Musevi arasındaki iktidar savaşından çıkan sonuç, Körfez bölgesinin geleceğini de etkileyecek. İran'daki tepkili kesimin kendini göstermesi, olası bir silahlanma yarışına da işaret ediyor. Mısır ve Suudi Arabistan ise İslam Cumhuriyeti'nin Ortadoğu'nun egemen gücü haline gelişini eli kolu bağlı izlemeyecektir. Ayrıca İran'ın nükleer silah sahibi olması ihtimali de gelişmeleri kaygı ile izleyen İsrail tarafından ölümcül bir tehdit olarak görülüyor.”

Yemen'daki kanlı kaçırma olayı da Alman gazetelerinde geniş yer bulmaya devam ediyor. Dresdener Neueste Nachrichten gazetesi, olaya daha geniş bir açıdan yaklaşıyor:

“Kaçırılan rehinelerin vahşice öldürülmesi, teröristlerin Arap Yarımadası'nın güneyine de yayılmaya başladığı kuşkusunu güçlendiriyor. Yemen, şiddet yanlısı gruplar için her açıdan ideal koşullar sunuyor: Sefalete varan bir yoksulluk, zayıf devlet yapısı, yolsuzluk, aktif bir cihad hareketinin varlığı ve uluslararası toplumun ilgisizliği… Gerçi Afganistan ve Irak'a düzenlenen operasyonlar, herhangi bir çözüm getirmedi, aksine terörü daha da körükledi. ABD birliklerinin Afganistan-Pakistan sınırında ulaştığı sanılan başarı, göstermelik bir Pirus Zaferi'nden başka bir şey değildir. Zira, o bölgeden sürülen El Kaide savaşçıları, Yemen ve Somali'de yeni sığınaklar buluyor.”


Derleyen: Hülya Köylü

Editör: Murat Çelikkafa